Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısı sonrası açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada ABD ve İran arasında varılan anlaşmayı değerlendirirken muhalefetin dış politika konusundaki tutumunu da eleştirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları şöyle oldu:
BU YOLDA DİNLENMEDEN YÜRÜYORUZ
Dünyamız ve bölgemiz tarihi bir dönemden geçerken bizim ufkumuzda sadece büyük Türkiye var. Bizim idealimizde Türk milletini hayalleriyle buluşturmak var. Hedefimizde bu çağa milletimizin mührünü vurmak var. Menzilinde güçlü müreffeh, muteber, muzaffer Türkiye'nin olduğu bu yolda dinlenmeden yürüyoruz. Elbette zaman zaman sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bu yolculuklar da tabii ki engellerle, zorluklarla muhatap oluyoruz.
DEVLETİMİZİN KURUMLARI UYUM VE KOORDİNASYON İÇİNDE ÇALIŞIYOR
Kimi zaman içeriden kimi zaman dışarıdan önümüzü kesmeye, hızımızı yav aşlatmaya yönelik operasyonlara maruz kalıyoruz. Bunlara aldırmadan ülkemize ve milletimize azimle hizmet mücadelemizi sürdürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi hem bu yolculukta hem de içinden geçtiğimiz sancılı dönemde Türkiye'nin en büyük avantajına dönüşmüştür. Ülkemizin yumuşak k arnı olan yönetimde istikrar sorununu çözen sistem sayesinde devletimizin kurumları uyum ve koordinasyon içinde çalışıyor.
PROVOKASYONA GELMEDİK, HAKKANİYETİ ELDEN BIRAKMADIK
İşte en son İran'ı ve körfez bölgesini etkileyen çatışmalarda olduğu gibi Türkiye en zor krizleri bile son derece başarılı bir şekilde yönetiyor. İsrail'in tahrikleriyle başlayan savaşta dün gece çok önemli adım atıldı. Amerika ve İran arasındaki çatışmaları sonlandırmaya dönük mutabakata varıldığı açklandı. Türkiye olarak İran'a saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı ve diplomasiyi önceleyen tutum içinde olduk. Provokasyonlara gelmedik. Hakkaniyeti elden bırakmadık.
SAVAŞA BENZİN DÖKENLERDEN OLMADIK
Savaşa benzin dökenlerden değil; barışın sesini yükseltenlerden olduk. Kardeş ülkemiz Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen çabalara Katar ve Suudi Arabistan'la birlikte güçlü destek verdik. Bölgemizi daha fazla bölmeyi amaçlayan sinsi oyunlara bigane kalmadık. Gün oldu Yunus'un gün oldu Yavuz'un diliyle konuştuk. Her defasında Türkiye'nin hak ve hukukunu kararlı şekilde savunduk. Tüm dünyayı uçurumun eşiğine getiren bu krizde Allah'a hamdolsun tek vatandaşımızın burnu kanamadı.
FİTNE ATEŞLERİ YAKMA GİRİŞİMLERİ BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANDI
Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı. Bölgemizde yaşanan korkunç yıkımı, okul sıralarında katledilen masum yavruları hiçbir zaman unutmayacağız. Ama aralarında masum yavruların olduğu binlerce sivilin hayatına malolan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz. Bizim de katkılarımızla varılan mutabakattan bölgemiz ve tüm insanlık adına büyük memnuniyet duyuyoruz. Aylar sonra bölgemize, tüm dünyaya rahat nefes aldıran bu önemli mutabakata ulaşılmasında emeği geçen başta Amerikan ve İran liderliği olmak üzere herkese gönülden tebrik ediyorum. Arabuluculuk görevini layıkıyla yerine getiren Pakistanlı kardeşlerimiz, Katarlı ve Suudi kardeşlerimize tebriklerimi iletiyorum.
BU SÜRECE ÇOMAK SOKMAK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ YAPACAKLARDIR
Zarar gören füzelerin ve dronelerin hedefi olan kardeş ülkelerimize geçmiş olsun diyorum. 28 Şubat'tan beri kimin barış istediği kimin de savaşın devamından yana olduğu çok net görülmüştür. Umutlarını bölgemizde silah seslerinin susmamasına bağlayanlar barış ikliminden rahatsız olacaktır. Bu sürece de çomak sokmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Ellerinde Filistinli ve Lübnanlı masumların kanı olan katliam şebekesinin dün ve bugün yaptığı açıklamaları bunun işaretleri olarak görüyoruz.
BİZ SİZDEN İHSAN İSTEMİYORUZ, GÖLGE ETMEYİN YETER DİYORUZ
İmzaların atılacağı güne kadar süreçte gerilimi tırmandıracak her türlü eylem ve söylemden uzak durulması gerekmektedir. Türkiye bu süreçte de üzerine düşeni yapılacaktır. Mutabakatın hayırlı olmasını diliyorum. İran krizinin ilk gününden itibaren hükümetimizin politikalarına destek vermek yerine köstek olmaya çalışanları ise bugün bir kez daha Allah'a ve aziz milletimizin tertemiz vicdanına havale ediyorum. Şahsi ikballeri dışında hiçbir şey görmeyen bilsinler ki, biz sizin Türkiye'ye faydası olmayan polemik siyasetinden yüz çevirdik. Siz dış politika gibi tecrübe, bilgi, omurga, yerli ve milli duruş gerektiren alanlarda ahkâm kesmekten vazgeçin. Bunun yerine gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, en iyi bildiğiniz iş olan birbirinizin kuyusunu kazın. Biz sizden ihsan istemiyoruz, gölge etmeyin yeter diyoruz.
NATO'NUN İKİNCİ BÜYÜK KARA ORDUSUNU SEVK VE İDARE EDİYORUZ
2026 yılında Türkiye olarak birbirinden önemli uluslararası zirvelere ev sahipliği yapmaya hazırlanıyoruz. 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da NATO Liderler Toplantısı olacak. Türkiye 1952 yılında DP iktidarında katıldığı NATO ittifakının en önemli aktörlerinden biridir. Bazı görüş ayrılıkları yaşansa da on yıllardır NATO'nun güneydoğu kanadının güvenliği ülkemize emanet edildi. Biz de bu uğurda gerektiğinde elini taşın altına koyan müttefik olduk. Halihazırda NATO'nun 2. büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz.
DETAYLAR BİRAZDAN...