Ana içeriğe geç

Türkiye'nin kamu-özel sektör işbirliğiyle ilgili tecrübeleri BM'de ele alındı

Türkiye'nin kamu-özel sektör ortaklıkları tecrübesi, BM Cenevre Ofisi'nde düzenlenen etkinlikte paylaşıldı. Büyükelçi Burak Akçapar, inovasyon ve sürdürülebilir ortaklıkların önemini vurguladı.

Türkiye'nin kamu-özel sektör işbirliğiyle ilgili tecrübeleri BM'de ele alındı
Haberler.com
16

Türkiye'nin kamu-özel sektör ortaklıklarıyla ilgili tecrübeleri, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde düzenlenen etkinlikte paylaşıldı.

BM Avrupa Ekonomik Komisyonunun (UNECE) İnovasyon, Rekabetçilik ve Kamu-Özel Ortaklıkları Komitesinin 19. Oturumu kapsamında "Geleceğe Hazır ve Dayanıklı Ekonomiler İçin İnovasyonu ve Sürdürülebilir Kamu-Özel Ortaklıklarını Harekete Geçirme: Türkiye Örneği" başlıklı etkinlik düzenlendi.

Türkiye'nin BM Cenevre Ofisi nezdinde Daimi Temsilcisi Büyükelçi Burak Akçapar, burada yaptığı konuşmada, inovasyon ve akıllı kamu-özel sektör ortaklıklarının, akılalmaz bir hızla ilerleyen belirsiz bir dünyada ekonomilerin hayatta kalmasının yanı sıra gelişmesine de yardımcı olduğunu belirtti.

Akçapar, "Değişim gerçekten şaşırtıcı. Dijital dönüşüm, yapay zeka, iklim değişikliği, enerji geçişi, değişen küresel rekabet artık uzak güçler değil. Her ülkenin nasıl büyüdüğünü, rekabet ettiğini ve halkına nasıl hizmet ettiğini yeniden şekillendiriyorlar." diye konuştu.

Türkiye'nin son 20 yılda inovasyona bilinçli bir yatırım yaptığını vurgulayan Akçapar, bu konuda öngörüyle hareket edildiğini söyledi.

Akçapar, "Teknoloji geliştirme bölgeleri, AR-GE merkezleri, girişim sermayesi, üniversite-sanayi ortaklıkları, girişimcilik programları, bilginin ekonomik değere dönüşmesi gerektiği ve küresel olarak rekabetçi şirketlerin yeni neslinin Türk topraklarından çıkabileceği ve çıkması gerektiği yönündeki net bir inancı temsil ediyor. Aynı derecede heyecan verici olan şey ise kültürel değişim. TEKNOFEST gibi programlar, sadece etkinlikler değil, genç bir nesli bilim ve teknolojiyi gelecekleri olarak görmeye teşvik ediyor." ifadelerini kullandı.

İnovasyon ekosistemlerinin sadece laboratuvarlarda ve yönetim kurullarında inşa edilmediğini aktaran Akçapar, bunun gençlerin hayal gücünde de oluştuğunun altını çizdi.

"Öğrendiğimiz dersleri paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördük"

Kamu-özel sektör işbirliği tartışmasına Türkiye'nin gerçek bir ağırlık kattığını söyleyen Akçapar, Türkiye'nin bu alanda yaklaşık 40 yıllık deneyimi ve yaklaşık 112 milyar dolarlık bir proje portföyü olduğunu ifade etti.

Akçapar, "Avrasya Tüneli, 1915 Çanakkale Köprüsü ve şehir hastaneleri, sağlık altyapısının nasıl inşa edildiğini ve işletildiğini yeniden tanımlıyor. Bu projeler, sadece mühendislikleri için değil, sürdürülebilirlik, verimlilik ve uzun vadeli değer yaklaşımları nedeniyle de uluslararası ilgi çekti. Dünya genelindeki hükümetlerin benzer sorularla boğuştuğu bir dönemde, öğrendiğimiz dersleri paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördük." diye konuştu.

Kamu-özel sektör ortaklıklarının artık sadece finansman araçları olmadığını dile getiren Akçapar, bu ortaklığın en iyi hallerinde, özel sektörün yaratıcılığını, teknolojisini ve disiplinini daha iyi kamu hizmetleri sunmak için bir araya getiren inovasyon motorları olduğunu kaydetti.

Akçapar, "Türkiye'nin deneyimleri, başarıları, zor dersleri ve devam eden deneyleri bizim yanı sıra daha dirençli ve rekabetçi bir gelecek inşa etmek için çalışan her ülkeye aittir. Bugün bunları bu ruhla paylaşıyoruz." şeklinde konuştu.

Daha sonra düzenlenen toplantıda, Türkiye'den gelen ve diğer yabancı panelistler söz aldı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler