Küresel iklim krizi ve kuraklıkla mücadelede en büyük çevre projelerinden biri olarak kabul edilen Çin’in yapay ağaçlandırma hamlesi, yerbilim ve ekosistem modellerine dair bilinen tüm teorileri sarsıyor. Pekin Üniversitesi tarafından yürütülen ve uydu verileri ile yapay zekâ algoritmalarının kullanıldığı güncel bir analiz, insan eliyle kurulan bu devasa ekosistemlerin büyüme hızının mevcut küresel iklim tahmin modellerinin çok ötesinde olduğunu tescilledi. Bilim insanları, bu durumun küresel iklim modellerinde ciddi bir "kör nokta" bulunduğunu gösterdiğini belirtiyor.

66 MİLYARLIK "YEŞİL ÇİN SEDDİ" ÇÖLLERE KALKAN OLUYOR
Çin, 1970'li yıllardan bu yana kuzey bölgelerindeki çöl fırtınalarının başkent Pekin de dahil olmak üzere iç kesimlere ulaşmasını engellemek, karbon salınımını azaltmak ve kuraklığı durdurmak amacıyla tarihin en büyük ağaçlandırma projelerinden birini yürütüyor. "Yeşil Çin Seddi" olarak adlandırılan bu doğal bariz hattına ek olarak, ülkenin güneyindeki nemli subtropikal ve tropikal muson bölgelerinde de devasa ormanlık alanlar inşa edildi.
2020 yılı verilerine göre, bu yapay ormanlar tam 90,31 milyon hektarlık bir coğrafyayı kaplayarak Çin'in toplam orman arazisinin yüzde 36,6'sını oluşturur hale geldi. Ancak bu mühendislik harikası yeşil örtünün incelenen biyolojik aktiviteleri, doğanın kendi kendine var ettiği orman yapısıyla uyuşmuyor.
YAPAY ORMANLAR DOĞAL MUADİLLERİNDEN 3 KAT DAHA HIZLI BÜYÜYOR
Pekin Üniversitesi araştırmacıları, aynı çevresel ve iklimsel koşullar altında yapay ormanlar ile doğal ormanların büyüme reaksiyonlarını karşılaştırdı. Yapılan makine öğrenimi analizlerinde, insan eliyle dikilen ormanların yaprak örtülerini doğal ormanlara kıyasla iki ila üç kat daha hızlı genişlettiği saptandı.
Uzmanlar, bu olağanüstü büyüme hızının temel nedeninin ağaçların genç yaşta olmasıyla ilintili olduğunu ifade ediyor; zira genç yapraklar atmosferdeki karbondioksiti emme konusunda yaşlı dokulara göre çok daha agresif ve verimli çalışıyor. Ancak tek etkenin gençlik olmadığı, ağaç yaşı ve yerel toprak koşulları eşitlendiğinde bile yapay ormanların beklenenden yüzde 4,6 daha hızlı büyüdüğü kaydedildi. Bu büyüme patlamasının, atmosferdeki karbondioksit artışına aşırı yoğun tepki veren karışık ve yapak dökmeyen orman yapılarında çok daha keskin yaşandığı belirlendi.
MEVCUT İKLİM MODELLERİNDE BÜYÜK KÖR NOKTA
Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçları, küresel iklim ve ekosistem tahmin modellerinin temelden hatalı ayarlanmış olabileceğine işaret ediyor. Mevcut bilgisayar modellerinin dünyadaki tüm ormanları tek bir tip olarak kabul ettiğini belirten uzmanlar, ormanların yaşını ve yönetim geçmişini göz ardı etmenin hata payını büyüttüğünü vurguluyor.
Buna karşın, yapay ormanların bu beklenmedik davranışı projenin başarısız olduğu anlamına gelmiyor. Yapılan ölçümlerde, Taklamakan Çölü çevresine dikilen ağaçların yılda 8,3 milyon ton karbondioksit emerken, sadece 6,7 milyon ton saldığı ve bölgeyi devasa bir "karbon yutağına" dönüştürdüğü kanıtlandı. Bilim insanları, yapay ağaçlandırmanın iklim krizine karşı tek başına sihirli bir değnek olmadığını ancak Çin’in elde ettiği verilerin küresel çevre stratejileri için hayati bir laboratuvar işlevi gördüğünün altını çiziyor.