Sınırdan dönen kusurlu ve riskli gıda ürünlerine her gün bir yenisi eklenirken, Avrupa Birliği’nin kapıdan çevirdiği zehirli ve tarım ilaçlı tonlarca gıdanın akıbeti büyük bir soru işareti yaratıyor. İhraç edilen ürünlerin geri gönderilmesi, iç piyasada tüketilen gıdaların güvenilirliğini ciddi şekilde tartışmaya açarken, kamuoyunda "Soframızda zehir mi var?" endişesi her geçen gün daha da büyüyor.
Avrupa Birliği Gıda Güvenliği Sistemi’nin yayınladığı son bildirim, tarım ürünlerindeki tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yapılan resmi denetimlerde, Türkiye’den Fransa’ya ihraç edilen incirlerde böbreklere zarar veren ve kanserojen etkileriyle bilinen okratoksin adlı tehlikeli bir küf zehri tespit edildi. Benzer şekilde Bulgaristan sınırına giden biberlerde de yasal sınırların çok üzerinde pestisit, yani tarım ilacı kalıntısı bulundu.
İLK DEĞİL
Bu durum aslında ilk değil. Geçtiğimiz aylarda da domates, biber, limon ve çikolata gibi hem taze hem de işlenmiş gıda ürünleri "yüksek riskli" denilerek Avrupa sınırlarından peş peşe geri çevrilmişti. Avrupa standartlarına takılan bu binlerce ton ürünün imha edilip edilmediği ya da iç piyasaya sürülerek yerli tüketiciye sunulup sunulmadığı ise tam bir muamma koruyor.
Avrupa’nın sıkı denetimlerle reddettiği bu kusurlu gıdaların iç pazarda tüketime sunulma ihtimali vatandaşı haklı bir tedirginliğe sürüklüyor. İhraç edilen ürünler sınır kapılarında sıkı testlerden geçerken, yerli tüketicinin sağlığının ne kadar korunduğu sorusu gündemdeki sıcaklığını koruyor. Yetkililerden şeffaf bir açıklama ve iç piyasada daha sıkı denetimler beklenirken, "Avrupa'nın yemediğini biz mi yiyoruz?" endişesi sofraların üzerine bir gölge gibi çökmeye devam ediyor.