Türkiye’de iklim alanında çalışan 17 sivil toplum örgütünden oluşan İklim Ağı, COP31 hazırlıklarının görüşüldüğü Bonn İklim Değişikliği Konferansı’na dair yaptığı açıklamada Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum’un emisyonların bugünden azaltılması gerektiğine dair açıklamasının umut verici olduğunu belirterek Türkiye’nin artıştan azaltım öngören iklim hedefini güncellemesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada ayrıca, elektrifikasyon hedefinin kömürden çıkışı da kapsadığı takdirde anlamlı olabileceği vurgulandı.
8 Haziran’da başlayan ve bugün sona eren Bonn İklim Değişikliği Konferansı’nda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ve COP31 Başkanı Murat Kurum, COP31 İklim Eylem Gündemi kapsamındaki öncelikli alanları ve bu çerçevedeki hedefleri açıkladı.
Eylem gündemi nedir?
Birleşmiş Milletler iklim zirvelerinde resmi müzakereler (ülkelerin anlaşmalar yaptığı alan) ve Eylem Gündemi olarak iki alan var. Eylem Gündemi, hükümetlerin resmi müzakerelerinin ötesinde somut eylemleri hızlandırmayı amaçlayan girişimlerin ve taahhütlerin bütünüdür. Şirketler, yerel yönetimler, sivil toplum ve finans kuruluşlarını da sürece dahil eder. Türkiye COP31’de Eylem Gündemi’nden sorumlu, Avustralya ise resmi müzakerelerden.
Kurum, elektriğe geçişin karbonsuzlaşmanın en önemli anahtarlarından biri olduğuna dikkat çekerek 2035 yılına kadar toplam enerji tüketimi içinde yüzde 35 elektrifikasyon oranına ulaşılmasının hedeflendiğini belirtti.
Ayrıca Kurum açıklamasında gelen bir soru üzerine de ulusal iklim hedefleri ile ilgili “Gelişmekte olan ülkelerin bazı alanlarda emisyonlarının arttığını görüyoruz, ne diyorlar artıştan azalış taahhüdü. Biz bugünden daha iyiye gidebileceksek eğer bugünü düşürmemiz lazım” dedi.
İklim Ağı’nın açıklaması şöyle:
“COP31 Başkanı ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un ulusal iklim hedeflerine dair açıklaması umut verici. Çünkü iklim alanında çalışan sivil toplum örgütleri olarak ilk günden beri Türkiye’nin mevcut iklim hedefinin mutlak azaltım değil, artıştan azaltım olduğuna dikkat çekerek bu hedefin revize edilmesi gerektiğini ve Türkiye’nin bugünden itibaren emisyonlarını azaltması gerektiğini savunuyoruz. Bu bağlamda Türkiye’nin 2035 iklim hedefini güncelleyerek emisyonlarını artırmaya devam etmesi yerine bugünden itibaren net sıfır emisyon hedefi ile uyumlu şekilde azaltmasını talep ediyoruz.
COP31 Başkanlığı’nın elektrifikasyon hedefinin de iklim krizine karşı kritik bir öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Ancak elektrifikasyonun enerji güvenliği ve iklim açısından gerçek bir dönüşüm sağlayabilmesi, kullanılan elektriğin fosil yakıtlar yerine temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilmesine bağlıdır.
Bu nedenle COP31’de, şebekeler ile temiz ve yenilenebilir enerjiye ilişkin mevcut taahhütlerin hayata geçirilmesinin yanı sıra fosil yakıtlardan çıkışın hızlandırılmasına da aynı kararlılıkla yaklaşılmasını bekliyoruz. Bu adımlar elektrifikasyonun daha temiz, dayanıklı ve adil bir enerji sistemini desteklemesi şart. Türkiye açısından da elektrifikasyon ancak kömürden planlı ve adil bir çıkışla anlamlı olabilir.
Bonn’da ayrıca İklim Ağı’nın da imzacıları arasında yer aldığı Türkiye ve Avustralya’dan yaklaşık 100 sivil toplum örgütünün imzaladığı ortak mektubu COP31 Başkanlığına ilettik ve COP28’de fosil yakıtlardan uzaklaşmaya yönelik varılan anlaşmanın uygulanmasını sağlamak için COP31’de somut adımlar atılması konusundaki talebimizi yineledik”.