Isparta-Burdur kara yolunda geçtiğimiz Mart ayında meydana gelen kazanın ardından yargı süreci başladı. Henüz bir günlük sözlü olan 23 yaşındaki Mustafa Kılıç ile 19 yaşındaki Gizem Ateş'in yaşamını yitirdiği feci kazayla ilgili açılan davanın ilk duruşması, Isparta 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 'Taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan yargılanan tutuksuz sanık A.E.B., hakim karşısında yaptığı savunmada yağmurlu havayı ve kaygan yolu suçladı.

"HAVA YAĞIŞLIYDI, ARAÇ KAYDI" SAVUNMASI
Duruşmada kazanın detaylarını anlatan sürücü A.E.B., olay günü önündeki bir aracı solladıktan sonra aracının kontrolünü kaybettiğini iddia etti. Hızının saatte yaklaşık 100 kilometre olduğunu belirten sanık, "Hava yağışlıydı, yol kaygandı. Frene bastıktan sonra araç kontrolden çıktı ve bariyere doğru savruldu. Kazadan sonrasını tam hatırlamıyorum, başımdan kanlar akıyordu" diyerek suçlamalardan sıyrılmaya çalıştı. Mahkeme heyeti, kaza yerinde keşif yapılmasına ve yeni bir kusur raporu hazırlanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

"BU NASIL BİR VİCDANDIR?"
Evlatlarını evlilik hazırlığı yaparken toprağa veren Kılıç ve Ateş aileleri, sanığın serbest bırakılmasına sert tepki gösterdi.
Baba Halil Şeref Kılıç, acısını şu sözlerle dile getirdi:
"Oğlum ile gelinimi Isparta'ya gelinlik ve damatlık bakmaya göndermiştim. Hatalı sollama yüzünden iki fidanımı bizden kopardı. İki gencin ölümüne sebep olan bu kişi sadece 8 gün tutuklu kaldı. Bu nasıl bir vicdandır? 125 gündür hayatımız karardı. Gelinlik damatlık giydirecekken çocuklarımı kefenle geri aldım. Adaletin yerini bulmasını ve bu şahsın derhal tutuklanmasını istiyorum."

Abla Çiğdem Yavuz ise kardeşinin hayallerinin yarım kaldığını belirterek, "Benim gelinliğim ve eşimin damatlığıyla hatıra fotoğrafı çektirmişlerdi, ellerinde sadece o kaldı. Kendi gelinliklerini almaya giderken kefenle döndüler" dedi.