Dünyanın farklı yerlerinde türlü şekillerde kız çocuklarının ayaklarının altındaki zemin kayıyor. Bu kaygan zeminde, hayatta kalma içgüdüsüyle stratejiler geliştirmek zorunda kalıyorlar.
Kök salmak, “Ben de buradayım” demek, onlar için kaçınılmaz. Afganistan’ın Herat kentinde yaşayan, 21 yaşındaki, güvenlik kaygıları nedeniyle bu haberde Zuhal olarak anacağımız genç kadın, onu topraktan sökmeye çalışanlara inat filiz verenlerden… Ve onun sayesinde, kendisiyle beraber ülkesindeki binlerce kız çocuğu da çiçek açıyor.
Zuhal’in hikâyesinden, bir arkadaşım vesilesiyle haberdar oldum. Umutsuzluğun küresel sarmalında debelenip durduğumuz şu günlerde inadı ve başarısı hem yüzüme gülümseme hem de gözüme yaş getirdi.
Arkadaşımın, “Zuhal ile Facetime vasıtasıyla görüşme imkânım olur mu?” diye heyecan içinde sorduğum soruya olumlu yanıt vermesiyle uzun zamandır pek de bir şeye sevinmediğimi fark ettim. Sanal dünyada da olsa tanışma fikriyle tarifsiz mutlu oldum. WhatsApp’tan mesaj atarak kısaca kendimi tanıttım. Hemen cevap verdi. Facetime üzerinden söyleşi yapmak üzere sözleştik.
Söyleşi günümüz geldiğinde elektriklerin kesik olması nedeniyle kablosuz internete bağlanamayacağını haber edip, “İnternetin düzgün çektiği uygun bir yer arıyorum” diyerek gecikeceği için özür diledi. Hiç sorun olmadığını defalarca iletsem de Zuhal tekrarlayıp durdu: “Çok özür dilerim.”
Söyleşi günümüzü pas geçmek zorunda kaldık çünkü internet bağlantısı epey kötüydü. Birkaç gün sonra tekrar denedik. Bu kez başardık ve ben karşımda pırıl pırıl, kara gözleri zehir gibi gencecik bir kadınla karşılaştım...