Ana içeriğe geç

Üç gün, üç KYK yurdu, üç ölüm!

KYK yurtlarında üç öğrencinin yaşamını yitirmesi yurtlardaki psikolojik hizmetlerin yetersizliğini yeniden gündeme taşıdı. Eğitimci Aydoğan, "İntiharlar, şüpheli ölümler ve ihmaller sonucu gençlerin yaşamlarını kaybetmesi olağan bir gündem haline geldi" dedi. Sosyolog Aktükün ise “Toplumun en dezavantajlısı genç kadınlar” ifadelerini kullandı.

Üç gün, üç KYK yurdu, üç ölüm!
Birgün
16

Kredi ve Yurtlar Kurumu (KYK) yurtlarında üç gün içinde üç öğrencinin yaşamını yitirmesi, üniversite öğrencilerinin barınma koşullarını ve yurtlarda sunulan psikolojik destek hizmetlerini yeniden gündeme taşıdı. Yaşamını yitiren öğrencilerden ikisinin kadın olması ise olayları aynı zamanda kadın öğrencilerin güvenliği ve şüpheli kadın ölümleri başlığı altında da tartışmaya açtı.

İlk ölüm haberi 4 Haziran'da Burdur'dan geldi. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öğrencisi Zehra Kaçar, KYK Safahat Kız Öğrenci Yurdu'nun altıncı katından ‘düşerek’ yaşamını yitirdi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı açıklanırken ayrıntılı bir resmi açıklama yapılmadı. Ölümü şüpheli olarak kayıtlara geçti. İkinci ölüm 6 Haziran'da Kırklareli'nde yaşandı. Kırklareli Üniversitesi öğrencisi Halil İbrahim Gökşen, mezuniyet töreninin ardından kaldığı Ahmet Cevdet Paşa KYK Erkek Öğrenci Yurdu'nda yaşamına son verdi. Olayla ilgili adli soruşturma başlatıldı. Üçüncü ölüm haberi ise 7 Haziran'da İzmir'den geldi. Ege Üniversitesi öğrencisi Zeynep Dicle Çalışır, kaldığı KYK yurdundaki odasında ölü bulundu. Çalışır'ın ölüm nedenine ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Ölüm yine kayıtlara şüpheli olarak geçti.

AÇIKLAMA BEKLENİYOR

Zehra Kaçar ve Zeynep Dicle Çalışır'ın ölümlerine ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgiler oldukça sınırlı. Kaçar'ın altıncı kattan düşerek yaşamını yitirmesinin ardından olayın nasıl gerçekleştiğine dair ayrıntılı bilgi paylaşılmazken Çalışır'ın ölüm nedenine ilişkin de resmi açıklama yapılmadı. Kadın örgütlerinin uzun süredir dikkat çektiği şüpheli kadın ölümleri tartışması da bu iki olayın ardından yeniden gündeme geldi.

Eğitimci Feray Aytekin Aydoğan, yaşanan ölümlerin münferit olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Aydoğan, "Yemeklerden güvenliğe kadar birçok sorunun yaşandığı KYK yurtlarında intiharlar, şüpheli ölümler ve ihmaller sonucu gençlerin yaşamlarını kaybetmesi ülkemizin olağan gündemi haline geldi" dedi.

GENÇLER KUŞATMA ALTINDA

Gençlerin yalnızca barınma sorunu yaşamadığını belirten Aydoğan, "Gençler, aşırı kalabalık odalar, hijyen problemleri, asansör kazaları, yurtların içinde ve dışında yaşanan istismar ve tacizlere karşı kamusal önlemlerin alınmayışı, sıcak su ve internet gibi en temel ihtiyaçlara erişememe gibi sorunlarla birlikte işsizlik ve geleceksizlik kaygısıyla kuşatılmış durumda" ifadelerini kullandı. "Gençlerin en temel ihtiyacı tam zamanlı görev yapan psikolog ve sosyal hizmet uzmanlarıdır" diyen Aydoğan, "Ancak psikolog ve sosyal hizmet uzmanı istihdamı yerine manevi danışmanlık adı altında ilahiyat ve imam hatip mezunlarının yurtlarda istihdam edilmesi sorunları daha da derinleştiriyor" değerlendirmesinde bulundu.

Aydoğan, "Barınma hakkının kamusal bir hak olmaktan çıkarılması, bu hakkın özel kurumlara, şirketlere veya tarikat yapılarına devredilmesi, bu yapılara kamu kaynakları aktarılırken KYK yurtlarına ve kamusal barınma hakkına yeterli kaynak ayrılmaması politik bir tercih" dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler