TAHSİN HAN
Afganistan işgalinin sona ermesinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen, Batılı güçlerin İslam coğrafyasında gerçekleştirdiği katliamlar ve insanlık dışı muameleler resmi raporlarla gün yüzüne çıkmaya devam ediyor. İngiltere’de yürütülen bağımsız Afganistan Soruşturması kapsamında kamuoyuyla paylaşılan resmi tanık ifadeleri, İngiliz askerlerinin sivil Müslüman halka karşı takındığı barbarca ve acımasız tutumu bir kez daha gözler önüne serdi.
İngiliz kanalı Skynews’in manşetten verdiği haber göre; soruşturma tutanaklarına yansıyan ifadeler, işgal güçlerinin korumasız sivilleri ve esirleri birer insan olarak değil, adeta birer “eğlence objesi” olarak gördüğünü kanıtlar nitelikte.
KEYİF İÇİN ÖLDÜRÜYORDUK İTİRAFI
Skynews’in verdiği haberin detayında İngiliz özel kuvvetlerinin (SAS) Hereford’daki kampında görev yapan eski gazeteci Monica Grenfell, kapalı oturumda verdiği ifadede tüyler ürperten bir barbarlığı ifşa etti.
Grenfell, bir İngiliz askerinin Müslüman tutsaklara yapılan işkenceleri kendisine açıkça itiraf ettiğini belirtti. Askerin anlatımına göre, İngiliz birlikleri yakaladıkları Müslüman esirleri forkliftlerin üzerine koyuyor, metrelerce yukarı kaldırıyor ve ardından aracı son sürat sürerek tutsakları yere fırlatıyordu. Grenfell, askerlerin bu vahşeti tamamen “eğlenmek için” bir rutin haline getirdiğini vurgulayarak, bölgede tamamen başıboş, denetimsiz ve ahlaki çöküntü içinde bir ortamın hakim olduğunu ifade etti.
ÇİFTÇİ KARDEŞLERİN KATLEDİLMESİ VE ÖRTBAS ÇABALARI
Bir diğer tanık, İngiliz Ordusu Yedek Kuvvetleri’nde görev yapan Christopher Green ise, savunmasız sivil Müslümanların katledilip ardından nasıl “terörist” ilan edildiğini kendi yaşadığı örnekle anlattı. 2012 yılında bir köyde sadece çiftçilikle uğraşan üç Afgan kardeş, planlı bir operasyon bahanesiyle İngiliz askerleri tarafından vurularak katledildi.
İstihbarat birimlerinin bu kişilerin Taliban ile hiçbir bağı olmadığını, tamamen masum siviller olduğunu kesin bir dille belirtmesine rağmen, askeri üstler olayı “meşru müdafaa” olarak kayıtlara geçirdi. Katliamın peşini bırakmayan ve silah kamerası kayıtlarını görmek isteyen Green, üstleri tarafından baskılanarak “Taliban savunucusu” olmakla suçlandı. Müslüman kanı dökülmesini örtbas etmek isteyen İngiliz hükümetinin ise, katledilen üç gencin acılı annesine “tazminat” yerine resmi kayıtlarda “yardım ödemesi” olarak geçen 3 bin 634 sterlin nakit para vererek olayı sessizce kapatmaya çalıştığı ortaya çıktı.
20 YILLIK CEZASIZLIK VE SİSTEMATİK VAHŞET
2001 yılında ABD ve İngiltere öncülüğünde başlatılan ve 2021 yılında utanç verici bir çekilmeyle son bulan 20 yıllık Afganistan işgali boyunca, Müslüman halka yönelik uygulanan sistematik şiddet ve infazlar Batı medyası tarafından sürekli perdelendi.
İngiliz özel kuvvetlerinin aralarında çocukların da bulunduğu çok sayıda sivili infaz ettiğine dair iddialar üzerine 2014 yılında başlatılan ve milyonlarca sterline mal olan soruşturmalarda, bugüne kadar tek bir İngiliz askerine bile resmi bir suçlama yöneltilmedi. Ortaya çıkan son itiraflar, Batı’nın “demokrasi ve insan hakları” maskesinin arkasında, İslam coğrafyasında savunmasız insanlara karşı uygulanan barbarlığın ve cezasızlık zırhının ne denli büyük olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
