Gaziantep’te farklı iş kollarında çalışan işçiler, ücretlerinin temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini, borçlanmadan ay sonunu getiremediklerini ve sosyal yaşamlarının neredeyse tamamen ortadan kalktığını anlattı.
Kredi kartı, avans hesap, krediler...
Eruslu’da çalışan bir işçi, aldığı ücretin kira, faturalar ve temel ihtiyaçları karşılamaya yetmediğini belirterek şunları söyledi: “Ev kirasını, faturaları ve temel ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz. Çocuklara kıyafet alamıyoruz. Bir AVM’ye bile gidemiyoruz. Ay sonu gelmiyor. Kredi kartı, avans hesap ve kredilerle idare etmeye çalışıyoruz. Arada iş bulursam ek işe gidiyorum. Çocuklar çocukluğunu yaşayamıyor. Kırtasiye malzemesi isterken bile ‘Baba paran var mı?’ diye soruyorlar. Çocuklar bile mutsuz.”
Çarşıya bile çıkamıyoruz ne tatili?
Ailesiyle en son altı yıl önce tatile gidebildiğini söyleyen işçi, “Borçlardan dolayı çarşıya bile çıkamıyoruz. Tatile nasıl gidelim?” dedi. Yeni yılla birlikte asgari ücrete yapılan zammın kısa sürede eridiğini ifade eden işçi, fiyat artışlarının denetlenmesi gerektiğini belirterek, “Zengin malına üç dört kez zam yaptı. Biz yılbaşında zam aldık ama daha elimize geçmeden pul oldu. AKP iktidarının zulmü diyorum, Kıbrıs’tan bizim neyimiz eksik? Orada asgari ücret 61 bin, bizi sefalete sürükleyen bu sistem, yazıklar olsun” diye konuştu.
Ek iş yapmadan geçinmek imkansız
Bir başka fabrika işçisi ise geçim mücadelesini şu sözlerle anlattı: “Aldığım ücretle geçinemiyorum. Kiralar, faturalar, kredi ödemeleri derken yemeden, giymeden, gezmeden kısmamıza rağmen ay sonu gelmiyor. Avans hesap ve kredi kullanıyoruz, her ay faiz ödüyoruz. Çocuklar bile ekonomik sıkıntılar yüzünden psikolojik olarak bunalmış durumda.”
Memleketine gidemediğini söyleyen işçi, “Tatil nasıl yapalım? Asgari ücrete gelen zamlar enflasyon karşısında eriyor. Ek iş yapmadan geçinmek imkansız. Ben de ek iş yapıyorum. Bizi kölelik düzenine mahkum ediyorlar. Sosyal hayatımız kalmadı” ifadelerini kullandı.
‘Patronları ve devleti zengin etmek için vergi ödüyoruz’
Merinos’ta çalışan bir işçinin dikkat çektiği en önemli sorunlardan biri vergi kesintileri oldu: “Vergi dilimi belimizi bükmeye başladı. Şu an maaşımdan 8-10 bin lira vergi kesiliyor. Yılbaşında aldığımız ücretle bugünkü arasında büyük fark var. Maaşımız artacağına bu zor koşullarda patronları ve devleti zengin etmek için daha fazla vergi ödüyoruz. Maaş düştü, fabrikada üretim baskısı arttı, huzur kalmadı”
‘Köyüne gidebileni zengin sayacağız’
“Tatil zaten işçi için hayal oldu” diyen Merinos işçisi sözlerini şöyle sürdürdü: “Yakında köyüne gidebileni bile zengin sayacağız. Varsa yoksa çalışmak. Çocuklar bile dert içinde. Ek zam meselesi doğru düzgün konuşulmuyor. Biz talep etmezsek halimiz daha da kötü olacak.”
‘Ek iş yapacak zamanımız da gücümüz de kalmıyor’
Meşrubat dağıtımında çalışan bir işçi de yaşadıkları tabloyu şu sözlerle özetledi: “Kesinlikle yetmiyor. En çok çocukların ihtiyaçlarında ve mutfakta zorlanıyoruz. Üstümüzden başımızdan, yediğimizden içtiğimizden kısmaya başladık. Pikniğe giderdik eskiden, köye giderdik... Onları bile çok çok azalttık.”
Eskiden günlük ihtiyaçlar için daha rahat alışveriş yapabildiklerini söyleyen işçi, bugün bunun mümkün olmadığını belirterek şöyle devam etti: “Ek iş yapacak zamanımız da gücümüz de kalmıyor. Kredi kartı, kredi, ihtiyaç kredisi... Her tür borcun içindeyiz. Psikolojimiz çok kötü. Çocukların geleceği konusunda karamsarız. Tatili geçtik, ailece yemeğe gidemiyoruz, markete bile rahatça çıkamıyoruz. Ücretler bir an önce yukarı çekilmeli.”
‘35 yaşındayım, ailemle hiç tatile çıkamadım’
Bir dokuma fabrikasında konfeksiyon bölümünde çalışan bir işçi ise şöyle anlatıyor: “Her şeyi karşılamakta zorlanıyorum. Özellikle gıda alışverişinde zorlanıyoruz. Eskiden öyle ya da böyle gezmeye giderdik daha çok. Artık kredi kartına yükleniyoruz sürekli. Ek iş yapalım desek zaten işimiz çok zor olduğu için yorgunluk izin vermiyor. 35 yaşındayım, ailemle hiç tatile çıkamadım. Ücretlerin arttırılması lazım ve çalışma saatinin 6 saate indirilmesi gerekiyor.”