Olay, 24 Mart 2016 akşamı Şişli Fulya Mahallesi Narçiçeği Sokak’ta meydana gelmişti. 1990’lı yıllarda kurulan “Mezdeke” dans grubunun eski üyelerinden Aynur Kanbur (49), apartmanının girişinde kimliği belirsiz bir kişinin silahlı saldırısına uğrayarak yaşamını yitirmişti. Olay sonrası yapılan araştırmalarda bulunan boş kovanların herhangi bir başka olayla eşleşmemesi üzerine dosya uzun süre faili bilinmeyen kalmıştı.

CINAYETI ÇÖZMEK İÇIN ÖZEL BIR EKIP KURULDU
Cinayeti çözmek için özel bir ekip kuran Cinayet Büro Amirliği, binlerce saatlik kamera kaydını inceleyerek saldırganın izini sürdü. Şüphelinin şapkalı halde Mecidiyeköy’de bir kameraya yakalandığı görüntülerden yola çıkan ekip, saldırganın metrobüs hattını kullanmış olabileceği ihtimali üzerinde durdu. Aylar süren çalışmalarda Avcılar’dan Mecidiyeköy yönüne binen yolcular tek tek incelendi ve Akbil kayıtları üstünden ortalama 1700 kişi değerlendirildi. Yapılan eşleştirmeler sonucunda şüpheli olarak Bülent Gündüz’ün ismine ulaşıldı.

‘DANSÖZLÜK YAPTIĞI İÇIN BIZIMLE DALGA GEÇTILER’
Gözaltına alınan Gündüz, emniyetteki ifadesinde cinayeti kabul etti. Avukat eşliğinde verdiği ifadesinde olayın ayrıntılarını da anlattığı öğrenildi. Şüphelinin, motivasyonuna dair şu sözleri sarf ettiği aktarıldı: "O bizim akrabamızdı. Dansözlük yaptığı için senelerce insanlar bizimle dalga geçiyorlardı. Sonunda dayanamadım ve onu öldürmeye karar verdim".

‘SILAHIMI DENIZE ATTIM’
Soruşturma kapsamında olay yerinde yapılan bulgu çalışmasında Gündüz, cinayetin işlendiği apartmana götürüldü ve adım adım vakası söyledi. Polis kameralarına yansıyan görüntülerde, bazı detayları net hatırlayamadığını söyleyen şüphelinin şu ifadeleri kullandığı görüldü:
"Evine bir iki sefer gelmişliğim var. Zilin üstünden Aynur Kanbul yazıyordu. Diafondan 'Paketiniz var' dedim. Açtı. Eskiden görüşmüşlüğümüz vardı. Beni görünce küfürlü konuşmaya başladı. Üzerime gelmeye başlayınca ben de silahımı çıkardım. Ateş ettim sonra dönüp arkamı gittim. Kaç el ateş ettiğimi hatırlamıyorum. Koşa koşa dışarı çıktım. Olay sonrası silahı yanımda götürdüm. Uzun bir süre çalıştığım dükkan içinde sakladım. Olaydan bir hafta sonra silahımı vapurla Emirgan’dan karşıya geçerken denize attım"

‘ÇOCUKLARIMIN UFAK OLMASI BENI FRENLEDI’
Gündüz, cinayeti neden işlediğine dair soruya ise şu yanıtı verdiği açıklandı:
"Ailemde böyle birinin olmaması lazımdı. Ben cinayet işlediğim dönemde bazı programlara giderek dansözlük yapıyordu. Askere gittim. Geldim evlendim. Çocuk oldu hep aksadı. Ben teslim olacaktım fakat çocuklarımın ufak olması beni frenledi. Bu vakada kimse beni azmettirmedi. Tek başıma yaptım. Ben o gün kapıyı çaldığımda eğer kızı karşıma çıksaydı döner giderdim".

Emniyetteki işlemlerinin peşinden adliyeye sevk edilen Bülent Gündüz ile birlikte 2 şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.