İkinci el otomotiv piyasasındaki durgunluk devam ederken yüksek faizler ve bölgesel gerilimler daralmayı sürdürüyor. Türkiye’de yılda yaklaşık 7 milyon ikinci el araç el değiştirirken, uzmanlar ikinci el piyasasının durgunluğunun sıfır otomobil piyasasındaki hareketliğe de bağlıyor. Sıfır otomobil piyasasındaki kampanyaları ikinci ele yansıyor.
Otomotiv Uzmanı Erol Şahin, tgrthaber.com editörü Murat Makas’ın ikinci el otomobil piyasasına ilişkin sorularını cevapladı.
İKİNCİ EL OTOMOBİL PİYASASINDA SON DURUM
Otomotiv Uzmanı Erol Şahin şu açıklamaları yaptı:
Yıl aslında son derece hızlı başladı. Çok hızlı bir pazarla giriş yaptık ama pazar ne yazık ki ilerleyen zaman içerisinde yani 3. aydan sonrasında formunu kaybetmeye başladı. Nisan ayında %6, Mayıs ayında da %22 civarında kayıpla yılı toplam %2,5'luk kayıpla 2.844.000 adete getirdi ilk 5 ayın sonunda 2. yıl otomobil pazarı.
Pazarın bundan sonraki seyri nasıl olur kısmına geldiğimiz zaman geçtiğimiz yıl haziran ayında yaklaşık 560.000 adetlik bir satış gerçekleşmişti. Şu andaki pazar formu yani mayıs ayındaki nisan ayında rakamlar bu rakamların bir çıt altında kalıyor. İçinde bulunduğumuz haziran ayında yani geçmiş olduğumuz haziran ayı diyelim daha doğrusu henüz 2. el rakamları açıklanmadı. Bu rakamlar ayın 18'inde açıklanacak.
SIFIR ARAÇ PAZARINDAKİ HAREKETLİLİK İKİNCİ ELE YANSIDI
Ancak şimdiden söyleyebiliriz ki sıfır araç pazarındaki hareketlilik 2. ele de yansıdı. 2. el pazarı da geçtiğimiz mayıs ayına görece geçtiğimiz haziran ayına yakın bir rakamla kapatacak gibi görünüyor şu anda. Yani 560.000'lik rakama yakın bir rakamla kapatacak gibi görünüyor.
İKİNCİ EL ARAÇ PAZARINDA 2 TEMEL SIKINTI
Pazarda iki tane temel sıkıntı var. Bir tanesi adetlerin sıkıntısı ki işte biraz önce söylediğim gibi bu adet sıkıntılarından temelinde de sıfır araçta yoğun yaşanan kampanya dönemi. Çünkü yeni araç pazarı hani uzun yıllar ilk pandemiden hemen sonraki dönemlerde vesairede çip krizinin yaşandığı dönemlerde halkın son derece vatandaşın serzenişte bulunduğu bir alandı. Ama bugün geldiğimiz noktada o durumdan çok gerilerde. Yeni araç pazarına baktığımız zaman genellikle yılın model geçişi dediğimiz Şubat ayından itibaren başlayan dönemde araç fiyatlarına %5 ile arası zam gelirdi, bu rutindi. Çünkü model geçiyorsunuz. Yani 2025 bitiyor, 2026'ya giriyorsunuz. Ancak bu yıl bunu yaşamadık.
Çünkü markaların gerek stoku gerek Ortadoğu'da yaşanan savaş durumu, pazardaki sıkışıklık, vatandaşın alım gücü, kredilere ulaşımdaki zorluk üst üste binince markalar tarafında model geçişleri biraz zamsız bir şekilde geçildi. Üstüne üstlük araç pazarını koruyabilmek için yani 1 milyon bandın üstünü de tutabilmek için markalar yoğun kampanyalar yaptılar ve yapmaya da devam ediyorlar. 6. ayın sonuna gelmiş olmamıza rağmen. Bu ister istemez 2. el pazarında da sıkıntı oluşturdu. 2. el Özellikle 0-3 yaş grubundaki bölümde sıkıntı yaşandı.
En çok satan marka Renault, sonra Fiat, Volkswagen, sonra da Opel, Hyundai, Ford diye devam etmekte pazardaki satış adetleri açısından baktığımız zaman! Ama bu adetleri de dediğim gibi ağırlıklı olarak özellikle Renault, Fiat, Volkswagen markaları için 10 yaşın üzerindeki araç trafiğinin parkının yoğunluğundan da kaynaklanıyor.
Bizim ülkede bayram zamanı hareketlilik olur. Şubat, Mart ayları pazarın çok hareketli olduğu dönemlerdir. Sonra da yaz başlangıcında pazar hareketlilik gösterir. Diğer hareketlilik noktası ise genellikle Ekim, Kasım ayları döneminde Ekim, aralık ayları döneminde de pazar hareketlilik korur. Burada tabii ki şirketlerin, firmaların da araç alım satım yaptıkları dönemlere de denk gelir. Bu dönemler yeni araçta olduğu gibi sıfır araçlar hareketli geçer. Çok birbirine paraleldir aslında bu noktaları. Bu şekilde seyreder pazar. İkinci el pazarımızın genel rakamları açısından baktığımız zamansa yani biraz önce bahsettiğim 2.850.000 adetlik pazarımızın içerisinde ağırlıklı nokta Marmara Bölgesi.
Marmara Bölgesi'nde satılan her sıfır otomobile karşılık, bir tane otomobile karşılık 5.4 adet ikinci el otomobil satılmış mesela. En yüksek ikinci el döngüsünün olduğu bölge ise İç Anadolu Bölgesi. 622.000 adetlik ikinci el satışının sıfır aracı oranına baktığımız zaman yaklaşık yüzde 11 adete denk gelmekte. Yani bu bölgede ikinci el araç alım satımı sıfıra göre çok daha yoğun ve hareketli geçiyor. Marmara bölgesinde ise bu daha sınırlı ve daha kısıtlı olarak geliyor karşımıza.
Dizelin şu anda piyasada gözden düşmesinin temel nedeni sıfır araç özelinde arzın olmaması. Arz edilmeyince düşüyor. İlk 6 aylık döneme baktığımız zaman yani 440.000 adet sıfır otomobil satılmış ülkemizde. Bunların sadece %6,24'ünün dizel olduğunu görüyoruz. Geçen yıl rakam 7,1 7'ydi.
Yani 27.485 tane dizel otomobil satılmış ülkemizde. Türkiye düne kadar ki 10 yıl öncesine kadar baktığımız zaman bir dizel ülkesiydi. Hâlâ araç parkımızın, yani trafikte bulunan otomobillerin, 100 otomobilin 32,5 tanesi, yaklaşık 33 tanesi hatta dizel. Yani bu ikinci elde dizelden vazgeçiş olayı pek yok ama tabii ki rağbet biraz daha azaldı. Çünkü biliyorsunuz daha öncesinde benzin pahalı, dizel ucuzdu. Ağırlıklı olarak insanlar dizeli tercih ediyorlardı. Ama günümüzde fiyat dengesi değişti.
Hala otomobil parkımızın bütününe baktığımız zaman %31'inin benzinli, yaklaşık %33'ünün dizel, %30'unun LPG'li, yaklaşık %4,5'unun hibrit, yine yaklaşık olarak %3 civarında olanın da elektrikli olduğunu görüyoruz. Uzakdoğu'dan gelecek araçlarla ilgili kullanılan katı yasaklar elektrikli araçların yükselmesine ket vuruyor. Şu anda %18,5 seviyesinde. Yani satılan 100 otomobilin 18.3'ünün elektrikli olduğunu görüyoruz. Henüz pazarımız ilk 6 ayın sonunda 80.000 adetler seviyesinde. Burada da tabii ki yerli gururumuz TOGG pazarla çıkara lider. En çok satan modeller bazına baktığımız zamansa ilk 6 ayın sonunda ilk iki modelin TOGG'un modelleri olduğunu görüyoruz.