ABD'de açıklanan sıcak enflasyon verilerinin ardından sıkı para politikası beklentileri, emtia piyasasındaki jeopolitik risk primlerini hızla aşağı çekti. Satış baskısının derinleşmesiyle Brent petrol varil başına 89 dolar sınırına kadar gerileyerek son ayların en düşük seviyelerini test ederken, ons altın kritik destek seviyelerinin altına sarktı. Yapay zeka yatırımlarının desteklediği bakır güçlü duruşunu korurken, yeni WASDE raporunun ardından mısır ve soya fasulyesi fiyatlarında ise arz fazlası kaynaklı yeni dip seviyeleri test ediliyor.
Enerji koridorlarında kar satışları derinleşiyor
Orta Doğu merkezli tedarik endişelerinin ardından piyasalarda oluşan spekülatif fiyat hareketleri, diplomatik çözüm arayışlarının hız kazanmasıyla yerini sert kar satışlarına bıraktı. Deniz ticareti rotalarındaki arz güvenliğinin kesintiye uğramayacağına yönelik beklentiler, petrol kontratlarındaki alıcıların pozisyon kapatmasına yol açtı. Londra ICE borsasında işlem gören Brent petrolün varil fiyatı, risk priminin zayıflamasıyla birlikte %1,38 oranında değer kaybederek 89,13 dolar seviyesine kadar geri çekildi. New York Ticaret Borsası bünyesindeki Batı Teksas türü ham petrol de bu geri çekilmeyi takip ederek 86,26 dolar sınırına geriledi. Doğal gaz kontratları ise küresel bazda mevsim normallerinin üzerinde seyreden stok verilerinin baskısıyla 3,08 dolar bandında alıcı bularak satıcılı seyrini koruyor.
Yüksek enflasyon verisi değerli metalleri baskılıyor
ABD'de tüketici fiyat endeksinin yıllık %4,2 ile beklentilerin üzerinde gelmesi, küresel tahvil faizlerini yukarı taşırken faiz getirisi olmayan değerli metaller üzerinde ciddi bir bariyer oluşturdu. Yatırımcıların portföylerini yüksek faiz sunan enstrümanlara ve teknoloji hisselerine kaydırmasıyla birlikte spot ons altın fiyatları, jeopolitik desteklerin de gevşemesiyle 4.087 dolar seviyesine kadar geriledi. Teknik açıdan hareketli ortalamaların altına sarkan ons altında, satışların devamı halinde 4.027 dolar seviyesi en kritik ana destek noktası olarak izlenirken, yukarı yönlü tepkilerde 4.100 dolar eşiği ilk direnç konumunu sürdürüyor. Altındaki bu kan kaybına paralel olarak spot gümüş fiyatları da ons başına 63,15 dolar seviyelerine çekilerek endüstriyel olmayan metaller genelinde ayı piyasasını baskın hale getirdi.
Yapay zeka ve elektrifikasyon bakırı güçlü tutuyor
Enerji ve değerli metallerdeki sert çözülmeye karşılık, endüstriyel metaller grubu makroekonomik görünümden pozitif ayrışmaya devam ediyor. Özellikle veri merkezleri, yapay zeka altyapı projeleri ve küresel elektrifikasyon yatırımlarının merkezinde yer alan bakır fiyatları, ton başına 13.900 dolar seviyesindeki güçlü konsolidasyonunu bozmadı. Londra Metal Borsası genelinde imalat sanayi siparişlerinin güçlü kalması ve ticaret tariflerine yönelik küresel uzlaşı sinyalleri, endüstriyel metallerindeki aşağı yönlü riskleri sınırlandırarak fiyatların zirveye yakın seviyelerde dengelenmesini sağlıyor.
Tarım emtiasında rekolte artışı yeni dipleri getirdi
Küresel gıda arzına yönelik endişelerin hafiflemesi, Chicago Ticaret Borsası'nda işlem gören tarımsal emtia fiyatlarında aşağı yönlü bir kırılmayı tetikledi. ABD Tarım Bakanlığı tarafından yayımlanan Haziran ayı WASDE raporunda, Güney Amerika üretim tahminlerinin yukarı yönlü güncellenmesi piyasada arz fazlası baskısı yarattı. Raporda Arjantin mısır üretiminin 61 milyon tona, Brezilya rekoltesinin ise 138 milyon tona yükseltilmesiyle birlikte mısır vadeli kontratları yeni kontrat diplerini test etti ve teknik olarak aşırı satım bölgesine girdi. Soya fasulyesi vadeli kontratları da bu üretim artışı projeksiyonlarının baskısıyla gevşemeyi destekledi. Küresel buğday fiyatları ise Ukrayna ve Avustralya genelindeki elverişli hava koşullarının yarattığı olumlu kışlık hasat beklentileriyle son haftaların en düşük seviyelerine yakın bölgelerde dengelendi. Grubun yumuşak emtia tarafında yer alan kahve kontratlarında da benzer bir arz rahatlaması izlenirken, en büyük üretici Brezilya'da optimal hava şartlarının desteklediği olumlu rekolte görünümü, fiyatlardaki yukarı yönlü spekülatif primleri sınırlandırarak tarımsal emtia genelindeki gevşeme eğilimini pekiştirdi.