Gazeteci Ruşen Çakır, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Ahbaplar Suç Örgütü soruşturması kapsamında savcılığa ifade verdi. Çakır'ın savcılığa verdiği ifadesi ortaya çıktı.
'PARA TOPLANMASINA YARDIMCI OLMADIM'
Savcının 'Haluk Levent'i şubat depreminden önce tanır mıydınız? Tanımadıysanız kendi nam ve hesabına vatandaşlardan para toplamasına neden yardımcı oldunuz? Kendi paranızı Haluk Levent'e emanet eder miydiniz? Ettiniz mi?' sorusunu cevaplandıran Çakır 'Soruşturma dosyası hakkında bilgi sahibi oldum. Haluk Levent isimli kişiyi şahsen tanımam. Sadece kendisini sanatçı olması münasebetiyle bir vatandaş olarak bilirim. Soruşturma içeriğinde bulunan haber doğrudur bana aittir. Ben yapmıştım. Bu yapmış olduğum haber tamamen o dönem depremin oluşturduğu üzüntü sebebiyle ve deprem bölgesinde bulunan yine meslektaşlarımızın bizlere yansıtmış olduğu durumlarla ilgili olarak Ahbap Derneğinin depremzedelere ciddi yardımlarda bulunduğunu söylemeleri sebebiyle bu şekilde haberini yaptım. Herhangi bir şekilde para toplanmasına yardımcı olmadım. Tamamen bu yapılan haber o şartlarda bir durum değerlendirmesiydi. Şahsım olarak ve ailem tarafından da Ahbap Derneğine çok cüzi miktarda deprem bölgesine gönderilmek üzere yardımda bulundum' dedi.
Çakır 'Depremin ilk aylarından sonra Haluk Levent'le bir araya geldiniz mi? Başka organizasyonlarda yer aldınız mı?' sorusuna ise 'Ben beyanda da belirtiğim gibi Haluk Levent isimli şahsı tanımam. Hiç bir şekilde bir araya gelmedim. Savcılık makamı gerekli gördüğü takdirde HTS kayıtlarımı inceleyebilirler. Haluk Levent isimli şahsın başka yapmış olduğu herhangi bir organizasyonda da yer almadım' yanıtını verdi.

'MİLYARLARCA LİRA BUHAR OLDU, KENDİNİZİ SORUMLU HİSSEDİYOR MUSUNUZ?'
Çakır, 'Adınızın, kimliğinizin ve şöhretiniz kullanılarak oluşturulan güvenden dolayı milyarlarca lira buhar oldu, milyonlarca insan kandırıldı ve binlerce ailenin ihtiyaçları karşılanamadı. Kendinizi sorumlu hissediyor musunuz?' sorusuna ise 'Ben belirttiğim gibi o dönem deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bilgi vermesi Kızılay AFAD gibi kuruluşların yetersiz kaldığını, Ahbap Derneğinin ise fonksiyonel olarak çok yeterli bir şekilde yardım görevini yerine getirdiğini söylemeleri sebebiyle yapmış olduğum bir haberdir. Yukarıda da belirttiğim gibi tamamen bir durum değerlendirmesidir. Herhangi bir sorumluluk hissetmiyorum' şeklinde cevap verdi.
'HERHANGİ BİR KAZANÇ SAĞLAMAM OLMAMIŞTIR'
'Deprem döneminde yalnızca şüpheli ve müzahir dernek değil sizin de popülariteniz arttı. Toplum sizi samimi buldu. Bu dönemdeki faaliyetleriniz nedeniyle elde oluşturduğunuz güven maddi olarak size kazanç sağladı mı?' sorusuna Çakır, 'Ben 41 yıldır gazetecilik mesleğini ifa etmekteyim. Toplumun büyük bir kesimi uzun yıllardır yazılarımı okurlar haberlerimi değerlendirirler. Bu dernek sayesinde artan bir popülerliğim söz konusu değildir. Zaten tanınan bir kişiyim. Bu soruda yöneltilen kazanç sağlama hususunu kesinlikle kabul etmiyorum. Ülke deprem gibi bir afetten geçmişti. Herhangi bir kazanç sağlamam olmamıştır' yanıtını verdi.
'DEPREM BÖLGESİNDE VAATLERİNİ YERİNE GETİRİP GETİRMEDİĞİNİ KONTROL ETME İHTİYACI NEDEN DUYMADINIZ?'
Ruşen Çakır'a 'Haluk Levent hepinizi bir araya topladı arkasına oturttu. Vaatlerini tek tek sıraladı. Siz de dinlediniz. Birlikte görüntü vererek, savunarak, kitleleri yönlendirerek destek oldunuz. Sonrasında dönüp neden deprem bölgesinde vaatlerini yerine getirip getirmediğini kontrol etme ihtiyacı duymadınız?' sorusu soruldu. Çakır soruya 'Öncelikle şu hususun tekrar altını çizmek isterim ben Haluk Levent isimli şahıs ile hiçbir şekilde bir araya gelmedim. Haberde Ahbap Derneğinin faaliyetlinin yerinde olduğunu yazdım, bulunan muhabir meslektaşlarımızın bizlere ilettiği bilgiler doğrultusunda bu haberi yaptım. Yapılan yardımların yerine getirilip getirilmediği hususunu kontrol etme gibi bir imkanım yoktur. O dönem Ahbap Derneği hakkında soruşturma açılsaydı bugün soruşturmaya konu haber gibi açılacak soruşturmanın da haberini yapardım' dedi.
'BU DERNEĞİN MADDİ MANEVİ ZERRE KATKISI OLMAMIŞTIR'
'Devletin resmi organlarına güvenmediniz, güvenmediğinizi alenen beyan ettiniz. AFAD, İçişleri, Kızılay gibi 100 yıllık kurumların itibarını hedef aldınız. Devlet yerine şahıslara güvendiniz. Yüzlerce başka organizasyon varken neden Ahbap'ı tercih etme sebebiniz medyadaki görünürlüğünüzün ve popülaritenizin artmış olması mı?' sorusuna Çakır, 'Ben kesinlikle devletin hiçbir kurumunu aşağılamadım. Deprem bölgesinde bulunan meslektaşlarımızın bize vermiş olduğu bilgiler doğrultusunda AHBAP Derneğinin yardım konusunda iyi olduğunu yazdım. Kimseyi devletimize yada devletin kurumlarına güvenmeyin şeklinde telkinde bulunmadım. Bu yapılan haber bir yönlendirme değil bir durum değerlendirmesidir. Bu derneğe ilişkin yapmış olduğum haber tamamen oradaki insanların içerisinde bulunduğu zor durumdan bir önce kurtulmasını sağlamaktır. Yani bana bu derneğin maddi manevi zerre katkısı olmamıştır' yanıtını verdi.
'ÖZÜR DİLEYECEK MİSİNİZ?'
'Resmi makamların uyarılarını, kıskançlık olarak yorumladınız, tweet okuyarak koordinasyon yaptığınızı zannettiniz, bir çoğunuz deprem bölgesine dahi gitmediniz. 'Devlete giden parayı bilinmez Ahbap'a giden parayı doğru/samimi' ilan ettiniz. Özür dileyecek misiniz? Emeğinizin geçtiği bütün bağışları hak sahiplerine kendi kişisel servetinizden olmak üzere iade edecek misiniz?' sorusuna Çakır 'Benim yukarıda beyanda da belirttiğim gibi deprem bölgesine gitmediğim doğrudur. Fakat orada bulunan arkadaşlarımızdan sürekli olarak bilgi aldım. Onların yönlendirmesi neticesinde de gazetecilik görevim gereği toplumu aydınlatıcı bu haberi yaptım. Benim Haluk Levent ve bu dernekle uzaktan yakından bir ilişkim yoktur. 6 Şubat depremi ülkece ve milletimiz olarak tüm bireyleri zorluk içerisine düşüren bir durumdur. Burada insanlık adına yapmış olduğumuz her şey tamamen deprem bölgesinde mağduriyet yaşayan insanların bir nebze de olsa onlara faydalı olma anlayışıdır. Soruşturmalar neticesinde söz konusu Ahbap Derneğinin mağdur insanlara yardım niteliğinde dağıtılması gereken paraların şahsi sebepler ile kullanıldığının öğrenmiş oldum. Bir derneğin bu şekilde hareket etmesi gerçekten çok üzücü. Bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak da ve yine bir gazeteci olarak da beni üzmüştür. Ben de bu derneğe yardımda bulundum. Umarım bir an önce suçlu olan kişilerin cezalandırılmasının gerçekleşmesini isterim. Benim söz konusu olaya ilişkin olarak bildiklerim bunlardan ibarettir. Savcılık makamı tekrar bilgime başvurulmasını gerekli gördüğü takdirde de her zaman savcılığa gelip yardımcı olmak isterim' şeklinde yanıtladı.
Gazeteci Özlem Gürses, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen AHBAP'lar suç örgütü soruşturması kapsamında İstanbul Adalet Sarayı'nda savcılığa ifade verdi. Gürses'in savcılık ifadesi ortaya çıktı.
'AHBAP DERNEĞİNİN VE BABALA TV ORGANİZASYONUNUN DENETLENMESİNİ ÖNERDİM'
Gazeteci Özlem Gürses ifadesinde '1996 yılından beri gazetecilik yaparım. An itibari ile SZC TV hafta sonu ana haber bültenini sunuyorum. Bana sorduğunuz 2023 yılı Kahramanmaraş merkezli deprem felaketinin yaşandığı dönemde işsizdim. Bu husus SGK kayıtlarından teyit edilebilir. Ekranlarda deprem nedeni ile bulunmadım. Yalnızca birkaç youtube yayınına katıldım ve münferit tweetler attım. Tweetlerimde genel olarak o dönem yoğun bağış toplayan Ahbap Derneğinin ve birlikte çağrı yayınları yapan Babala TV organizasyonunun denetlenmesini önerdim. Bunun için daha önceden tanıştığım ekonomi muhabiri Artunç Kocabalkan'ın tweetini alıntılayarak Haluk Levent'i etiketledim. Benim Haluk Levent ile herhangi bir şahsi tanışıklığım yoktur' dedi.
'LAKAYIT BİR TAVIR İLE DEPREMZEDELERDEN BAHSEDİYORDU'
Gürses ifadesinin devamında, 'Haluk Levent ile deprem öncesinde röportaj, özel haber dahil hiçbir çalışmam olmadı. Yalnızca depremin 3. yıl dönümünde Hatay'dan direkt bağlantı ile canlı yayına konuk almıştık. Bu yayında kendisi ofis sandalyesinde lakayit bir tavır ile depremzedelerden bahsediyordu. Kendisinin deprem acılarını yaşayan insanların yanındaki hal ve hareketlerini yanlış bulduğumu rejideki arkadaşlarıma iletmiştim. Bu yayın deprem bölgesinde geçen zaman içerisindeki durumu değerlendirdiğimiz ve vaatleri sorguladığımız bir içerikte idi. Bu yayında müteahhiti kaçan projelerde mağdur olan 2 depremzede avukatı konuk alıp durumun vahametini anlatmıştım. Buradan da deprem sonrası verilen sözlerin peşinde olduğumu görebilirsiniz. Bu yayına ilişkin dökümü avukatım sunmaya hazırdır. Yayın youtubede herkese açık şekilde durmaktadır' şeklinde konuştu.

'BENİM GİBİ TOPLUMUN ÖNÜNDE BULUNAN KİŞİLERİN İTİBARINI KULLANARAK BAĞIŞ TOPLANDISA BİZZAT ŞİKAYETÇİ OLACAĞIM'
Özlem Gürses, 'Ben uzun yıllardır medya sektöründeyim. Daha önce Süleyman Mercümek, Oktar Babuna, Adnan Oktar gibi toplumun vicdanını kanatan organizasyonları bizzat haberleştirmiştim. Hatta 90'larda Oktar Babuna için ilik nakli çağrısı yapılırken dönemin Sağlık Bakanı Osman Durmuş toplumun genetik yapısını istihbarat örgütlerine aktarıldığını söylemişti. Bu dönemlerdeki tecrübeler ile sivil toplum kuruluşlarına yaklaşımım oldukça şüphecidir. Çünkü Türk halkı çok fazla kez travmalar yaşamıştır. Benim Ahbap ve Babala'ya dair tüm çağrılarım şeffaf şekilde denetlenmeleri içindir. Hiçbir zaman yayınlarına katılıp kendileri için yardım istemedim. Eğer ben ve benim gibi diğer toplumun önünde bulunan kişilerin itibarını kullanarak bağış toplandı ise buna ilişkin tespitlerin ortaya çıkması ile bizzat şikayetçi olacağım. Çünkü iletişim ve koordinasyonsuzluk nedeniyle ortaya çıkan ihtiyacın kötü niyetli olarak kullanılması en hafif tabirle vicdansızlıktır. Deprem döneminde toplumda var olan görüş ayrılıkları nedeni ile farklı yerlere yardım iradesi mevcuttu. İnsanlar bazı derneklere güvenmeyip bazı derneklere daha çok itimat ediyordu. Ben yoğun bağış aldığını düşündüğüm Ahbap'ın bağımsız organ tarafından denetlenmesi çağrısını yaptım. Tweetlerimde yalnızca Ahbap ve Babala'yı düzeltmeye çalışıp ön plana çıkardığım yönündeki tespitlere katılmıyorum. Ben Afad'a, Kızılay'a ve diğer sivil toplum kuruluşlarına eşit mesafedeydim. Herhangi birine yönelik ilave çağrım olmadı. Devlet ve hükümet ayrımını bilirim. Devlet kurumlarına her zaman saygı duyar, işlerini yapmaları için gerekli desteği sağlarım. Ancak Kızılay bir devlet kurumu değildir. Tıpkı Ahbap' ın denetlenmesi gerektiği gibi Kızılay da denetlenmelidir. Deprem döneminde vatandaşlarda Kızılay'ın çadır satması ile alakalı tereddütler oluşmuştu. Bu nedenledir ki Cumhurbaşkanı gereğini yaparak yönetimi değiştirmiştir' dedi.
'BEN ÖZÜR DİLEMEYİ GEREKTİRECEK BİR ŞEY YAPMADIM'
Özlem Gürses 'Afet dönemlerinde asıl ihtiyaç vatandaşların bir an önce barınma ve yiyeceğe kavuşturulmasıdır. Kim tarafından yapıldığı ve diğer detaylar önemsizdir. Ben herhangi bir kurumu parlatma çabası göstermedim. Bu nedenle sorumluluk hissetmiyorum. Eğer bilgim dışında soruşturmaya konu özneler beni kullandı ise az önce bahsettiğim gibi şikayetçi olacağım. Sayın savcılık dolandırıcılık ve hırsızlık konulu bu çok çirkin isnatları en kısa sürede ortaya çıkarmalıdır. Türk halkı bu çirkin eylemleri hak etmemektedir. Eğer deprem sürecinde örgütsel yapı kuruldu ise ve yardım etmeyenlere linç furyası başlatıldı ise ben bunun farkında değildim. Yine Ahbap ve Babala'nın tabiri caiz ise rakibi kurumundaki sivil toplum kuruluşlarına çağrı yapanlar karalanıyor ise bunu da fark etmedim. Ben tamamen şeffaflığa olan inancım nedeni ile çağrı yaptım. Bu denli büyük bir travma içerisinde iken bunu düşündülerse yazıklar olsun. Türk yargısı geçen 3 sene içerisinde durumu somut olarak belirleyecek verilere sahiptir. Haluk Levent sürekli kamu görevlileriyle ve sahada fotoğraflar vererek insanların kafalarını karıştırdı. Ben özür dilemeyi gerektirecek bir şey yapmadım. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir' dedi.
Oyuncu Hazal Kaya, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 'Ahbaplar Suç Örgütü' soruşturması Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'nde savcılığa ifade verdi. Ünlü oyuncu ifadesinin alınmasının ardından adliyeden ayrıldı.
'HALUK LEVENT'LE HİÇ YÜZ YÜZE GÖRÜŞMEDİM'
İfadesinde Haluk Levent ile olan iletişimine değinen Hazal Kaya, 'Haluk Levent'i 2020 yılında kendisinin SMA'lı çocuklar hakkında yaptığı yardım faaliyetlerine ilişkin ben de aynı şekilde yardım faaliyetlerinde bulunmam sebebiyle bana telefonla ulaştı. Kendi benzer yöndeki faaliyetlerinden bahsetti ama somut bir yardım talebinde bulunmadı. Hem bu süreçte hem de sonraki süreçte kendisi ile hiç yüz yüze görüşmedim. Aynı şekilde telefonla da başkaca görüşmemiz olmadı. Bu nedenle bir tanışıklığımız bulunmamaktadır' dedi.
'YAYINA KENDİ İSTEĞİMLE KATILMAK AMACIYLA GİTTİM'
Deprem döneminde yardım faaliyetlerine destek olmak amacıyla Babala TV'nin canlı yayınına katıldığını belirten Kaya, 'Deprem döneminde ben de her Türk vatandaşı gibi yardımda bulunmak istedim. O sırada Babala TV'nin canlı yayınını gördüğümde kendim katılmak amacıyla yayının yapıldığı ofise gittim. Buraya gitmem konusunda herhangi birinin çağrısı veya yönlendirmesi olmadı' ifadelerini kullandı.
Kaya, deprem döneminde yaptığı sosyal medya paylaşımlarının yardım amacı taşıdığını belirterek, 'Oradaki beyanlarımız ve sonrasındaki süreçte şahsi sosyal medya hesaplarımdan yaptığım paylaşımlar tamamen depremden zarar görmüş insanlara yardımcı olmak kastıylaydı' dedi.

'AHBAP'A 120 BİN TL BAĞIŞ YAPTIM'
Deprem döneminde hamile olduğunu ve yaşananlardan duygusal olarak etkilendiğini ifade eden Kaya, yardım faaliyetlerine ilişkin, 'Depremde birçok hamile kadın veya çocuk da etkilendiği için özellikle kendimi yardım etmek zorunda hissettim. Bu sebeple elimden geldiğince yardımlarda bulundum. AHBAP'a şahsen 120 bin TL bağış yaptım' şeklinde konuştu.
Kaya, AHBAP'a yaptığı bağış nedeniyle kendisinin de mağdur olduğunu belirterek, 'Yaptığımız bağışların bu şekilde Haluk Levent tarafından suistimal edilmesi sebebiyle ben de mağdurum. Güvenimizin bu şekilde zedelenmesi nedeniyle çok üzgünüm. Yaptığım bağışın nereye gittiğini öğrenmek istiyorum. Bu yönde ben de şikayet hakkımı gerekli olursa kullanacağım' dedi.
'İNSANLARIN İYİ DUYGULARININ SUİSTİMAL EDİLMESİNİ TOPLUMA YAPILAN BİR KÖTÜLÜK OLARAK DEĞERLENDİRİYORUM'
AHBAP'ın deprem dönemindeki faaliyetlerinin kendilerinde güven oluşturduğunu belirten Kaya, 'AHBAP Derneği'nin o süreçte kullanacağı çadırları Kızılay'dan temin etmesi veya çeşitli kamu görevlilerinden destek içeren açıklamalar paylaşması bizde de o dönem bir güven duygusu oluşturmuştu. Geldiğimiz noktada bu duygumuzun ve bizim kamuoyu nezdinde bilinirliğimizin kullanılarak insanlardan bağış toplanmaya çalışılmasını topluma yapılan bir kötülük olarak değerlendiriyorum' dedi.
'BAĞIŞLARI BAHİS VE KUMARDA HARCAMAK ALÇAKÇA BİR HAREKET'
İfadesinde basında yer alan iddialara da değinen Kaya, 'Basından öğrendiğim kadarıyla savunmasında dayandığı hususları korkunç bir şey olarak buluyorum. Hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır' dedi.