Ana içeriğe geç

Trump'tan İran'a karşı taktik değişikliği: Savaş seçeneği masada

ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'a karşı topyekün bir savaş başlatma olasılığını değerlendirdiği ancak şimdilik diplomatik yoldan ilerleme kararı aldığı öne sürüldü. Trump, müzakerelerin Tahran ile nükleer anlaşma için belirlenen son tarih olan 18 Ağustos tarihini aşması durumunda bunun kendisi için sorun teşkil etmeyeceğini yardımcılarına iletti. ABD Başkanı, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ile son günlerde askeri seçenekler üzerine yoğun görüşmeler yaptı.

Trump'tan İran'a karşı taktik değişikliği: Savaş seçeneği masada
Hürriyet
16

İran ile devam eden nükleer müzakerelerde diplomatik çözümden yana tavır koyan ABD Başkanı Donald Trump, askeri seçenekleri de masada tutuyor. ABD'li yetkililerden edinilen bilgilere göre Trump, Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Caine ile İran'a yönelik tam ölçekli saldırıların yeniden başlatılması konusunda kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Görüşmelerde, bazı yetkililerin "işi bitirmek" olarak nitelendirdiği askeri müdahale seçeneği masaya yatırıldı. Trump'ın şu ana kadar nihai bir karar vermekten kaçındığı öğrenildi.

Trump'ın yardımcılarına, tam ölçekli saldırıların bir başka turunun diplomasiyi rayından çıkarabileceğini ve Washington'ın İran'ın nükleer programını nihayetinde ortadan kaldırma şansını zedeleyebileceğini söylediği belirtildi. Trump, yardımcılarına görüşmelerin Tahran ile nükleer anlaşma için belirlenen 18 Ağustos tarihini aşması durumunda da bunun sorun oluşturmayacağını bildirdi.

DİPLOMASİ VE ASKERİ SEÇENEKLER ARASINDAKİ DENGE

Trump, İran'ın "mutabakat zaptını" ihlal etmesi durumunda tek seferlik hava saldırıları emri vermekten şu an için memnun olduğunu belirtti. Bu yaklaşım, hafta sonu yaşanan karşılıklı çatışmaların ardından iki hafta önce sağlanan kırılgan ateşkesi baltalama riskini taşıyor. Pentagon'un bir başkanın çatışmadaki askeri seçeneklerine ilişkin bilgilendirmeleri alışılmadık bir durum değil; Trump, İran konusunda düzenli olarak resmi ve ani toplantılar gerçekleştiriyor.

Wall Street Journal'ın (WSJ) haberine göre, son görüşmeler, Trump'ın Tahran'la yaşanan çıkmazı aşmanın yollarını aradığını ve savaşa geri dönme olasılığını henüz dışlamadığını ortaya koydu. Bazı yetkililer, çatışmanın yeniden başlamasının, çokça övülen İran anlaşmasının başarısız olduğunun zımni bir kabulü olacağını belirtti. Trump yaptığı açıklamalarda, görüşmelerin başarılı geçtiğini ve görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması durumunda askeri seçeneklerin elinde olduğunu söylemişti.

Geçen hafta gazetecilere verdiği demeçte Trump, "İstediğim her şeye razı oluyorlar ve olmak zorundalar. Aksi takdirde, geri dönüp yapmamız gerekeni yaparız," ifadelerini kullanmıştı.

ABD kuvvetlerinin Orta Doğu genelinde askeri hareketliliği sürüyor. Haaretz gazetesinin bildirdiğine göre, ABD askeri uçakları geçtiğimiz haftalarda Orta Doğu'daki ABD üsleri ile Avrupa'daki karargahlar arasında çok sayıda uçuş gerçekleştirdi.

'TRUMP DİPLOMASİYİ TERCİH EDİYOR'

WSJ'ye konuşan Beyaz Saray'dan bir yetkili, Trump'ın her zaman diplomasiyi tercih ettiğini ve İranlıların ABD ile iyi bir anlaşma yapmasının akıllıca olacağını ifade etti.

Fox News'e röportaj veren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump'ın yaklaşımını destekleyerek, "Başkan'ın bize söylediği şey şu: Sorunu çözün, müzakerelerin nereye varacağını görün. Eğer diplomatik tarafta başarılı bir çözüme ulaşamazsak bile, hala birçok seçeneğimiz var. ABD halkı için çok şey başardık" dedi.

Katar, Trump'ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner'in, yeni bir müzakere turu için salı günü Doha'ya geldiğini bildirmişti. Witkoff ve Kushner, İranlı muhataplarıyla doğrudan değil, arabulucular vasıtasıyla görüştü. Her iki ülkeden teknik uzmanların da bu hafta dolaylı görüşmeler yapması bekleniyor.

Trump'ın özel temsilcileri Jared Kushner ve Steve Witkoff

KRİTİK ANLAŞMAZLIKLAR SÜRÜYOR

ABD ve İran, 60 günlük görüşmeler konusunda anlaşmaya vardıktan sonra bir haftadan fazla süredir müzakereler yürütüyor. En önemli anlaşmazlık noktalarından biri, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilerden milyarlarca dolar hizmet bedeli talep etme ısrarı oldu. ABD ise savaş başlamadan önce olduğu gibi, boğazdan geçişin serbest olması gerektiğini savunuyor.

Tahran ayrıca, Trump'ın İran'ın bu konuda zaten taahhütte bulunduğunu ısrarla belirtmesine rağmen, nükleer çalışmalarına yönelik ciddi kısıtlamaları kabul etmeyeceğini bildirdi.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright salı günü Fox News'te yaptığı açıklamada, "İran henüz hiç işbirliği yapmadı" değerlendirmesinde bulundu.

Wright, ABD ordusunun gemilere refakat etme çabalarının küresel petrol arzının toparlanmasının tek nedeni olduğunu iddia ederek, "İran olsun ya da olmasın, Hürmüz Boğazı'ndan enerji akışını sağlayacağız. Elbette, onların işbirliğiyle daha iyi olur. Nükleer programlarına son vermek istiyoruz" dedi.

ABD Enerji Bakanı Chris Wright

KRİZ İLETİŞİM HATTI KURMA ÇABASI

Gerilimi azaltmak amacıyla ABD, Devrim Muhafızları Ordusu ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) arasında bir kriz iletişim hattı kurma girişiminde bulundu. Bazı ABD yetkilileri bu çabayı Washington ve Tahran arasındaki ilişkilerin iyileştiğinin bir kanıtı olarak gösterirken, diğerleri girişimin henüz müzakere aşamasında olduğunu belirtti. Beyaz Saray yetkilisi, çatışmayı önleme kanalının açık olduğunu ve her iki tarafça da zaten kullanıldığını ifade etti.

'DESTANSI ÖFKE' OPERASYONU VE SONRASI

28 Şubat'ta başlayan Destansı Öfke Operasyonu boyunca, ABD güçleri İran genelinde 13 binden fazla hedefi vurmuş ve Tahran'ın konvansiyonel füze ve insansız hava araçlarından (İHA) oluşan cephaneliğinin bir kısmını ve yeni silah üretme kabiliyetini yok etmişti. Mart ayı sonlarında, ABD ordusundan yetkililer Trump'a İran'ın askeri tehdidini tamamen ortadan kaldırmak için birkaç haftaya daha ihtiyaç duyacaklarını bildirmişti. Trump, 7 Nisan'da ilk ateşkesi kabul etmişti.

Bazı ABD'li yetkililer, Trump'ın o zamandan beri büyük ölçekli operasyonlara izin vermeyi defalarca reddettiğini belirtti. Trump, İran'ı tamamen yok etmekle ve İran'ın petrol ihracat merkezi Hark Adası'nı ele geçirmekle tehdit etti ancak her iki durumda da geri adım atarak diplomatik görüşmelere döndü. Trump daha önce yardımcılarına, savaşı ancak İran ABD askerlerini öldürürse yeniden başlatacağını söylemişti.

Destansı Öfke Operasyonu, ABD Donanması'nın İran'a saldırısı Kaynak: CENTCOM

TRUMP'IN SAVAŞ VE BARIŞ ARASINDAKİ TEREDDÜTÜ

Haziran ayında yaptığı açıklamada Trump, "Eğer gidip bombalarsak, ki bunu istersek çok kolay yapabiliriz, ve iki üç hafta daha bombalamaya devam edersek, ellerinde hiçbir şey kalmayacak ama boğaz aylarca açılmayacak. Bombardımanı yaparsak, çok sayıda insan ölecek. Bunu kim ister? Ben istemem" demiş ve bir anlaşmanın "bombardıman yapmaktan daha güçlü" olacağını sözlerine eklemişti.

İran ve ABD, geçen hafta karşılıklı saldırılara yeniden başladı ancak yaklaşık 1 hafta süren krizden sonra taraflar ateşkese geri döndü. Trump, pazartesi günü İran'ın Doha'da görüşme talep ettiğini öne sürerek temsilcilerini Katar'a göndereceğini duyurmuştu. ABD Başkanı, müzakereler süresince yaşanan çoğu krizde olduğu gibi İran'ı Hürmüz Boğazı açılmazsa saldırmakla tehdit etmişti. İran, Hürmüz Boğazı'nın yalnızca Devrim Muhafızları ile koordinasyon sağlayan gemilere açık olacağını kaydetti. Trump'ın son saldırı tehdidinden bu yana Hürmüz'ün durumunda bir değişiklik olmadı.

ORTA YOL STRATEJİSİ

Washington'daki Brookings Enstitüsü düşünce kuruluşunda İran uzmanı ve Dış Politika Çalışmaları Başkan Yardımcısı Suzanne Maloney, Trump'ın elinde savaştan başka seçenekler de bulunduğunu söyledi. ABD, Tahran'ın umutsuzca istediği milyarlarca dolarlık dondurulmuş İran fonuna erişimi yavaşlatabilir veya İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kontrol etme çabalarının bedelini artırmaya devam edebilir.

Maloney, "Bu orta yol stratejisinin gerçek sınırlamaları var" diyerek Trump'ın yeniden tam ölçekli bir savaş istemediğini savundu.

İran'ın Hürmüz'deki trafiği aksatma yeteneğine sahip olduğunu belirten Maloney, "Ancak ABD'nin öngörülebilir misillemeleri ve ekonomik teşviklerin uyumluluğa bağlanması, Tahran'ı elindeki kozları fazla kullanmamaya ikna edebilir" diye konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler