Yazın en sevilen lezzetlerden biri olan deniz börülcesi hem tadı hem de besleyici özelliği ile sofraların yıldızları arasında yer alıyor. Deniz kenarlarında yetişen bu bitki, içeriği ile zengin olmasıyla diyet listelerinin de başında yer alıyor. Ancak her sağlıklı ürün gibi deniz börülcesinde de fazla tüketim ciddi sorunlara neden oluyor. Deniz börülcesi hakkında merak edilenleri ve tüketim sırasında dikkat edilmesi gerekenleri Atlas Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nilay Sampanoglou Cansever anlattı.
YAZIN EN SEVİLEN LEZZETİ DENİZ BÖRÜLCESİNE DİKKAT!
Yazın sofraların en sevilen lezzetleri arasında yer alan deniz börülcesi, vitamin ve mineral açısından oldukça faydalıdır. Zengin içeriğiyle dikkatleri üzerine çeken deniz börülcesi sadece yazın sofralar da değil diyet listelerinin de başında yer alıyor. Özellikle de yaz ayında zayıflamaya çalışan ya da sağlıklı kilo vermek isteyen kişilerin sıklıkla tükettiği deniz börülcesi, fazla tüketilmesiyle ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor. Peki, deniz börülcesi nedir?
Deniz börülcesi nedir?
Deniz börülcesi, kıyı bölgelerinde ve tuzlu bataklık alanlarda yetişen bitkiler arasında yer alır. Yüksek tuz oranına sahip olan topraklarda büyüyebilen bu bitki, yeşil ya da kırmızı renklerde olabilir. Ayrıca deniz börülcesi Akdeniz mutfağında da salata, garnitür ya da deniz ürünlerinde sıklıkla kullanılır.
Deniz börülcesinin faydaları nelerdir?
Deniz börülcesi, magnezyum, potasyum, kalsiyum ve demir gibi mineralleri içerdiğinden kas fonksiyonlarının korunmasına, kemik sağlığının desteklenmesine ve vücudun elektrolit dengesinin sürdürülmesine yardımcı oluyor. Ayrıca içinde bulunan lifler sayesinde de bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı oluyor. Hatta yeterli lif tüketimini artırırken kabızlık riskini de azaltıyor, bağırsak sağlığının da korunmasına yardımcı oluyor.
- Sindirimi destekler,
- Bağışıklığı düzenler,
- Kabızlık riskini azaltır,
- Kan şekerini dengeler
Deniz börülcesi genel olarak hafta da 1 ya da 2 kez bir porsiyon olacak şekilde tüketilmesi gerekiyor. Genellikle de haşlanmış şekilde tüketilmesi öneriliyor. Çünkü içinde bulunan yoğun tuz nedeniyle her gün tüketime uygun olmadığı biliniyor. Deniz börülcesini yaparken haşlanma suyunun ilk olarak dökülmesi, içerdiği tuz miktarının azalmasında yardımcı oluyor.
Antioksidan için değerli olduğu bilinen deniz börülcesinin düzenli ve kontrollü bir şekilde tüketilmesiyle tokluk hissi verirken, ayrıca da içerisinde bulunan A ve C vitamini ile de bağışıklık sağlığına yardımcı olur. Bu da göz ve cilt sağlığının korunmasına yardımcı olur.
Peki, yaz aylarının en çok sevilen lezzetlerinden biri olan deniz börülcesi fazla tüketildiğinde ne olur? İşte bu sorunun cevabını Atlas Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nilay Sampanoglou Cansever anlattı.
Atlas Üniversitesi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Nilay Sampanoglou Cansever: Her besinde olduğu gibi deniz börülcesinin aşırı tüketimi de bazı sağlık sorunlarına yol açabilir. Deniz börülcesinin en önemli özelliği doğal olarak yüksek miktarda sodyum içermesidir. Fazla tüketilmesi; kan basıncının yükselmesine, vücutta sıvı tutulmasına, ödem oluşmasına, kalp ve damar hastalıkları açısından risk taşıyan bireylerde sağlık sorunlarının artmasına neden olabilir.
Beslenme ve Diyet Uzmanı Nilay Sampanoglou Cansever: Böbrek fonksiyonları yeterince çalışmayan kişiler fazla sodyumu vücuttan uzaklaştırmakta zorlanabilir. Yüksek tansiyon hastalarının günlük tuz tüketimini sınırlandırmaları gerekir. Deniz börülcesi doğal olarak tuz içerdiği için bu kişilerde kontrollü miktarda tüketilmelidir. Bazı kişilerde aşırı miktarda tüketildiğinde mide hassasiyeti, şişkinlik veya sindirim sistemi rahatsızlıkları görülebilir. Özellikle ilk kez tüketen kişilerin küçük porsiyonlarla başlaması daha uygun olabilir.
Deniz börülcesi genellikle ilkbahar sonu ve yaz aylarında hasat edilemeye başlanır. Türkiye’de Ege ve Akdeniz kıyılarında yaygın olarak tüketilen bitkiler arasında yer alır. Ancak kirli sularla yetişen bitkiler ağır metal ve çevresel kirleticileri bünyesinde biriktirmesiyle de bilinir. Bu sebeple hazırlanmadan önce bol suyla yıkanmalı, kısa süre haşlandıktan sonra sert lifli kısmı ayrılmalı ve mümkünse ilave tuz kullanılmamalıdır. Zeytinyağı ve limonla hazırlanması hem lezzetini artırır hem de sağlıklı bir tüketim şekli sunar.