Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun 25 Mart 2009'da helikopter kazasında yaşamını yitirmesine ilişkin soruşturma kapsamında yeni bir operasyon düzenlendi. Dün sabah 30 adrese eş zamanlı baskın yapan ekipler, "silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak" ile "tasarlayarak kasten adam öldürme" suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüpheliden 25'ini gözaltına aldı.
Gözaltına alınanlar arasında, olay tarihinde Hava Harp Okulu Kurmay Başkanı olarak görev yapan Ali Armağan, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Kaza Kırım Heyeti Başkanı Nedim Bakırhan, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik Marmaris suikast girişiminden hüküm giyen Davut Uçum ve Aydın Özsıcak ile dönemin Kahramanmaraş Emniyet İstihbarat Müdür Yardımcısı Dursun Özmen de yer aldı.
FETÖ'CÜ ADİL ÖKSÜZ İLE BAĞLANTILI
Soruşturmada, olayın meydana geliş şekli ile kazanın ardından delillerin karartıldığına ilişkin yeni bulgulara ulaşıldığı belirtildi.
İstanbul'da gözaltına alınan Ali Armağan'ın, firari FETÖ yöneticisi Adil Öksüz ile 152 telefon görüşmesi yaptığı tespit edildi. Armağan'ın eşi Şerife Armağan da operasyon kapsamında gözaltına alınırken, daha önce Adil Öksüz'ün evinde yapılan aramalarda ele geçirilen bir kitap kapağında Şerife Armağan'ın parmak izine rastlandığı kaydedildi.
YAKIN UÇUŞ YAPIP TÜRBÜLANSA NEDEN OLDU
Soruşturmada Ali Armağan'ın, olay günü kullandığı F-4 savaş uçağıyla Muhsin Yazıcıoğlu'nun bulunduğu helikopteri takip ettiği ve helikoptere yakın uçuş yaparak türbülansa neden olduğu iddiası da yer aldı. Olay anını kapsayan radar kayıtlarında bulunan 4 dakikalık boşluk nedeniyle iki savaş uçağının helikoptere ne kadar yaklaştığı uzun süre tespit edilemezken, savcılığın yeni radar kayıtlarına ulaştığı öğrenildi.
ENKAZDAN KRİTİK PARÇALAR SÖKÜLDÜ
Soruşturma dosyasına göre, helikopter enkazını arama çalışmalarına katılan Davut Uçum ve Aydın Özsıcak'ın, Kenan Köksal ve Şıhmehmet Sevdim ile birlikte helikopterin kritik parçalarını söktüklerine ilişkin görüntüler de dosyaya girdi.
15 Temmuz darbe girişiminde Marmaris'te Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik saldırı nedeniyle "Cumhurbaşkanına suikast girişimi" ve "yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle kasten öldürme" suçlarından dörder kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan Uçum ve Özsıcak'ın, Yazıcıoğlu dosyasında daha önce yalnızca "hırsızlık" suçlamasıyla yargılandıkları belirtildi.
ARAMA ÇALIŞMALARINI GECİKTİRDİ
Gözaltına alınan isimlerden Dursun Özmen'in ise olay günü enkaz henüz bulunmamışken "Yazıcıoğlu'nun bacağı kırık, hastaneye kaldırılıyor" şeklinde bilgi notunu çevre illere göndererek arama kurtarma çalışmalarını aksattığı iddia edildi.
Özmen'in daha sonra Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı olarak görev yapan Ramazan Akyürek'in özel kalem müdürlüğünü yaptığı, Akyürek'in ise Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği dönemde Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı görevinde bulunduğu belirtildi.
"BİZİM MUHSİN"DEN "ALDANAN MUHSİN"E
FETÖ, 2000'li yılların başında Yazıcıoğlu için "samimi ve müspet" bir cemaatti. O dönem Yazıcıoğlu, Zaman gazetesinde Ekrem Dumanlı'yı ziyaret ederken kapıda karşılanıyor, uzun görüşmeler yapıyorlardı. O dönem yapı çevresinde ona "Bizim Muhsin" deniliyordu.
Ancak Yazıcıoğlu 'Kürdistan' adı altında ikinci bir İsrail Devleti kurulmasına ve Diyarbakır'ın BOP parçası olmasına karşıydı. Hayatını kaybetmesinden aylar önce, Ekrem Dumanlı'yı bir kere daha Zaman gazetesinde ziyaret etti. Bu kez güvenlik görevlisi, Yazıcıoğlu ve beraberindekileri kapıda durdurdu; kimlik istedi.
Yazıcıoğlu'nun helikopteri ile 25 Mart Çarşamba günü bağlantı kesildi. Naaşına 27 Mart Cuma günü ulaşılabildi. Fetullah Gülen olaydan sonra, "Aldanırsanız, böyle kurban gidersiniz. Bir perşembe günü akşamı vefat edersiniz, bir cuma günü cenazenize ulaşırlar." demişti.
Odatv.com