Ana içeriğe geç

Küresel alarm: Devletler rekor borçlanmaya koştu

Artan savunma harcamaları, enerji dönüşümü yatırımları ve pandemi döneminden kalan borçların geri ödemeleri, hükümetleri rekor düzeyde tahvil ihracına yöneltti. Küresel borçlanma hız kazanırken, yatırımcılar yükselen riskler nedeniyle daha yüksek getiri talep ediyor.

Küresel alarm: Devletler rekor borçlanmaya koştu
Odatv
16

Küresel ekonomide artan jeopolitik riskler, savunma harcamalarındaki yükseliş ve kamu destek programları hükümetlerin finansman ihtiyacını rekor seviyelere taşıdı. Bloomberg'in derlediği verilere göre, birçok ülke 2026'nın ilk yarısında tarihinin en yüksek tahvil ihraçlarından bazılarını gerçekleştirirken, kamu bütçeleri üzerindeki baskı da giderek artıyor.

KAMU MALİYESİNDE YENİ DÖNEM

Pandemi döneminde uygulanan düşük faiz politikalarının ardından hükümetler bu kez farklı ekonomik zorluklarla karşı karşıya kaldı. Enerji fiyatlarındaki yükseliş, savaşların tetiklediği maliyet artışları ve vatandaşları korumaya yönelik destek paketleri kamu harcamalarını önemli ölçüde artırdı.

Bunun yanı sıra birçok ülkede yaşlanan nüfus yapısı ve yükselen faiz oranları da bütçe açıklarının büyümesine neden oluyor. Artan harcamalar, hükümetleri daha fazla borçlanmaya yönlendirirken küresel tahvil piyasalarında da hareketlilik yaratıyor.

SAVUNMA VE YEŞİL DÖNÜŞÜM HARCAMALARI ETKİLİ

Uzmanlara göre tahvil arzındaki güçlü yükselişin temel nedenlerinden biri kamu yatırımlarındaki artış. Danske Bank Başanalisti Jens Peter Sorensen, özellikle savunma harcamaları, altyapı yatırımları ve enerji dönüşüm projelerinin hükümetlerin finansman ihtiyacını hızla artırdığını belirtiyor.

Bu kapsamda Almanya, savunma ve altyapı yatırımlarını desteklemek amacıyla mali kurallarda esnekliğe giderek yıl içinde yaptığı üç ihraçla 14 milyar euro kaynak sağladı. Avrupa Birliği de savunma kapasitesini artırmak ve enerji dönüşümünü hızlandırmak amacıyla üye ülkelerin ek harcamalar yapabilmesine olanak tanıyan bütçe düzenlemelerini hayata geçirdi.

İTALYA BORÇLANMADA ZİRVEYİ BIRAKMADI

Son on yılın büyük bölümünde Avrupa'nın en fazla borçlanan ülkesi konumunda bulunan İtalya, 2026'nın ilk yarısında yaklaşık 70 milyar euro borçlanarak bu alandaki liderliğini sürdürdü.

İngiltere, Belçika ve Sırbistan tarihlerindeki en büyük tahvil satışlarına imza atarken, Avustralya ve Meksika da yüksek ihraç hacimleriyle dikkat çeken ülkeler arasında yer aldı.

YATIRIMCILAR DAHA YÜKSEK GETİRİ İSTİYOR

Orta Doğu'daki çatışmaların yarattığı enflasyon baskısı ve merkez bankalarının faiz politikalarına ilişkin beklentiler tahvil getirilerinin yükselmesine neden oluyor. Buna rağmen yatırımcıların özellikle kısa vadeli devlet tahvillerine ilgisi güçlü kalmayı sürdürüyor.

TwentyFour Asset Management Portföy Yöneticisi Johnathan Owen, hükümetlerin mevcut piyasa koşullarını önemli bir fırsat olarak değerlendirdiğini belirterek, yüksek finansman ihtiyacının ve yaklaşan borç geri ödemelerinin yeni ihraçlarla karşılandığını ifade etti.

Ancak yatırımcıların artan riskler nedeniyle daha yüksek getiri talep ettiği görülüyor. ABD'nin mayıs ayında gerçekleştirdiği 30 yıllık tahvil ihalesinde getiri oranı 2007'den bu yana ilk kez yüzde 5'in üzerine çıktı. İngiltere'nin nisan ayında gerçekleştirdiği 15 milyar sterlinlik tahvil satışı da küresel finans krizinden sonraki dönemin en yüksek getiri seviyelerinde gerçekleşmesine rağmen yoğun talep gördü.

PANDEMİ BORÇLARI GERİ DÖNÜYOR

Borçlanma hacmindeki yükselişi hızlandıran önemli unsurlardan biri de pandemi döneminde çıkarılan tahvillerin vadesinin dolmaya başlaması oldu.

Natixis'in analizine göre Euro Bölgesi ülkelerinde yeniden borçlanma işlemleri 2026 yılında yüzde 26 artış gösterdi. Bu oran, toplam sendikasyon ihraçlarındaki yıllık yüzde 11'lik büyümenin oldukça üzerinde gerçekleşti.

Natixis Faiz Stratejisti Theophile Legrand, yılın ilk yarısında görülen rekor borçlanma performansının yalnızca uygun piyasa koşullarından yararlanma amacı taşımadığını, önemli ölçüde pandemi döneminde alınan borçların çevrilmesinden kaynaklandığını belirtti.

GÖZLER MERKEZ BANKALARINDA

Uzmanlar, yılın geri kalanında tahvil ihraçlarının seyrini büyük ölçüde merkez bankalarının faiz kararlarının ve küresel finansal koşulların belirleyeceğini ifade ediyor. Faizlerdeki olası değişimler, hükümetlerin borçlanma maliyetlerini ve yatırımcı talebini doğrudan etkileyen temel unsur olmaya devam edecek.

Kaynağa Git

İlgili Haberler