Türkiye günlerdir o ünlü yardımlaşma derneğine yönelik yürütülen dev soruşturmayı konuşurken, adliye koridorlarından sızan yeni belgeler herkesi bir kez daha şaşkına çevirdi. Milyonlarca liralık bağışların izini süren mali uzmanların hazırladığı o kritik rapor nihayet dosyaya girdi. Ancak asıl sarsıcı olan, dernek başkanının en yakınındaki ismin itirafları ve yardım maskesi altında ticari bir imparatorluğa dönüşme hazırlığı yapan o gizli marka başvuruları oldu. Suyundan enerjisine, hatta alkollü içeceklere kadar uzanan tescil listesinin perde arkasında neler yatıyor?
EN YAKINDAKİ İSİMDEN İTİRAFLAR
Soruşturma derinleştikçe, olayın sadece bir dernek hesaplarındaki karmaşadan ibaret olmadığı yavaş yavaş gün yüzüne çıkıyor. Titizlikle yürütülen incelemeler sonucunda hazırlanan geniş kapsamlı MASAK raporu, tüm dikkatleri tutuklanan dernek başkanının adeta sağ kolu olan asistanı Yeliz Kaya'nın üzerine çekti. Banka hareketlerindeki anormal akışın izini süren adli müfettişler, Kaya'nın verdiği ifadelerle soruşturmanın seyrini tamamen farklı bir boyuta taşıdı. Yıllarca kriz anlarında güvenin simgesi haline gelen bir yapının ardında, kapalı kapılar ardında yürütülen şahsi ticari hamlelerin yattığı iddiası, gündeme adeta bomba gibi düştü.
İZMİR'E UZANAN GİZEMLİ ŞARAP ORTAKLIĞI
Asistanın adli makamlara sunduğu detaylar arasında en çok dikkat çekenlerden biri, Ege'nin incisi İzmir'de dönen o esrarengiz para trafiği oldu. İddialara göre, yardım faaliyetleriyle anılan ve tüm ülkenin tanıdığı o isim, bölgede faaliyet gösteren büyük bir şarap üretim firmasıyla sessiz sedasız masaya oturdu. Sadece bir dostluk ziyareti düzeyinde kalmayan bu temasların, yüklü miktarda para transferiyle resmi bir şirket ortaklığına dönüştürülmek istendiği öne sürüldü. Toplumun iyi niyetle yaptığı bağışların gölgesinde atıldığı iddia edilen bu ticari adımlar, kamuoyunda kurulan o sarsılmaz güven köprüsünü derinden sarsmaya başladı.

RAFLARA İNMEYE HAZIRLANAN ORTAKLIK
Tüm bu finansal labirentin içinde mali uzmanların karşısına çıkan bir diğer sürpriz ise Türk Patent ve Marka Kurumu'ndan alınan resmi belgeler oldu. Derneğin sadece bir sivil toplum kuruluşu olarak kalmayıp, gıda, içecek ve konaklama sektöründe dev bir zincire dönüşmek için çok önceden düğmeye bastığı anlaşıldı. Soruşturma dosyasına giren belgelere göre, Ahbap Kahve ve Ahbap Su gibi ilk bakışta masum görünen markaların çok ötesine geçilmiş durumda. Otel ve yeme-içme sektörünü doğrudan hedefleyen Ahbaphane isimli dev bir tesisleşme konseptinin de resmi tescilinin gizlice alındığı ortaya çıktı.
BİRA VE ENERJİ İÇECEKLERİNE KADAR UZANAN KAPSAM
Ancak tescil belgelerinin alt satırlarına inildiğinde ortaya çıkan tablo, sıradan bir yardım kuruluşunun kafe açma hayalinden çok daha farklı bir stratejiyi işaret ediyor. Alınan marka haklarının kapsama alanına bakıldığında, maden suyu, meyve suyu ve proteinli sporcu içeceklerinin yanı sıra bira gibi alkollü içeceklerin de bu geniş listeye özel olarak dahil edildiği görülüyor. Milyonlarca insanın zor günlerde umut bağladığı bir dayanışma ağının, arka planda devasa bir ticari ürün yelpazesiyle market raflarını ele geçirme planı, adli makamların en çok üzerinde durduğu ve cevabını aradığı karanlık noktaların başında geliyor.