CHP’li Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni (İBB) hedef alan açıklamalarının ardından ilçedeki imar tartışmasının perde arkasına ilişkin dikkat çeken rant tezgahı ortaya çıktı. Halk TV yazarı Bahadır Özgür, Tuzla’da AKP’li dönemde yıllara yayılan bir "imar rantı ağı" kurulduğunu ve İBB müfettişlerinin hazırladığı raporda yaklaşık 1 milyar dolarlık rant yaratıldığına ilişkin bulguların yer aldığını yazdı.
Tuzla Belediye Başkanı Bingöl, 22 Haziran’da yaptığı açıklamada, Tuzla’da 30 bin kişinin mağduriyetini önleyecek imar planının yürürlüğe girmesine bir gün kala İBB’nin tutumu nedeniyle hayal kırıklığı yaşadığını belirtmişti. Ancak tartışmanın merkezinde, AKP döneminde hayata geçirilen "imar hakkı transferi" uygulamaları bulunuyor.
Bahadır Özgür’ün aktardığına göre süreç 2018 yılında Tuzla Belediyesi’nin aldığı emsal transferi kararlarıyla başladı. Yeşil alan, spor alanı ve sosyal tesis gibi yapılaşmaya kapalı parsellerin düşük bedellerle toplandığı, ardından bu hakların kentsel dönüşüm projelerinde kullanılarak müteahhitlere devredildiği ortaya çıktı.
Bahadır Özgür’ün aktardığına göre, aynı parsellerin birden fazla kez transfer işlemlerinde kullanıldı, belediyeye devredilmesi gereken bazı taşınmazların devredilmedi ve çok sayıda mükerrer işlem yapıldı… Süreçte eski AKP’li Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı, bazı belediye yöneticileri, emlak simsarları ve çeşitli inşaat şirketlerinin adları rol oynadı.
“Ortada dehşet bir imar rantı var” var diyen Özgür, “Asıl yetkili bakanlık oralı olmuyor. Tuzla Belediyesi de bakanlığı hedef alacağına İBB’yi suçluyor. İBB de ‘Ben bu rant çarkına nasıl göz yumayım’ diyor” diyerek belediye başkanının tutumunu eleştirdi.
Bahadır Özgür, imar rantını servete dönüştüren tezgahı ayrıntılarıyla şöyle anlattı:
"CHP’li Tuzla Belediye Başkanı Eren Ali Bingöl’ün yaptığı son açıklama kafaları karıştırdı. Şimdi Bingöl’ün de AKP’ye geçip geçmeyeceği konuşuluyor.
Bingöl, 22 Haziran günü yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bu konuşmayı yapmamak için neredeyse 2 yıl direniyorum. İBB ile Bakanlıkların arasında kaldık. Geçmişteki yanlış sebebiyle 30 bin insanının evsiz kalmasını engelleyecek imar planının yürürlüğe girmesine bir gün kala, İBB'nin Tuzla halkını mağdur eden yaklaşımından doları büyük hayal kırıklığı yaşıyorum.”
Peki Bingöl niye böyle söylüyor, İBB neye direniyor?
OLAYIN PERDE ARKASI
Olayın perde arkasında AKP’li başkan döneminde kurulan dudak uçuklatacak bir rant tezgahı var.
Kimlerin adı geçmiyor ki! Cübbeli Ahmet’in dünürünün inşaat şirketi dahil pek çok inşaatçı, AKP’li eski belediye Başkanı Şadi Yazıcı dahil belediye yöneticileri, eski emlak müdürü ve arazi toplayan çok sayıda simsar…
Büyük bir ‘imar çetesi’ iddiası söz konusu. Arazilerin yok pahasına toplandığı, vatandaşlara ait hisselerin sahte imzalarla ele geçirildiği ileri sürülüyor.
Aslında mesele Tuzla Belediye Başkanlığı’nı CHP’nin kazanmasından sonra patladı. Yerel Çağdaş Tuzla Gazetesi, Kasım 2024’te büyük soygunu ilk kez duyurdu. WhatsApp yazışmaları, belgeler yayınladı. İşin içindekileri tek tek deşifre etti.
Mesele neydi?
İmar rantı işleri hem teknik hem de karışıktır. Bin bir türlü yolla yapıldığı için anlamak zordur. Burada da sistem ‘imar hakkı transferi’ üzerine kuruldu.
Kabaca şu demek: İmar planlarında yol park, yeşil alan, okul vb. gibi kamu hizmetine denk gelen ve yapılaşma izni olmayan yerde parseli olana, başka bir yerde imar izinli parsel verilmesi. Bir nevi takas yapmak. ‘Verici parsel’, yapılaşma izni olmayan yere deniliyor. ‘Alıcı parsel’ ise takas edilen yer. Burada vatandaşı mağdur etmemek için de inşaat hakkı makul düzeyde artırılıyor.
Tuzla’daki skandal da 2018 yılına uzanıyor. ‘İmar transferi hakkına’ uygun yeşil alan, spor ve sosyal tesis arazilerinin eski başkan Şadi Yazıcı ve danışmanı Serhan Kural’ın bilgisi dahilinde, belediyede resmi sıfatı olmayan Ferhat Dalmaz adındaki birisi tarafından ucuza toplandığı belirtiliyor. Ardından buralar kentsel dönüşüm yapacak müteahhitlere noter muvafakatnameleri ile milyonlarca liraya satıldı.
Tezgah tam burada devreye girdi. El değiştiren parseller belediyenin sisteminden silinmedi. Aynı parseller defalarca farklı müteahhitlere satıldı. Bir dairenin pek çok kişiye satılması gibi...
Belediyeye devredilmesi gereken parseller devredilmedi. Bu parseller ‘mükerrer’ şekilde defalarca ‘imar hakkı transferinde’ kullanıldı. Belediye yönetimi hepsine göz yumdu. Olay patlayınca yolsuzluğun merkezindeki Ferhat Dalmaz ortadan kayboldu.
O günlerde EMEP Milletvekili İskender Bayhan konuyu Meclis’e taşıdı. Dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yanıtlaması için yazılı verdiği önergede, “Tuzla Belediye Başkanlığı'nın 11/05/2018 tarih ve 92 sayılı belediye meclisinin 'İmar uygulaması görmüş yerlerde emsal transferi' kararı büyük bir yolsuzluğun yasal dayanağı haline getiriliyor. Bu konuda bir girişimde bulunmayı düşünüyor musunuz?” deniliyordu.
Elbette kimse harekete geçmedi. Sorun kar topu gibi büyüdü, konutlar inşa edildi, imar rantı servete dönüştü.
Ve bugüne kadar gelindi…
MÜFETİŞLER YOLSUZLUĞU TESPİT ETTİ
Normalde savcılığın harekete geçip acilen soruşturma açması, sorumluları ortaya çıkarması ve inşaatların yıkılması veya engellenmesi gerekiyordu.
CHP’li Tuzla Belediyesi ise imar planı hazırlayarak sorunu ‘yasallaştırmaya’ girişti. Plan İBB’ye gönderildi. İBB ise imar planını kapsayan parsellerdeki usulsüzlükler sebebiyle konuyu incelemesi için Teftiş Kurulu’nu görevlendirdi.
Müfettişler incelemeyi tamamlayıp 12 Haziran 2026 tarihinde tevdi raporunu hazırladı.
İBB’nin ilgili kurumları, imar rantı yaratan ve çok sayıda usulsüzlük barındıran, bir imar çetesi organizasyonu iddialarını destekleyen bulgular sebebiyle buna imza atılamayacağını belirtti. Üstelik yetkinin kendilerinde olmadığını, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın sorumluluğunun bulunduğuna dikkat çekildi.
İşte Tuzla’da kıyameti koparan da bu Teftiş Kurulu raporu oldu. Rapordaki bulgular aleni bir ‘imar çetesi organizasyonu’nu kanıtlıyor.
Nitekim İBB Rehberlik ve Teftiş Kurulu Başkanı Abbas Yaşar imzasıyla 12 Haziran 2026 günü başta İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu olmak üzere, Adalet, İçişleri ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na resmi yazılar yazıldı.
Şimdi gelelim müfettiş raporunda ne olduğuna…
MÜKERRER İŞLEMLERLE MİLYAR DOLAR

Konu ile ilgili İstanbul Büyükşehir Belediye Müfettişleri tarafından görevlendirilen 10 uzmanın tespitlerinin en özet hali şöyle:
* 272 adet alıcı parsel farklı 1/5000 ölçekli plan bölgesinde yer alan verici parsel üzerinden işlem yapıldığı,
* 474 adet alıcı parsel farklı 1/1000 ölçekli plan bölgesinde yer alan verici parsel üzerinden işlem yapıldığı,
* 884 adet alıcı parselde emsal transferi işlemine ilişkin eksik evrak bulunduğu,
* Transfer işlemlerinin hep aynı noter tarafından düzenlenen beyan esaslı muvafakatnameler üzerinden yürütüldüğü,
* Noter tarafından muvafakatnamelerin parsellerin maliki olmayan belirli kişilerin adına düzenlendiği,
* İptal edilen encümen kararlarına konu yapı ruhsatlarının iptal edilmediği, inşaat alanının neredeyse tüm dosyalarda %50 artıracak şekilde konu edildiği,
* Verici parsellerin aynı kişi tarafından muvafakatname verilerek birden fazla parselde transfere konu edildiği,
* Örneğin; Ömer Yasin Kantekin tarafından 13.09.2022 tarih ve 689 sayılı encümen kararında geçen 8893 ada 1 parsele muvafakatname verilerek 81 farklı alıcı parsele transfer edildiği, Ferhat Dalmaz tarafından 24.11.2020 tarih ve 534 sayılı encümen kararında bahsi geçen 6195 parsele muvafakat vererek 22 farklı alıcı parsele transfer edildiği, Kenan Öztürk tarafından 5900 ada 1 parselin muvafakat verilerek 51 adet farklı alıcı parsele transfer edildiği,
* 1025 adet alıcı parselin 884 tanesinde usule aykırı olarak eksik evrak bulunduğu ve bu işlemler neticesinde ilk tespitlere göre yaklaşık 520 bin m2, bugünkü değeriyle yaklaşık 1 milyar dolar, rant yaratıldığı belirlendi.
Kısaca ortada dehşet bir imar rantı var. Asıl yetkili bakanlık oralı olmuyor. Tuzla Belediyesi de bakanlığı hedef alacağına İBB’yi suçluyor. İBB de “Ben bu rant çarkına nasıl göz yumayım” diyor.
Birileri fena halde servet kazanırken, olan yine vatandaşa oluyor anlayacağınız…"