Ana içeriğe geç

Her sabah gün ağarmadan yollara düşüp mesai saatine kadar araçlarında uyuyorlar: Bakın neden...

Megakentteki istanbul trafik durumu çalışanları çaresiz bırakıyor. Son inrix küresel trafik raporu verilerine göre zirvede yer alan şehirde beyaz yakalı çalışanlar çareyi araçlarında uyumakta buluyor. Tablo, megakentteki zaman fakirliği boyutunu gösteriyor. Sürücüler yolda kalmaktansa iş yerinin önünde mesai saatini bekliyor.

Her sabah gün ağarmadan yollara düşüp mesai saatine kadar araçlarında uyuyorlar: Bakın neden...
Karar
16

Küresel ölçekte ulaşım verilerini analiz eden Inrix kurumunun hazırladığı trafik raporu, İstanbul'un trafik sıkışıklığında ilk sırada yer aldığını ortaya koydu.

Yapılan araştırmalar neticesinde megakentteki trafik gecikmelerinin bir önceki yıla göre yüzde 12 oranında arttığı saptandı.

Ortalama bir sürücünün senede yaklaşık 118 saatini yollarda kaybettiği bu kronik süreç, Habertürk TV'de değerlendirildi.

Raporda Chicago 112 saat ile ikinci, Mexico City ise 108 saat ile üçüncü sırada bulunuyor.

Bu kentleri sırasıyla New York 102 saat, Philadelphia 101 saat, Cape Town 96 saat, Dublin 95 saat, Londra 91 saat, Paris 90 saat ve Los Angeles 87 saat ile takip ediyor.

PLAZA ÖNLERİNDE ŞAFAK VAKTİ BAŞLAYAN ZORUNLU UYKU NÖBETİ

Metropol genelinde mesai saatlerine yetişmeye çalışan iş insanı ve çalışanlar, trafik yoğunluğundan kaçabilmek adına oldukça ilginç yöntemler geliştiriyor.

Plaza çalışanlarından Hüsniye Erde, her sabah saat 05.00 sıralarında uyandığını ve en geç 06.00'da Bahçelievler'deki evinden yola çıktığını belirtti.

Bu erken saat diliminde hareket ettiğinde Levent'teki iş yerine sadece 18-20 dakika içinde ulaştığını ifade etti.

Sürücü eğer saat 07.00'de yola çıksa bu yolculuğun 1 saat 15 dakika süreceğini vurguladı.

Erken saatte vardığı için mesai başlayana kadar yaklaşık bir saat boyunca aracında uyuduğunu söyleyen Hüsniye Erde, yastığı ve makyaj çantasının her an yanında olduğunu, bu sayede hem yakıttan tasarruf ettiğini hem de otopark yeri bulduğunu dile getirdi.

Normal saatte gelse harcayacağı yakıt maliyetinin sabah erken gelmesiyle azaldığını belirterek, "7 TL ise eğer erken geldiğim zaman belki 5'e düşecek diye hesaplayarak erken geliyorum" sözlerini kullandı.

Garaj üyeliği olmayan çalışanlar için bu yöntemin otopark ücreti ödememek adına da bir avantaj sağladığı aktarıldı.

istanbul-trafik-sorunu-nasil-ve-ne-zaman-cozulecek-5.jpg

ASYA YAKASI GEÇİŞLERİNDE HER GÜN ALTI SAATLİK KAYIP

Muhabir Öznur Karslı Çetiner'in gerçekleştirdiği gözlemlere göre; Sultanbeyli, Bağcılar, Sancaktepe ve Kurtköy gibi noktalardan Levent ve Maslak gibi iş merkezlerinin yoğun olduğu Büyükdere Caddesi bölgesine gelen birçok çalışan araçlarında sabahlıyor.

Mikrofon uzattığı bir sürücü, sabah namazının ardından gelip beklediğini ve araç içinde uyuyakaldığını anlattı.

Sürücülerin güneşten korunmak ve mahremiyet sağlamak amacıyla araç pencerelerine battaniye sererek önlem aldığı görüldü.

Bağcılar'dan gelen bir başka çalışan ise iş başı saatinin 08.00 veya 08.30 olduğunu fakat trafiğe yakalanmamak adına 05.30'da yola çıktığını ifade etti.

Aynı sürücü, aksi takdirde Asya Yakası'ndan karşıya geçerken günün en az 6 saatinin yollarda feda edildiğini vurgulayarak, "Mecbur sabrediyoruz, kalmıyor ama mecbur sabrediyoruz" dedi.

Bir diğer sürücü ise saat 06.00'da yola çıktığı takdirde Levent'e varış süresinin 2,5 saati bulduğunu dile getirdi.

METROPOL İNSANININ YENİ KABUSU ZAMAN FAKİRLİĞİ

Gelişen bu toplumsal tabloyu programda yorumlayan yönetim danışmanı ve yazar İdil Türkmenoğlu, organizasyonel psikolojide bu duruma 'zaman fakirliği' adı verildiğini açıkladı.

Çalışanların kendilerine, ailelerine ve kişisel gelişimlerine ayıracakları vakti mecburen trafikte harcamak durumunda kaldığına işaret etti.

Bu yaşam tarzının hem çalışan psikolojisi hem de kurumsal verimlilik açısından sürdürülebilir olmadığını vurgulayan uzman, geçtiğimiz yıl aralık ayında Bekir Ağırdır ile birlikte yürüttükleri saha araştırmasının sonuçlarına değindi.

Araştırma kapsamında katılımcılara hangi ulaşım yöntemiyle işe gittikleri ve bunun iş memnuniyetini nasıl etkilediğinin sorulduğunu, en yüksek memnuniyet oranının toplu taşıma kullananlarda çıktığını paylaştı.

Toplu taşımayı seçenlerin kendi zamanlarını daha iyi yönettiklerini, şirketlerin servis imkanları için devasa bütçeler ayırmasına rağmen yolda geçen uzun saatlerin çalışan motivasyonunu baltaladığını, kendi aracıyla veya servisle gidenlerin trafikteki belirsizlik nedeniyle daha mutsuz olduğunu aktardı.

istanbul-trafik-sorunu-nasil-ve-ne-zaman-cozulecek-4.jpg

SİLİKON VADİSİ VE TOKYO'DAKİ TRAFİK SIĞINMACILARI

Küresel boyuttaki bu krizin sadece Türkiye ile sınırlı kalmadığını ifade eden İdil Türkmenoğlu, dünyadaki metropollerden çarpıcı örnekler sundu.

ABD merkezli teknoloji üssü Silicon Valley firmalarının, çalışanlarının yollarda zaman kaybetmesini önlemek amacıyla artık kampüs içi yurtlar veya lojmanlar inşa etmeye başladığını paylaştı.

Tokyo'da ise evleri uzak olan bekar çalışanların geceleri evlerine dönmek yerine iş yerlerine yakın internet kafelerde konakladığını belirterek, bu kitleye dünya literatüründe 'internet kafe mültecileri' veya 'sığınmacıları' adı verildiğini aktardı.

Programda, İstanbul caddelerinde ve otoparklarında mesai saatini beklerken araçlarında uyuyan kitle için de 'İstanbul trafiği mültecileri' ya da 'trafik sığınmacıları' tanımı kullanıldı.

Çalışanların yaşam koşullarındaki bu zorunlulukların iş başarısı ve mutluluk üzerindeki olumsuz etkileri üzerinde duruldu.

İSTANBUL BULVARLARINDA KİLİTLENEN SÜRPRİZ DARBOĞAZLAR

Radyo Trafik spikeri Gizem Öztürk ise sabah saat 06.00'dan sonra yola çıkıldığında İstanbul'da trafiğe takılmamanın imkansız olduğunu savundu.

O sabah saat 06.30'da yayına bağlanan bir okul müdürünün hikayesini paylaştı.

Müdürün okula çok erken vardığını ve mesaiye kadar bahçedeki tavukları besleyerek, ders hazırlığı ve evrak işlerini yürüterek kendine zorunlu bir hobi edindiğini aktardı.

Sürücülerin artık, "Trafikte kalacak mıyım?" kaygısını geride bıraktığını söyleyen spiker, herkesin "Bugün acaba yolda neyle karşılaşacağım?" sorusunu sorduğunu belirtti.

O sabah İstanbul Boğazı'ndan geçen büyük bir yük gemisinin köprü trafiğini tamamen felç etmesini bu duruma örnek gösterdi.

Inrix raporundaki yıllık 118 saatlik kaybın yerel gerçekler için oldukça iyimser bir tahmin olduğunu ileri süren spiker, geçmişte 45 dakikada kat edilen ana bulvarların artık 1,5 saati bulduğunu ve detaylı bir yerel incelemede kayıp saatlerin çok daha yüksek çıkacağını iddia etti.

Çalışanların bu yoğunluk karşısında psikolojik olarak stres biriktirdiğini ve sistemin insanları erken kalkmaya mecbur bıraktığını ifade etti.

istanbul-trafik-sorunu-nasil-ve-ne-zaman-cozulecek-3.jpg

Kaynağa Git

İlgili Haberler