Ana içeriğe geç

'Boş beşik' krizi: Dünyada 18'inciyiz ama gelecek riskte

Naki Bakır, güncel verilerle Türkiye’nin demografik geleceği için uyardı: Nüfus yenilenme eşiğinin çok altına düşerek 1,42’ye gerileyen doğurganlık hızı, beşiklerin boş kaldığı ve dünya ortalamasından daha hızlı yaşlanan bir Türkiye tehlikesini ortaya koyuyor.

'Boş beşik' krizi: Dünyada 18'inciyiz ama gelecek riskte
Odatv
16

Dünya gazetesi yazarı Naki Bakır’ın kaleme aldığı güncel veriler, hem küresel nüfus dinamikleri hem de Türkiye’nin bu büyük resimdeki yeri adına oldukça çarpıcı bir tabloyu gözler önüne seriyor. Birleşmiş Milletler (BM) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yola çıkan Bakır, özellikle Türkiye’nin demografik geleceğine yönelik ciddi uyarılarda bulunuyor.

Türkiye’nin doğurganlık hızı, bir nüfusun kendini yenileyebilmesi için kritik sınır olan 2,1 yenilenme eşiğinin çok altına inerek 1,42’ye geriledi. "Ömür uzuyor, yaşlı nüfus artıyor, beşikler boş" cümlesiyle özetlenen bu durum, Türkiye’nin genç nüfus avantajını hızla kaybederek dünya ortalamasından daha hızlı yaşlanan bir ülkeye dönüştüğünü açıkça ortaya koyuyor.

DÜNYA NÜFUSU VE TÜRKİYE’NİN KONUMU

Naki Bakır’ın aktardığı Birleşmiş Milletler nüfus tahminlerine göre, 2025 yılı itibarıyla dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18’inci sıradaki yerini koruyor. Ancak burada dikkat çeken bir erime söz konusu; Bakır, "Türkiye’nin 2024’te yüzde 1,05 olan dünya nüfusu içindeki payı 2025’te yüzde 1’e indi" diyerek bu gerilemeye dikkat çekiyor. Dünyanın en kalabalık ülkesi 1 milyar 463 milyon küsur nüfusuyla Hindistan olurken, onu sırasıyla Çin ve ABD takip ediyor. Bu üç ülke, tek başına dünya toplam nüfusunun yüzde 39,2’sini barındırıyor.

ÇOCUK VE GENÇ NÜFUSTA HIZLI GERİLEME

Yazıda, Türkiye’nin geleceği açısından en çok alarm veren konuların başında çocuk nüfusundaki sert düşüş geliyor. BM tahminlerine göre dünyada 0-17 yaş grubu çocuk nüfus oranı ortalaması yüzde 29,3 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının oldukça altında kalıyor. Bakır, düşüşün hızını "Çocuk nüfus oranı bir önceki yıl dünyada yüzde 29,6, Türkiye’de yüzde 25,5 düzeyindeydi. Düşüşün Türkiye’de daha hızlı olduğu görüldü" sözleriyle ifade ediyor. Genç nüfusa (15-24 yaş grubu) bakıldığında ise Türkiye’deki oran yüzde 14,9’dan yüzde 14,8’e gerilemiş vaziyette. Her ne kadar Türkiye’nin çocuk ve genç nüfus oranları Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerden hala yüksek olsa da kendi içindeki bu gerileme trendi tehlikeli boyutlara ulaşıyor.

DOĞURGANLIK HIZI DÜŞERKEN YAŞLI NÜFUS KÜRESEL ORTALAMAYI AŞTI

Naki Bakır, yazısının en can alıcı noktasını doğurganlık hızı ve yaşlanma verileriyle detaylandırıyor. Dünya ortalamasında toplam doğurganlık hızı 2.25’ten 2.24’e düşerken, Türkiye’de 1,48’den 1,42’ye gerilemiş durumda. Bakır durumu "Buna göre doğurganlıkta dünya ortalamasının altında bulunan Türkiye geçen yıl arayı daha da açtı" şeklinde açıklıyor. Doğurganlık hızı bu denli sert düşerken, yaşlı nüfus oranı ise tam tersi bir ivmeyle yükseliyor. Türkiye’de 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı yüzde 10,6’dan yüzde 11,1’e çıktı ve yüzde 10,4 olan dünya ortalamasının üzerine yerleşti. Bakır, dünya ortalamasının üzerinde bulunan ve makası açan Türkiye’nin yaşlı nüfus oranının, henüz AB ülkeleri kadar yüksek olmasa da yaşlanma hızının ürkütücü olduğunu belirtiyor.

BEKLENEN YAŞAM SÜRESİ VE KÜRESEL KIYASLAMALAR

Son olarak, doğuşta beklenen yaşam süresi incelendiğinde Türkiye’deki ömür beklentisinin dünya geneline göre daha yüksek olduğu görülüyor. Dünya genelinde ortalama yaşam süresi 73,5 yıl (erkekler için 70,9, kadınlar için 76,2 yıl) olarak hesaplanırken; Türkiye’de erkekler için 75,5 yıl, kadınlar için ise 80,7 yıl olan bu süreler küresel ortalamanın üzerinde seyrediyor. Ne var ki, bu uzun yaşam süreleri Türkiye’yi dünya ortalamasının üstüne taşısa da Avrupa Birliği ortalamasının gerisinde kalmasına engel olamıyor. Naki Bakır’ın da vurguladığı gibi, doğuşta beklenen ömür uzayıp yaşlı nüfus artarken doğurganlık hızının bu denli sert düşmesi, Türkiye’nin demografik yapısı için beşiklerin boş kaldığı yaşlı bir geleceğe işaret ediyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler