Ana içeriğe geç

Altın Tohumlar'da Stevia konuşuldu: Ekildiği yıl kazandırmaya başlıyor

İstanbul Ticaret Borsası'nın düzenlediği Altın Tohumlar toplantısında stevia ele alındı. Toplantıda konuşan stevia üreticisi Selahattin Güvenç, stevia üretiminde yatırımın geri dönüş süresinin kısa olduğuna dikkat çekerek, “İkinci yıldan itibaren üreticinin tek maliyeti hasat işçiliği giderleri oluyor. İlk yıl dönüm başına yaklaşık 150 kilogram kuru yaprak alınırken, ikinci yıldan itibaren verim 1 ton seviyelerine kadar çıkabiliyor. Stevia çok kazançlı bir ürün” dedi.

Altın Tohumlar'da Stevia konuşuldu: Ekildiği yıl kazandırmaya başlıyor
Akşam
16

Online olarak gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını İstanbul Ticaret Borsası Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap yaptı. Moderatörlüğünü İSTİB Genel Sekreter Yardımcısı İsmail Şen'in yaptığı toplantıya, Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabri Erbaş, Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nden Araştırmacı Dr. Ahu Çınar ve stevia üreticisi Selahattin Güvenç konuşmacı olarak katıldı.

"ŞEKERE DOĞAL ALTERNATİF: STEVİA"

Açılış konuşmasını yapan İstanbul Ticaret Borsası Başkanı Ahmet Bülent Kasap, stevia yapraklarında bulunan bileşenler, şekere göre çok daha yüksek tatlılık sağlarken kalori içermemesiyle dikkat çektiğine değinerek, "Hepimiz günlük hayatımızda şekeri azaltmaya çalışıyoruz. Zaman zaman diyet yapıyor, şekerli ürünlerden uzak durmaya gayret ediyoruz. Fakat şeker tadından vazgeçmek de kolay olmuyor... Stevia, tam da bu noktada ezber bozan bir ürün olarak öne çıkıyor. Yapılan çalışmalarda, stevia yapraklarından elde edilen bileşiklerin sofra şekerine göre yaklaşık 100 ila 300 kat daha tatlı olduğu belirtiliyor. Bu özelliği sayesinde stevia bugün; içeceklerden süt ürünlerine, çikolata ve şekerlemelerden fırıncılık ürünlerine kadar birçok alanda kullanılan doğal tatlandırıcı alternatiflerinden biri haline gelmiştir" şeklinde konuştu.

"STEVİADA REKABET İÇİN ÜRETİM ARTMALI"

Türkiye'nin stevia glikozitleri açısından ithalatçı konumda olduğunu ifade eden Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi'nden Prof. Dr. Sabri Erbaş, "Ülkemizde üretim alanlarımız sınırlı olduğu için bugün dünya ile rekabet etmemiz kolay görünmüyor. Türkiye'de stevia verimi ortalama dekara 400–500 kilogram civarında gerçekleşiyor. Daha yüksek şeker oranına sahip çeşitlerin ülkemizde tescillenmesi halinde üretim ve tüketim ayağının daha da gelişmesi mümkün olacaktır. 232 bin dolarlık stevia ithalatının neredeyse tamamı Hollanda'dan gerçekleşirken, stevia glikozitlerinde ise yaklaşık 1 milyon dolarlık ithalatımız bulunuyor. Bu tablo, Türkiye'nin bu alanda üretimini artırması gerektiğini gösteriyor. İşçilik maliyetlerinin mekanizasyonla azaltılması ve makineli hasat sistemlerinin geliştirilmesi halinde, daha büyük üretim alanlarında stevia yetiştiriciliği yapılabilir. Böylece Türkiye'nin stevia üretiminde dünyada daha rekabetçi bir konuma gelmesi mümkün olabilir" dedi.

"DAHA AZ ŞEKER, AYNI TAT"

Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü'nden Dr. Ahu Çınar, stevianın gıda sanayisinde önemli bir doğal tatlandırıcı olarak öne çıktığını ancak şekerin tüm fonksiyonlarını tek başına karşılayamadığını belirterek, "Şekeri yalnızca tat veren bir bileşen olarak değerlendirmemek gerekiyor. Şeker; ürünlerde karamelizasyon ve kıvam da sağlıyor, raf ömrüne katkıda bulunuyor, koruyucu özellik gösteriyor. Bu nedenle özellikle gıda sanayisinde şekerden tamamen vazgeçilmesi kolay görünmüyor. Ancak daha düşük kalorili ürünler geliştirmek isteyen üreticiler için stevia önemli fırsatlar sunuyor. Bugün birçok üründe şekerin bir kısmı stevia ile ikame edilerek hem tat korunabiliyor hem de enerji değeri düşürülebiliyor. Özellikle şeker hastalarına yönelik düşük kalorili ürünlerde kullanılabilmesi sağlık açısından da değerli" dedi.

Stevia üretiminde iklim koşullarının belirleyici olduğuna dikkat çeken Dr. Çınar, "Yaptığımız çalışmalarda Eskişehir'de düşük sıcaklıklar nedeniyle istediğimiz sonuçları elde edemedik. Tokat'ta da verim beklentilerimizi karşılamadı. Buna karşılık İzmir, Yalova ve Diyarbakır'da yürüttüğümüz denemelerde daha olumlu sonuçlar aldık. Bu da stevia yetiştiriciliğinde bölgesel uygunluğun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor" diye konuştu.

"İKİNCİ YILDAN İTİBAREN KÂRLI BİR ÜRETİM MODELİ SUNUYOR"

Stevia üreticisi Selahattin Güvenç, stevia yetiştiriciliğinin ilk yıl sabır gerektirdiğini ancak sonraki dönemlerde üreticiye önemli kazançlar sağladığını belirterek, "Yaklaşık iki dönümlük alanda stevia üretimi yapıyoruz. Bir dönüme yaklaşık 5 bin fide dikiliyor. İlk yıl bitkinin gelişim dönemi olduğu için verim daha düşük oluyor. Birinci yılda dönüm başına yaklaşık 150 kilogram kuru yaprak elde edilirken, ikinci yıldan itibaren verim 1 ton seviyelerine kadar çıkabiliyor" dedi. Stevia üretiminde yatırımın geri dönüş süresinin kısa olduğuna dikkat çeken Güvenç, "İlk yıl elde edilen ürünle masrafların yaklaşık yüzde 70-80'i karşılanabiliyor. İkinci yıldan itibaren ise fide maliyeti ortadan kalkıyor. Üreticinin önünde ağırlıklı olarak sulama, hasat ve işleme giderleri kalıyor. Bu nedenle ekonomik anlamda asıl kazanç ikinci yıldan sonra başlıyor. Doğru bakım yapılan bir bahçede stevia üretimi üreticisine sürdürülebilir bir gelir sağlayabiliyor" diye konuştu.

Kaynağa Git

İlgili Haberler