Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının Özgür Özel'i Demirtaş gibi hapse yolla işareti olduğunu öne süren Beki, "Yanlış yaptıklarını, bundan pişmanlık ve utanç duyduğunu söylese... Yarın Özgür Özel ve arkadaşlarının dokunulmazlıklarının kaldırılmasına sıra geldiğinde ne yapacaktı? Bu kez doğrusunu yapma niyeti yok, o imkanı kullanmak istiyor ki zorda kalma pahasına elinden bırakmıyor" dedi.
Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararının ardından ilk kez gazetecilerin sorularını yanıtladığı Sözcü TV'de Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması sürecinde verdiği oy konusunda pişman olmadığını söyledi.
Tepki çeken sözlerine daha sonra sözlerine daha sonra açıklık getirerek açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem 'Evet' dedik. Haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim” diye konuştu.
Kılıçdaroğlu, dokunulmazlıkların kaldırılmasını savundu, tepkileri böyle yanıtladı: Mahkeme ‘kayyım’ yazarsa kabul etmeyeceğimi söyledim; CHP’ye polisin zorla girmesi için her şeyi yaptılar!
Karar yazarı Akif Beki ise mutlak butlanla göreve getirilen Kılıçdaroğlu'nun bu konuşmasının, dokunulmazlık dosyaları hazırlanan Özgür Özel'i hapse yollama işareti olduğunu öne sürdü.
Beki'nin yazısından ilgili bölüm şöyle:
"Özgür Özel’i Demirtaş gibi hapse yollama işareti
Kılıçdaroğlu, Genel Başkanlık döneminde iktidarın CHP’ye yönelttiği tüm suçlamaları kabul etti.
Partiyi suç şebekeleri, hırsızlık çeteleri, FETÖ’cüler ve terör örgütlerinin yuvası hâline getirdiğini itiraf ederek bunu zamanında anlayamadığı, fark edemediği için özür diledi.
Arınma mesajları, mutlak butlan yetkileri karşılığında etkin pişmanlık ifadesi gibiydi.
Fakat her şeyden pişmanken bir tek şeyden pişman değil, asla nedamet duymadığını açıkladı. O da dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek vererek Demirtaş’ın 10 yıldır hapiste yatmasındaki rolü.
Ardından Demirtaş’ı cezaevinde ziyaret edeceği, aslında derhal serbest bırakılmasını savunduğu söylemleriyle toparlamaya uğraştılar. Ama daha beter batırmaktan öteye geçemediler.
Çünkü Demirtaş’ı Meclis’ten hapse yolladığı için pişman olmadığı beyanı, iletişim kazası veya gaf değildi.
Yanlış yaptıklarını, bundan pişmanlık ve utanç duyduğunu söylese... Yarın Özgür Özel ve arkadaşlarının dokunulmazlıklarının kaldırılmasına sıra geldiğinde ne yapacaktı?
Bu kez doğrusunu yapma niyeti yok, o imkanı kullanmak istiyor ki zorda kalma pahasına elinden bırakmıyor.
Yoksa çırpınıp duracağına dokunulmazlıkların kaldırılmasındaki gafleti için de bir etkin pişmanlık ifadesi verirdi çoktan."