Ana içeriğe geç

Göç dalgasının arkasındaki gerçek: Hayal kurmak bile hayal oldu

Göç verileri binlerce insanın ülkeyi terk ettiğini gösterirken, sokağın nabzı gerçeği özetliyor. Gelecek kaygısı kıskacındaki yurttaşlar artık sadece gitmek istemiyor; kalanlar için de yaşam mücadelesi hayal kurmayı bile lüks hale getiriyor.

Göç dalgasının arkasındaki gerçek: Hayal kurmak bile hayal oldu
Evrensel
16

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) göç verilerine göre, yüzde 38,8'i 20-34 yaş aralığında 403 bin 216 kişi yurt dışına gitti. Gelecek umudunu yurt dışı hayaliyle gerçekleştirmek istemek bir seçenek olarak özellikle gençlerin önünde dururken, çoğu için "Hayal kurmak bile hayal oldu". Bir yurttaş, "Her sabah kalp çarpıntısıyla uyanıyoruz. Nasıl hayal kuralım? Çok fazla gelecek kaygımız var. Beslenemiyorsun, düşünemiyorsun, mutsuzsun" diyerek yaşadıklarını özetledi.

Mecidiyeköy'de ANKA muhabiri, yurttaşlara yurt dışına gitme hayali dahil, hayal kurup kurmadıklarını ve hayallerini gerçekleştirebileceklerine inanıp inanmadıklarını sordu. Bir yurttaş soruya, "Hayal kurmak bile hayal oldu, öyle söyleyeyim. Her sabah kalp çarpıntısıyla uyanıyoruz. Nasıl hayal kuralım?" diyerek yanıt verdi.

Emekli bir yurttaş ise "Aldığımız para hiçbir şey. Bir şekilde hayal kurmak zorundasın. En azından kendini teselli ediyorsun. Yoksa yapacak bir şey yok, burada oturup kendi kendine düşünüyorsun" dedi.

Yetişkinler daha çok ekonomik kaygılarını dile getirirken gençler ise ekonomik kaygılarının yanında psikolojik olarak da kaygı yaşadıklarını anlattı. Üniversite öğrencisi bir genç yaşadığı gelecek kaygısını ifade ederken, eğitimini yurt dışında sürdüren 18 yaşındaki bir genç ise "Yurt dışında bir gelecek düşünüyorum. Türkiye’de hayallerimi gerçekleştirebileceğimi düşünmüyorum açıkçası. Her gün sokakta çok saçma nedenlerden birileri öldürülebiliyor. Herkes cezasız bir şekilde dışarıda dolaşabiliyor. Bu bence çok korkutucu bir şey" ifadelerini kullandı.

"Beslenemiyorsun, düşünemiyorsun, mutsuzsun"

Yurttaşlar şunları anlattı:

"Hayal kurmak bile hayal oldu. Bugün geçinebilecek miyiz, batacak mıyız kalkacak mıyız, her sabah kalp çarpıntısıyla uyanıyoruz. Nasıl hayal kuralım? Çok fazla gelecek kaygımız var. Hadi biz belli bir yaşa geldik, bir meslek sahibi olduk ama gençler ne olacak? Gençlerin hayali olduğunu düşünmüyorum; hayali olan da zaten yurt dışına gidiyor... 12 yaşımdan beri çalışıyorum. Kendimi bildim bileli çalışıyorum. Garsonluk yaptım, bulaşık yıkadım, üniversiteyi bitirdim, yüksek lisansı, doktorayı, kariyer olarak hepsini yaptım yani. Geldiğim noktada bir evim yok. 22 yıldır çalışıyorum, inanın bir ev almayı hayal edemiyorum. Ev alma şansımız yok ki kirayı zor ödüyoruz. Bir de ev sahibini memnun edemiyoruz, davalıyız. Ne ev sahibini doyurabiliyoruz ne devleti doyurabiliyoruz ne karnımızı doyurabiliyoruz. Etin kilosu olmuş bin 300 lira. Bin 300 lira olur mu ya 20 bin lira emeklilik ücretinin olduğu yerde. Beslenemiyorsun, düşünemiyorsun, mutsuzsun... Hepimiz bence ülke olarak hastayız. Hiç mutlu insan görmüyorum. O kadar çok kavga görüyorum ki stresten artık insanlar ne yapacağını şaşırmış. Böyle bir yerde nasıl rahat olabiliriz. Bir de şimdi çocuğum oldu. Onun için de kaygılanıyorum."

"Cinayetler, cezasızlık korkutucu"

Yurt dışında eğitimini sürdüren 18 yaşındaki bir genç, "Birkaç gün önce geldim yaz tatili için. Geldiğimden beri açıkçası sokağa çıkmaya korkuyorum. Her gün sokakta çok saçma nedenlerden birileri öldürülebiliyor. Herkes cezasız bir şekilde dışarıda dolaşabiliyor. Bu bence çok korkutucu bir şey" dedi.

Başka bir genç, "Gerçekten yaşam zor şu anda ekonomik anlamda da mental anlamda da... Hiç böyle hayal etmemiştim. Çok da rahat, daha genç gibi yaşayabileceğimiz bir üniversite hayatı hayal etmiştim ama hiç öyle olmadı. Çok fazla kaygı var. Üniversite bitecek iş bulabilecek miyiz gibi bir sürü kaygı var" diye konuştu.

"Umudu şans oyunlarına bıraktık"

Başka bir yurttaş, şöyle konuştu:

"Yaşamak için bazen kuruyoruz, özellikle maddi yönden. (Gerçekleşeceğine) inanmıyorum ama umut ediyorum. Hayal olmasa zaten yaşayamazsın, bir şekilde hayal kurmak zorundasın. En azından kendini teselli ediyorsun. Yoksa yapacak bir şey yok, burada oturup kendi kendine düşünüyorsun. Bir de emekliyiz. Aldığın para kiraya yetmiyor. Normal şartlarda en kötü 40 bin lira almam lazım geçinmek için. Primi ödedik ama ortada bir şey yok. Aldığımız para hiçbir şey. Artık umudu şans oyunlarına bıraktık yani."

"Para lazım artık hayal kurmak için. Eskisi gibi değil. Eskiden hayal kuruyordun, kısa bir zaman sonra o hayali gerçekleştiriyordun. Ama şu anda hayal için bile para lazım."

"Emekli 20 bin lirayla nasıl hayal kursun?"

"Bir emeklinin 20 bin lira aldığı dönemde nasıl bir hayal kurabilirsiniz? Buradan memleketinize gitseniz geri dönemezsiniz. En kötü, asgari ücret kadar olmalıydı bir emeklinin maaşı ki tekrar çalışmak (zorunda) olmasın. Bugün hemen hemen her emekli çalışıyor, ben de dahil. Onun için de gençlere iş olanakları açılamıyor. Bugün üniversite mezunu (markette) çalışıyor. Bir çocuğu okutmak için, üniversiteye gönderebilmek için bir ebeveyn nereden baksan bir daire parası harcıyor. Sonuç; asgari ücretle devam. Hayal kurmak da bunun için mümkün değil. 60 yaşındayım. Böyle geldik böyle gidiyoruz işte. Bizim hayalimiz yok."

Kaynağa Git

İlgili Haberler