Ana içeriğe geç

En düşük emekli aylığı için beklenen açıklama geldi

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, enflasyon oranları ve Temmuz zammına ilişkin açıklamalarda bulundu. Yılmaz, memur ve emekli maaşlarının Temmuz enflasyonuna göre otomatik olarak artacağını, ancak en düşük emekli maaşına yapılacak zam için TBMM'den yeni bir kanun çıkarılması gerektiğini duyurdu. Yılmaz, ''O konuda da Meclis'imiz gerekli çalışmaları yapacaktır'' dedi.

En düşük emekli aylığı için beklenen açıklama geldi
Haber3
16

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Basın Federasyonu tarafından düzenlenen 'Anadolu Sohbetleri' programında basın mensuplarıyla bir araya gelerek milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren Temmuz zammı ve ekonomi programının gidişatı hakkında net mesajlar verdi. Yılmaz, ilk 6 aylık enflasyon verilerinin netleşmesiyle memur ve emeklilerin alacağı farkların otomatik olarak maaşlara yansıyacağını ancak en düşük emekli maaşının artırılması için TBMM'de yasal bir düzenleme yapılması gerektiğini açıkladı.

"Otomatik İşlemeyen Tek Alan En Düşük Emekli Maaşı"

Enflasyonla mücadelede vatandaşın alım gücünü koruma prensibine sadık kaldıklarını vurgulayan Cevdet Yılmaz, Temmuz ayında ortaya çıkacak enflasyon tablosunun maaşları doğrudan şekillendireceğini belirtti. Yılmaz, süreci şu sözlerle detaylandırdı:
"İlk 6 ayda programımızda beklediğimizden daha yüksek bir enflasyon gerçekleşti. Kanunlarımız ve kurallarımız gereği otomatik işleyen bir sistemimiz var. Memur ve emekli maaşları bu enflasyon farkına göre şekilleniyor. Ancak otomatik yansımayan tek bir alan var; o da en düşük emekli maaşı. Bu artışın yapılabilmesi için Meclis'imiz gerekli kanuni çalışmaları yapacaktır."

Sosyal Güvenlikte Reform Sinyali

En düşük emekli maaşı uygulamasının, primi yüksek olan vatandaşlar açısından bir adaletsizlik yarattığı yönündeki eleştirilere de yanıt veren Yılmaz, mevcut durumun bir 'sosyal devlet politikası' olduğunu ifade etti. Sosyal güvenlik sistemi ile sosyal destek sisteminin şu an iç içe geçtiğini belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı, ilerleyen dönemlerde yapılabilecek olası bir reformla bu iki sistemin birbirinden ayrılabileceğinin sinyalini verdi.
Küresel Savaşların Ekonomiye Faturası Ekonomi programına yönelik dışsal etkilere de değinen Yılmaz; ABD, İsrail ve İran arasındaki jeopolitik gerilimlerin tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de enflasyonu artırıcı ve büyümeyi yavaşlatıcı etkiler yarattığını söyledi. Enerji, lojistik, sigortacılık ve finans maliyetlerindeki küresel artışlara dikkat çeken Yılmaz, “Dünyada faizler düşecek diye beklenirken, bu savaş ortamı yüzünden merkez bankaları faizleri yüksek tutmak zorunda kaldı” dedi.

"Eşel Mobil Sistemi ile Beklentilerin Bozulmasını Önledik"

Dışsal şoklara karşı ekonomi yönetiminin rotasını bozmadığını ifade eden Yılmaz, uygulanan 'Eşel Mobil' (vergi oranlarının otomatik ayarlanması) sisteminin önemine dikkat çekti. Bu sistemin bütçe üzerinde ağır bir yük oluşturmasına rağmen başarıyla uygulandığını belirten Yılmaz, aksi takdirde savaşın enflasyon üzerindeki yıkıcı etkisinin çok daha yüksek olacağını ve piyasa beklentilerinin bozulacağını dile getirdi. Yılmaz, yaz dönemi itibarıyla savaşın etkilerinin azalmasıyla enflasyonla mücadelenin çok daha güçlü bir ivme kazanacağını sözlerine ekledi.

"Amerika İle Epey Dosyamız Var"

Yılmaz, Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin, NATO tarihinin en önemli, en ilginç toplantılarından olacağına işaret ederek, "ABD-Türkiye arasında ikili ilişkiler açısından da önemli bir platform olacak. Hem Sayın Cumhurbaşkanımız hem Sayın Trump, ikili görüşme konusunda olumlu açıklamalar yaptılar. Amerika ile epeyce bir dosyamız var. Son dönemlerde epey sorun alanı birikmiş durumda. Çözülmüş olanlar var. Dolayısıyla ABD-Türkiye ilişkilerinde önemli başlıklar var. Özellikle CATSA yaptırımları var. Halk Bankası konusunda olumlu bir gelişme oldu. Diğer yaptırımlar konusunda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Trump yönetiminin son derece olumlu bir yaklaşım içinde olduğunu görüyoruz Türkiye'ye karşı. Özellikle liderler düzeyindeki olumlu ilişkinin ülkeler arasındaki ilişkilere de yansıdığını görüyoruz. Son derece olumlu bir diyalog var" ifadelerini kullandı.

"Kendi Mutfağımızda Hazırlığımızı Yapıyoruz"

Yılmaz, yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, "Yeni anayasa hepimizin ortak arzusu. Bu bir partinin yapacağı bir iş değil. Cumhur İttifakı olarak da bizim anayasa değiştirme çoğunluğumuz da yok. Diğer partilerle de Meclis'te bir araya gelerek çözmemiz gereken bir mesele. Burada da çağrı yapıyoruz, sıkılı yumruklarla değil prensiplerle müzakere etmeyi baştan kabul ederek gelmek gerekiyor. Bu anlayış içinde katı maddeler şeklinde değil, yaklaşımlar şeklinde anayasadaki çeşitli konulara politika yaklaşımlarımızı şekillendiriyoruz. Bu yaklaşımlarla yarın bir iklim oluştuğunda hazır olmak istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız, benim başkanlığımda bir grup oluşturmuştu. 20'den fazla toplantı yaptık orada. Kendi mutfağımızda bu hazırlığımızı yapıyoruz, bakış açılarımızı geliştiriyoruz. Aşağı yukarı, çalışmalarımız tamamlandı diyebiliriz. Tamamlayıcı şeyler de var. Yeni anayasada gelecek odaklı bakmak durumundayız. Gençlerin sürece katılması çok önemli" değerlendirmesinde bulundu.

"Her Konuyu Tartışıyoruz"

Yılmaz, yeni anayasa çalışmalarında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığına ilişkin çalışma olup olmadığına ilişkin, "Spesifik bir çalışma yapmıyoruz biz. Anayasanın geneline yönelik bir çalışma yapıyoruz. Bu çalışma içinde her konuyu tartışıyoruz elbette. Çalışma tamamlanınca Cumhurbaşkanımıza sunacağız. Diğer partilerle görüşeceğiz elbette" dedi.

Terörsüz Türkiye Yasası

Yılmaz, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasal düzenlemeye dair, "Bu döneme yetişsin diye bir gayret var. Meclis'in kapanma tarihi çok net değil. Temmuz sonu gibi. İsterse biraz daha uzatabilir ihtiyaç olursa. Dolayısıyla bu Meclis'in iradesine kalmış. Meclis'e gelecek bu yasa. Komisyonda, Genel Kurul'da tartışmalarla son halini almış olacak. Meclis'in iradesinde olan bir konu. Bir taraftan, 'Silahları bırakın gelin, gerekli düzenlemeleri yapalım' deniyor. Örgüt de 'Ben bırakacağım ama nasıl bir yasal çerçeve ile karşı karşıya kalacağım' diyor. Burada yasa mühendisliği çalışmasına ihtiyaç var gibi görünüyor. Aynı yasanın içinde bir anlamda bu iki durumu karşılayacak bir yaklaşım. Yasal olarak neyle muhatap olunduğu belirlenmiş olacak. Ama bunun harekete geçişi belli koşullara ve takvime bağlanmış olacak" dedi.

Yılmaz, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'ın statüsü ile ilgili soru üzerine, "Şu anda yasal çalışmanın odaklandığı nokta belli. Örgütün kendisini feshetmesi, silahları bırakması ve buradaki farklı gruplara ilişkin Meclis komisyonundaki ana çerçeve neyse o çerçeve içinde hareket edilecek" değerlendirmesinde bulundu.

"Ermenistan-Azerbaycan Barışına Provokasyon"

Yılmaz, İsrail Dışişleri Bakanının Ermeni soykırımını tanımayı teklif etmesiyle ilgili soru üzerine, "Hiçbir şekilde tabii kabul edemeyiz bu yaklaşımı, kabul edilemez bir yaklaşım. İsrail'in niçin bu tür girişimlerde bulunduğu açık. Kendi soykırımlarını örtmeye çalışan, kendi suçlarını örtmeye çalışan çabalar bunlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, Gazze'de yaşananlar tüm insanlığın gözleri önünde yaşandı. Tarihe geçti, kayıtlara geçti ve bu hiçbir zaman unutulmayacak. Gazze'de yaşananlar hiçbir zaman unutulmayacak. Bunun insanlık vicdanında da karşılığını hem kısa vadede hem uzun vadede görmeye devam edeceğiz. Bu aynı zamanda Ermenistan ile Azerbaycan barışına Türkiye ile normalleşmeye yönelik bir provokasyon olarak da değerlendirilebilir" dedi.

DHA

Kaynağa Git

İlgili Haberler