Ana içeriğe geç

Türk-Amerikan savunma sanayi iş birliğiyle pekişiyor! Ankara'da yeni dönem adımı

36. NATO Zirvesi kapsamında Ankara'da düzenlenen Türkiye-ABD Savunma Sanayi İş Birliği Yuvarlak Masa Toplantısı'nda; iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın savunma ve ileri teknoloji sektörlerinde sürdürülebilir ortaklıklarla güçlendirilmesi, tedarik zinciri entegrasyonu ve ortak üretim kapasitesinin artırılması mesajları öne çıkarken, savunma sanayii iş birliğinin önündeki düzenleyici engellerin kaldırılması gerektiği vurgulandı.

Türk-Amerikan savunma sanayi iş birliğiyle pekişiyor! Ankara'da yeni dönem adımı
Akşam
16

Toplantı, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, ABD Savaş Bakanlığı Tedarik ve Askeri Satın Alımlardan Sorumlu Müsteşarı Michael P. Duffey, DEİK Başkanı Nail Olpak, DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin, AmCham Türkiye Başkanı Emre Karter, ATBR Başkanı General James L. Jones ile Türk ve Amerikan savunma sanayi firmalarının temsilcileri katılımlarıyla düzenlendi.

Toplantının sponsorları ise Lockheed Martin, Alp Havacılık, Canik, Havelsan, Kale Havacılık ve TEİ oldu.

Toplantıda, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkilerde son dönemde güç kazanan yapıcı, stratejik ve ileriye dönük yaklaşımın ekonomik ve ticari iş birliğine de önemli katkılar sunduğu vurgulandı. Bu çerçevede, iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin yanı sıra savunma sanayi ve ileri teknoloji gibi stratejik sektörlerde geliştirilecek sürdürülebilir ortaklıkların, ikili ilişkilerin ekonomik ve endüstriyel boyutunu daha da güçlendireceği ifade edildi.

Toplantıda, savunma sanayi alanında yürütülen temaslarda ortak tasarım, geliştirme ve üretim, tedarik zinciri entegrasyonu, üçüncü ülkelerde ortak projeler geliştirilmesi ve yeni nesil teknolojiler alanındaki iş birliği imkanlarının giderek daha somut bir zemine oturmasının memnuniyet verici olduğu belirtildi.

Türkiye ile ABD arasında üst düzeyde sürdürülen yapıcı diyalog ve stratejik iş birliği anlayışının, başta savunma sanayi olmak üzere yüksek katma değerli sektörlerde yeni ortaklıklara zemin hazırlayacağı ifade edilirken, bu gelişmelerin iki ülke liderleri tarafından 2019 yılında ortaya konulan 100 milyar dolarlık ikili ticaret hacmi hedefine ulaşılmasına da önemli katkı sağlayacağı değerlendirildi.

- "TÜRK SAVUNMA SANAYİİ, KÜRESEL ÖLÇEKTE GÜÇLÜ BİR ÜRETİM VE TEKNOLOJİ EKOSİSTEMİ HALİNE GELMİŞTİR"

Açıklamada toplantıda yaptığı konuşmaya yer verilen Milli Savunma Bakanlığı Bakan Yardımcısı Salih Ayhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında tesis edilen yapıcı diyaloğun Türkiye-ABD ilişkilerine yeni bir ivme kazandırdığını belirterek, bu stratejik ortaklığın yalnızca iki ülkenin çıkarlarına değil, NATO'nun caydırıcılığına ve ortak güvenlik mimarisinin güçlendirilmesine de katkı sağlamakta olduğunu ifade etti.

Savunma sanayiinin iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın en güçlü sütunlarından biri olduğuna işaret eden Ayhan, "Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına ulaşan, 3 bin 500'den fazla şirketi ve 100 bini aşkın nitelikli çalışanıyla Türk savunma sanayii, küresel ölçekte güçlü bir üretim ve teknoloji ekosistemi haline gelmiştir." açıklamasını yaptı.

Ayhan, ortak üretim, AR-GE ve ileri teknoloji alanlarında Amerikan şirketleriyle iş birliğini daha ileri taşımaya hazır olduklarını aktararak, "Bu potansiyelin tam anlamıyla hayata geçirilebilmesi için ikili savunma sanayii ve ticaret iş birliğinin önündeki engellerin kaldırılması büyük önem taşımaktadır. Düzenleyici kısıtlamaların azaltılması ve karşılıklı ticaretin önünün açılması, Türkiye-ABD ilişkilerinin geleceği açısından yeni fırsatlar oluşturacak; iki ülkenin stratejik ortaklığını daha güçlü ve sürdürülebilir bir zemine taşıyacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

- "ORTAKLIKLARIN ÖNÜNDEKİ ENGELLERİ AZALTMANIN ZAMANI GELMİŞTİR"

ABD Savaş Bakanlığı Bakan Yardımcısı Michael P. Duffey de müttefiklerin ve sektör liderlerinin buluşmasının ortaklıkları açısından kritik bir dönemde gerçekleştiğini ifade ederek, "Bugün burada iş konuşmak için bulunuyoruz ancak daha da önemlisi, ortak güvenliğimizi konuşmak için bir aradayız." ifadelerini kullandı.

Bugün yeniden büyük güç rekabeti dönemine geri dönmüş durumda olunduğunu ifade eden Duffey, "Devam eden çatışmalar ve değişen güvenlik ortamı, yeniden canlandırılmış ve bu da entegre bir transatlantik savunma ile savunma sanayi altyapısını gerekli kılıyor. Karşı karşıya olduğumuz temel zorluk hız ve ölçektir." açıklamasını yaptı.

Duffey, kritik kabiliyetlerin üretiminin hızlandırılması ve bunların vakit kaybetmeden sahada kullanımının sunulması gerektiğine dikkati çekerek, "Bürokratik gecikmeler ve üretim açıkları artık kabul edilemez, bunlar stratejik kırılganlıklardır. Bu salondaki sektör liderlerine çağrım şudur: Daha güçlü bir şekilde sorumluluk üstlenin ve bu çağrıya karşılık verin. Düzenleyici süreçlerde karşılaştığınız darboğazları ve tedarik zincirindeki engelleri bizimle paylaşın ki bunları birlikte aşabilelim. Üretim kapasitesini artırmak ve tedarik zincirinin dayanıklılığını güçlendirmek için gerekli yatırımları yapın. Ortaklıkların önündeki engelleri azaltmanın zamanı gelmiştir." değerlendirmesinde bulundu.

- "TOPLANTININ EKONOMİK BAĞLARIMIZI DERİNLEŞTİRMEK İÇİN BİR PLATFORM GÖREVİ GÖRMESİNİ BEKLİYORUZ"

DEİK Başkanı Nail Olpak ise halihazırdaki stratejik ortam göz önüne alındığında, artan küresel güvenlik ihtiyaçlarının savunma tedariki, endüstriyel kapasite ve idame alanlarında daha derin iş birlikleri için önemli fırsatları oluşturduğunu aktardı.

Türkiye'nin gelişmiş üretim kabiliyetlerini, çevik üretim tabanını ve kanıtlanmış savunma sanayi uzmanlığını, Amerikan savunma ekosisteminin teknolojik liderliği ve tedarik ihtiyaçları ile bir araya getirmenin büyük bir değer taşıdığına inandıklarını kaydeden Olpak, şunları kaydetti:

"Türk savunma firmaları, üretimi hızla ölçeklendirme, güvenilir tedarik zinciri çözümleri sunma, zorlu askeri standartlarda üretim yapma ve operasyonel gereksinimlere özel ürünler geliştirme yeteneklerini kanıtlamış durumda. DEİK olarak NATO Zirvesi kapsamında düzenlediğimiz yuvarlak masa toplantısının, fırsatları belirlemek, ortak bir zemin oluşturmak ve endüstriyel ile ekonomik bağlarımızı derinleştirmek için bir platform görevi görmesini bekliyoruz."

- "SAVUNMA SANAYİ İŞ BİRLİĞİ NATO İTTİFAKI'NIN SAVUNMA KAPASİTESİ AÇISINDAN STRATEJİK ÖNEM TAŞIYOR"

DEİK Türkiye-ABD İş Konseyi Başkanı Murat Özyeğin de Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ortaklığın bir sonraki büyüme döneminin en önemli itici güçlerinden birinin savunma ve havacılık sektörleri olacağını ifade etti.

Sanayilerin birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı olduğuna işaret eden Özyeğin, "Ortak üretim, teknoloji geliştirme, karşılıklı yatırımlar ve tedarik zinciri entegrasyonu alanlarında atılacak adımlar, yalnızca iki ülkenin ekonomik ilişkilerini değil, aynı zamanda NATO'nun sanayi ekosisteminin dayanıklılığını ve rekabet gücünü de artıracaktır." değerlendirmesinde bulundu.

AmCham Türkiye Başkanı Emre Karter ise savunma teknolojileri, endüstriyel yetkinlikler ve yatırımlar alanında iki ülke arasında önemli fırsatlar bulunduğuna işaret ederek, AmCham Türkiye olarak, bu stratejik ortaklığın daha da güçlenmesine katkı sağlamaya ve özel sektörün yapıcı rolünü desteklemeye devam edeceklerini belirtti.

ATBR Başkanı General James L. Jones de ABD ile Türkiye arasındaki savunma sanayi iş birliğinin NATO İttifakı'nın savunma kapasitesi açısından stratejik önem taşımakta olduğunu ifade ederek, "Savunma sanayi alanında sürdürülen temasın, iki ülke arasında somut iş birliklerini ve uzun vadeli ortaklıkları destekleyecek yeni fırsatların önünü açacağına inanıyorum." açıklamasını yaptı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler