Çankaya Belediyesi Atatürk Sanat Merkezi, Prof. Dr. Erdal İnönü’nün 100. yaş gününde tarihi günlerinden birini yaşadı. Çankaya Belediyesi ev sahipliğinde, İnönü Vakfı ile Sevinç-Erdal İnönü Vakfı’nın ortaklaşa düzenlediği sempozyum, akademik ve siyasi dünyadan çok sayıda önemli ismi bir araya getirdi. Etkinliğe Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Sevinç İnönü, Özden Toker, Gülsün Bilgehan, eski Devlet Bakanı Uluç Gürkan, eski Kültür Bakanı Fikri Sağlar, CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Yekta Güngör Özden, eski Milletvekili Şevket Bülent Yahnici, Av. Nail Gürman, Prof. Dr. İlhan Tekeli, Prof. Dr. Selim Osman Selam, Prof. Dr. Ali Alpar, Prof. Dr. Tekin Dereli, eğitimci Mustafa Gazalcı, Ayla Hatırlı, Ergün Türkcan ve sanatçı Serap Sağlar ile yurttaşlar katıldı. Açılış konuşmaları, belgesel gösterimi ve üç ayrı oturumdan oluşan etkinlik, Erdal İnönü’nün rehberlik eden anılarıyla duygu dolu anlara sahne oldu.
BAŞKAN GÜNER; ‘BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR ONUR’
Açılışta konuşan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, Erdal İnönü gibi birleştirici bir figürün anısını Çankaya’da yaşatmaktan gurur duyduklarını belirtti. Güner, “Erdal İnönü’nün akademik ve siyasal dünyadan nasıl geniş bir dost çevresi kazandığını bugün bu salonda görebiliyoruz. Bu etkinliğe Çankaya Belediyesi çatısı altında ev sahipliği yapmak bizim için büyük bir onur. O, bilimin sessiz disipliniyle kamusal yaşamın zorlu sorumluluğunu nadir görülen bir zarafetle birleştiren gerçek bir düşün insanıydı. Nezaketin zayıflık sayıldığı bu coğrafyada, bu değerleri ısrarla savundu. Kurucu bir babanın evladı olmasına rağmen askeri dönemde veto yedi ama sorumluluktan kaçmayarak demokrasi mücadelesini sürdürdü. Bilginin değersizleştirilmeye çalışıldığı, liyakat yerine vasatın öne çıkarıldığı bu çağda, Erdal İnönü bizlere hâlâ başka bir yaşamın ve mücadelenin mümkün olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.
‘DÖRT BAŞLIKTA İNÖNÜ'NÜN MİRASI’
Sempozyumun açılış sunumunu gerçekleştiren Prof. Dr. Remzi Demir, Erdal İnönü’nün 1971 yılında yayımladığı fizik bibliyografyasındaki vizyoner sözlerini hatırlatarak, onun Türk bilim tarihindeki öncü rolüne dikkat çekti. Demir, İnönü’nün katkılarını şu sözlerle özetledi: “Erdal İnönü, ‘Türkiye’nin temel bilimlerin ilerlemesine katkısı ne olmuştur?’ sorusunu belgelerle ortaya koyan ilk fizikçidir. Onun açtığı bu yol, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Bilim Tarihi Kürsüsü’nde ancak 2000’li yıllarda yankı bulabilmiştir. İnönü’nün katkılarını; fizik, eğitim ve araştırma faaliyetlerinin kurumsallaşması, yakın dönem bilim tarihçiliğinin gelişmesi ve bilim politikası çalışmalarının başlaması olmak üzere dört başlıkta toplayabiliriz. Hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.”
‘BİR BABADAN OĞULA, OĞULDAN BABAYA’
Erdal İnönü’nün eşi Sevinç İnönü ise salondaki katılıma teşekkür ederek, Amerika yıllarına ve İsmet İnönü ile olan bir anısına değindi. İnönü,
“Eşim son derece çağdaş, ileri görüşlü ve herkesi aynı sıcaklıkla kucaklayan müstesna bir insandı. Amerika’da olduğumuz yıllarda internet, cep telefonu yoktu; saat farkından telefonla konuşmak bile meseleyi. Biz giderken Paşa (İsmet İnönü) bana sıkı sıkı tembih etti; 'Erdal’ın işi var, o çalışacak; sen bize neredeyse her gün mektup yazacaksın' dedi. Ben de her gün yazdım. Sonra o mektuplar 'Babadan Oğula, Oğuldan Babaya Mektuplar' adıyla kitaplaştı. Herkesin okumasını tavsiye ederim, içinde çok hoş anılar var” dedi. İnönü Vakfı Başkanı ve İsmet İnönü’nün kızı Özden Toker’in de anılarını paylaştığı konuşmaların ardından, Erdal İnönü’nün yaşamını anlatan belgesel duygulu anlar yaşattı. Etkinlik üç oturumlu bilimsel panellerin ardından düzenlenen kapanış kokteyli ile sona erdi.