Ana içeriğe geç

5816 sayılı yasayı arkalarına alarak önüne gelene dava açıyor! ADD, milletin başına bela

Skandallar ve tacizlerle anılan, CHP’lilerin yetiştiği ideolojik üs olarak anılan Atatürkçü Düşünce Derneği, 5816 sayılı kanunu istismar ederek, özgürce fikrini beyan eden herkesi susturma aracı olarak kullanmaya başladı.

5816 sayılı yasayı arkalarına alarak önüne gelene dava açıyor! ADD, milletin başına bela
Yeni Akit Gazetesi
16

Sebahattin Ayan İstanbul

Müslüman Anadolu’nun ruh kökünden kopuk olan ve içinde yaşadıkları topluma düşmanlık eden laikçi yobazlar, milletin başına bela oldu. Lokallerde içki içip kafa çeken, CHP’deki rezaletler hakkında tek kelime etmeyen, İzmir’in Urla ilçesinde LGBT renklerine bezenmiş Atatürk heykeli yapıldığında ses çıkaramayan, fondaş kanallarda Atatürk baskılı rakı bardağı satılmasına tepkisiz kalan Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), 5816 sayılı Mustafa Kemal’i koruma kanunu, bir susturma aracı olarak kullanmaya başladı.

SOLCUYA BİLE ÇATTILAR

CHP’lilerin yetiştiği ideolojik üs olan, sürekli skandallarla ve tacizlerle anılan Atatürkçü Düşünce Derneği, “Nil Gülsüm ile Maksat Muhabbet” adlı yayında “Her haltı bu ülkede, ‘Atatürkçüyüm’ diyenler yiyor” ifadelerini kullanan sinema ve tiyatro oyuncusu Halil Ergün hakkında suç duyurusunda bulundu. Başkanlığını, “Biz yine Samsun’a çıkarız, bütün işbirlikçi hainleri de yine denize dökeriz” diyerek dindar insanları ihanetle suçlayan CHP’li Hüsnü Bozkurt’un yaptığı ADD’nin skandal adımı kirli sicilini akıllara getirdi. ADD, daha önce de aralarında Yusuf Tekin, İsmail Kahraman, Mahir Ünal, Alinur Aktaş, Zekeriya Yapıcıoğlu, yazarlar Ali İhsan Karahasanoğlu, Abdurrahman Dilipak ve Sevan Nişanyan olmak üzere fikrini özgürce beyan eden herkese suç duyurusunda bulundu. Hızını alamayan ADD, 10 Kasım 2022 tarihinde görevlerini layıkıyla yapmadıkları gerekçesiyle Anıtkabir personellerini dahi yargıya şikâyet eden ADD’nin, geçen yıl 35 kişi hakkında suç duyurusunda bulunduğu belirlendi.

ÜLKENİN ZALİM AĞASI

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Demokratlar Platformu Genel Sekreteri Av. Yurdal Kılıçer, şunları söyledi: “İki yüzlü bir toplulukla karşı karşıyayız. Kendilerini bu ülkenin, bu devletin ve bu vatanın sahibi; kendileri dışındakileri ise parya olarak görüyorlar. Kökümüzü inkâra, vazgeçirmeye çalışan tek parti zihniyetinin kalıntıları bunlar. Halil Ergün de aslında kendileriyle çok fazla ayrışan bir isim değil. Buna rağmen kendilerinden en ufak farklı bir düşünce ortaya koyana bile bu kadar tahammülsüzler.”

Araştırmacı yazar Mehmet Fırat da, şöyle kunuştu: “Kemalizm tarikatının bazı kurumları var, bunlardan biri de ADD. Altı üstü bir dernek, dernekler kanuna tabi lakin hiç kimsenin gücü bu derneği sorgulamaya, idari ve mali yapılarını denetlemeye, yapılan suç duyurularını davaya döndürmeye, hatta kapatmaya yetmiyor! Ellerinde 5816 gibi bir silahı almışlar önüne gelene dava açıyorlar. Halil Ergün’ün yapmış olduğu bir düzen eleştirisi dahi hedeflerinde. Azgın azınlık hegemonyası kırılmalıdır. Bir zulüm aracı haline gelen ve keyfi davalara sebep mahkemeleri oyalayan ADD kapatılmalıdır.”

Kaynağa Git

İlgili Haberler