Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’ adlı eserin sunuş yazısında Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini, mimari zarafetini, manevi derinliğini ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlandığını belirtti. Erdoğan, yazıda şöyle dedi: “İstanbul’un fethiyle birlikte Ayasofya-i Kebir Camii, insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine şahitlik etmiş mübarek bir mabet olarak yeni bir hüviyet kazanmıştır. 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’a muzafferâne girişinin ardından harap ve bakımsız durumda bulunan bu eser, kısa zamanda ihya edilerek İslam’ın manevi sancağı altında yeniden hayat bulmuştur. Fetih ile birlikte camiye tahvil edilen Ayasofya, çağ açıp çağ kapatan büyük zaferin remzi, fethin mührü ve medeniyetimizin en ihtişamlı nişanelerinden biri hâline gelmiştir.
TARİHİ MESULİYET
Ayasofya-i Kebir Camii yalnızca bir ibadet mekânı değil; milletimizin tarih şuurunun, medeniyet iddiasının, inanç kudretinin ve fetih ruhunun abideleşmiş timsalidir. Osmanlı sultanlarının vakfiyelerinde yer alan muhafaza ve bakım hükümleri, bu mukaddes emanete gösterilen ihtimamın en kuvvetli delillerindendir. Bugün de ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bu aziz emaneti aynı şuur ve hassasiyetle korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmayı tarihi bir mesuliyet olarak telakki ediyoruz.
Çağ açıp çağ kapatan kutlu fethin zafer nişânesi olan Ayasofya-i Kebir Camii, İstanbul’un siluetinde bütün ihtişamıyla yükselmeye ve dünya kültür mirası içerisindeki müstesna mevkini muhafaza etmeye devam edecektir. Elinizdeki eser; Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini, mimari zarafetini, manevi derinliğini ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlanmıştır.
ASLİ HÜVİYETİNE KAVUŞTU
Asırlar boyunca semayı ezan sesleriyle doldurarak gönüllerde ebedi bir sadâ bırakan Ayasofya-i Kebîr Câmii, fetih ruhuna uygun olarak 24 Temmuz 2020’de millet iradesiyle yeniden asli hüviyetine kavuşmuş mukaddes bir mabed olarak, yalnızca bir ibadet mekânı olmanın ötesinde insanlığın ortak vicdanına ve kültürel hafızasına ışık tutmaya devam edeceğine gönülden inanıyorum.”
ZENGİN BİR GÖRSELLİĞE SAHİP
- Demirören Yayınları’ndan çıkan ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’ adlı eser, caminin ibadete açılışının 6’ncı yıdönümünde sanatseverlerle buluştu. Gravür ve minyatürlerle zenginleştirilen eser, zengin bir görselliğe sahip.
3 DİLDE HAZIRLANDI
- Demirören Holding Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Demirören’in de bir sunuş yazısının yer aldığı eser; bilimsel kaynakları, özgün fotoğrafları, tarihi gravürleri ve zengin arşiv belgeleriyle dikkat çekiyor. Türkçe, İngilizce ve Arapça olmak üzere üç farklı dilde hazırlanan seçkin eser; Ayasofya’nın Bizans döneminden Osmanlı’ya, Cumhuriyet döneminden günümüze uzanan tarihsel yolculuğunu mimari, sanat tarihi ve kültürel miras perspektifiyle ele alıyor.
NASIL AYAKTA KALDI
Alanında uzman isimlerin katkılarıyla tek ciltte bir araya getirilen çalışmada; Ayasofya’nın eşsiz mimarisi, kubbe yapısı, mozaikleri, geçirdiği restorasyon süreçleri ile yüzyıllar boyunca şekillenen kültürel ve manevi birikimi ayrıntılı biçimde inceleniyor. Metinleri Yüksel Yücel tarafından kaleme alınan eserde, Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’un fethiyle Ayasofya’yı camiye dönüştürmesi yer alırken, 24 Temmuz 2020 tarihinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan imzasıyla yeniden ibadete açılması yakın tarihin en önemli dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor.
BUGÜN RAFLARDA
Koleksiyon eser, bugün itibarıyla online satış platformları ile seçkin kitapevlerinin raflarında yerini aldı.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’DAN HATAY VE ERZURUM MESAJI
- Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hatay’ın anavatana katılmasının 87. yıldönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Asırlardır aynı medeniyetin, aynı kültürün ve aynı kardeşlik ikliminin ayrılmaz bir parçası olan Hatay, bugün de Türkiye Yüzyılı hedeflerimiz doğrultusunda yükselişini sürdürmektedir" ifadesini kullandı. Erzurum Kongresi’nin 107. yıldönümü mesajında ise aziz milletin kurtuluş azmi ve kararlılığıyla müşterek bir ideal etrafında birleştiği ve istikbal hedefini ortaya koyduğu dönüm noktalarından birinin Erzurum Kongresi olduğunu belirtti ve “Bu yüksek şuur, bugün de bizlere ilham kaynağı olmakta, geleceğe yürüyüşümüzde bizlere güç katmaktadır” dedi. - AA