Diyabet Önleme Programı (DPP) ve bu programın uzun süreli devamı niteliğindeki Diyabet Önleme Programı Sonuç Çalışması (DPPOS), yaşam tarzı değişikliklerinin sağlık üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla binlerce kişiyi 20 yılı aşkın süredir takip ediyor.
Science Alert'ın haberinde yer alan ve bu verilerden yararlanılarak yayımlanan yeni bir araştırma, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının faydalarının yalnızca diyabetin önlenmesiyle sınırlı olmadığını ortaya koydu.
ABD'deki çeşitli kurumlarda görev yapan araştırmacılar, başlangıçta prediyabet tanısı bulunan ve DPP çalışmasına dahil edilen 1.173 kişinin sağlık kayıtlarını analiz etti.
Katılımcılar üç gruba ayrıldı. Bir grup günlük plasebo kullanırken, bir grup diyabet ilacı metformin aldı. Üçüncü grup ise vücut ağırlıklarının en az yüzde 7'sini vermeyi hedefleyen sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz programına dahil edildi. Bu uygulamalar üç yıl boyunca sürdürüldü.
Kronik hastalık kümeleri daha az görüldü
20 yılı aşkın takip sürecinde, diyet ve egzersiz programına katılan kişilerin kalp yetmezliği ve demans gibi kronik hastalıkların birlikte görülme olasılığının anlamlı ölçüde daha düşük olduğu belirlendi.
Araştırmanın ilk odak noktası olan diyabet, kronik hastalıklar listesinden çıkarıldığında bile bu gruptaki katılımcıların genel kronik hastalık riskinin daha düşük kaldığı görüldü.
ABD Ulusal Yaşlanma Enstitüsü'nde görev yapan sağlık uzmanı Marcel Salive, "Diyabeti önlemek son derece önemli. Ancak insanların yaşlandıkça birden fazla kronik hastalık geliştirmesini önlemek, yaşam kalitesi, bağımsızlık ve sağlık harcamaları açısından çok daha geniş sonuçlar doğurabilir" dedi.
Yaşam tarzı değişikliği yüzde 21 avantaj sağladı
İlk DPP çalışmasının sona ermesinin ardından plasebo uygulaması durduruldu, metformin tedavisi ise takip çalışmasında devam etti.
Araştırma döneminin tamamı değerlendirildiğinde, yaşam tarzı programına katılanların iki veya daha fazla kronik hastalığa sahip olma riski, plasebo grubuna kıyasla yüzde 21 daha düşük çıktı. Araştırmacılar bu durumu "multimorbidite" olarak tanımlıyor.
Öte yandan, plasebo grubu ile diyabet ilacı kullanan grup arasında belirgin bir fark gözlenmedi.
İncelenen 15 kronik hastalık
Araştırmada değerlendirilen 15 kronik hastalık şunlar oldu:
- Hipertansiyon
- Kalp yetmezliği
- Koroner arter hastalığı veya iskemik kalp hastalığı
- Kalp ritim bozuklukları
- Hiperlipidemi
- İnme
- Artrit
- Astım
- Kanser
- Kronik böbrek hastalığı
- Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)
- Demans (Alzheimer hastalığı dahil)
- Depresyon
- Osteoporoz
- Diyabet
Araştırmacılar, sonuçların doğruluğunu artırmak için yaş, cinsiyet, ırk ve etnik köken, alkol tüketimi ile vücut kitle indeksi (VKİ) gibi sonuçları etkileyebilecek çeşitli faktörleri de hesaba kattı.
Bilim insanları yayımladıkları makalede, "Diyabetin önlenmesinin ötesinde, yaşam tarzı müdahalesi yaşlanma sürecinde daha az kronik hastalıkla ilişkilendirildi" ifadelerini kullandı.
Araştırmacılar ayrıca, "Bulgular, yoğun yaşam tarzı değişikliklerinin diyabet riski yüksek olan veya diyabetli yetişkinlerde orta ve ileri yaşlarda multimorbiditeyi önleyebileceğini ya da geciktirebileceğini gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu.
Sağlıklı yaşlanma için güçlü bir işaret
Araştırmanın dikkat çekici yönlerinden biri, daha sağlıklı beslenmenin ve düzenli fiziksel aktivitenin çoğu kişi tarafından uygulanabilecek yaşam tarzı değişiklikleri arasında yer alması oldu.
Elde edilen veriler, uzun yıllar boyunca sürdürülen sağlıklı alışkanlıkların, yaşlılık döneminin hastalıklar nedeniyle daha az kısıtlandığı bir yaşam sürme ihtimalini artırdığına işaret ediyor.
Araştırma neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamasa da, diyet ve egzersiz programlarının sona ermesinden yıllar sonra bile güçlü bir ilişki gözlenmeye devam etti.
Colorado Halk Sağlığı Okulu'ndan epidemiyolog Dana Dabelea, "Bu bulgular sağlıklı beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve kilo kontrolünün uzun vadeli değerini ortaya koyuyor" dedi.
Yüzde 85'de en az iki kronik hastalık görüldü
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise, diyet ve egzersiz programına katılanlar da dahil olmak üzere tüm çalışma grubunun yüzde 85'inde takip süresi boyunca en az iki kronik hastalığın gelişmiş olması oldu.
Dünya nüfusu yaşlanırken, daha uzun yaşam süresi her zaman daha sağlıklı bir yaşlılık anlamına gelmiyor. Bu nedenle bilim insanları, sağlıklı yaşlanmayı destekleyen faktörleri ortaya koymaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Araştırmaya doğrudan katılmayan Colorado Halk Sağlığı Okulu Dış İlişkilerden Sorumlu Dekan Yardımcısı Travis Leiker ise, "Politika yapıcılar, sağlık hizmeti sunucuları ve halk sağlığı liderleri artan kronik hastalık oranları ve sağlık harcamalarına çözüm ararken, bu bulgular önemli bir gerçeği hatırlatıyor: Koruyucu sağlık yatırımları büyük önem taşıyor" ifadelerini kullandı.