Ayetullah Ali Hamaney’in cenazesi için halk zaten geceden beklemeye başlamıştı. Sabah namazının hemen öncesinde İmam Humeyni Camii’nin avlusu tamamen doldu. Dualar namazdan önce başlamıştı. Onbinlerce kişiden kurulu saflar caminin dışına da taştı. Şii geleneğinde cenaze namazı birkaç dakika sürer. Zaten rükû ve secdesi olmayan, beş tekbirden oluşan kısa bir ibadet. Ancak Hamaney’in cenaze namazı alışılagelenden çok uzun sürdü. Ağır tempolu bir kıraat ile ayet ve sureler okundu. Uzun uzun salavatlar getirildi. Politik mesajlar da içeren gayet uzun bir namaz duası yapıldı. Zira bu namaza yüklenen sembolik mana İran için çok önemliydi. Halkın rejime destek seviyesini görünür kılmak da bu mananın içindeydi.
KERBELA HAVASI
Muharrem zaten Şiiler için matem ayı. Cenazenin bu aya denk gelmesi veya getirilmesi sürece ayrı bir duygu yoğunluğu da kattı. Cami ve çevresinde adeta bir Kerbela havası esiyordu. Tarih, din ve politika saflar halinde beraberdi. Zaten törendeki her detay İran’ın yalnızca bir din adamını değil, devrimin en güçlü sembollerinden birini uğurladığı mesajını veriyordu. Rejim bu törenleri zaten bir güç gösterisi manası da yüklemişti. Cenaze namazı bu maksadın en güçlü vurgularından biri de oldu. Dini vecibe ile devlet töreni iç içe geçmişti. Camideki cemaat namazdan sonra da dağılmadı. Meddahların ağıt ve mersiyeleriyle gözyaşları içinde Hamaney’e vedaya devam ettiler.
Meysam Hamaney - Mesud Hamaney - Mustafa Hamaney
HUMEYNİ TEDBİRİ
İranlılar Humeyni’nin cenazesindeki izdihamdan ders aldıklarını da gösterdiler. Humeyni’nin cenaze namazından sonra tabuta ulaşıp, kefenden parça almak isteyenlerin izdihamıyla güvenlik çemberi çökmüş, Humeyni’nin naaşı tabuttan düşmüştü. Naaş kalabalıktan zor çıkarılmış ve helikopterle mezarlığa götürüldükten sonra yoğun güvenlik önlemleri altında ancak defnedilebilmişti. Hamaney’in naaşı ise safları dolduran halkın ulaşamayacağı güvenlik bariyerleriyle korunan yüksek bir katafalka konuldu ve sadece özel görevlilerin tabutları taşıyacağı bir organizasyon yapıldı.
MÜÇTEBA GELMEDİ
Hamaney, bu camide Kasım Süleymani ve İbrahim Reisi’nin namazlarını bizatihi kıldırmıştı. Dün de onun namazı bu camide kılındı. Bütün gözler ise onun yerine İran’ın dini lideri olan oğlu Müçteba Hamaney’i aradı. Zira oğul Hamaney’in de cenazeye katılacağı hatta cenaze namazını kıldıracağı Tahran’da kulaktan kulağa yayılmıştı. Ama bir füze saldırısında ağır yaralandığı bilinen Müçteba Hamaney’den henüz bir haber yok. Şimdi de “Meşhed’teki define katılacak” şayiası yayılmaya başladı.
KUM’A GİDECEK
Kendi otobiyografisine göre Hamaney Tahrana ilk kez 1957’de medrese talebesi olduğu Kum şehrinden gelmişti. Yarınki törenlerden sonra Hamaney’in cenazesi Tahran’dan medreseleriyle meşhur Kum’a götürülecek, oradaki kutsal mekânlardaki törenlerden sonra da Meşhed’te defnedilecek.
Haber Bültenleri ve E-Posta Tercihleri