Ana içeriğe geç

Buğra Gökce’den 15 ay sonra ilk savunma: AK Partiliyseniz bakan oluyorsunuz, CHP’liyseniz Silivri’de yatıyorsunuz

İBB Davası’nın 51’inci gününde savunma yapan tutuklu İPA Başkanı Buğra Gökce, hakkındaki suçlamaların siyasi saiklerle hazırlandığını savundu. Geçmiş dönemlerde benzer işlemlere imza atan bazı bürokratların üst düzey görevlere getirildiğini belirten Gökce, “Bunları yapınca AK Partiliyseniz en az İller Bankası Genel Müdürü oluyorsunuz, hatta bakan oluyorsunuz. Ama benim gibi CHP’den aday olduysanız Silivri’de yatan oluyorsunuz” dedi.

Buğra Gökce’den 15 ay sonra ilk savunma: AK Partiliyseniz bakan oluyorsunuz, CHP’liyseniz Silivri’de yatıyorsunuz
Karar
16

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik davanın 51’inci gününde İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) tutuklu Başkanı Buğra Gökce savunma yaptı. Duruşmada uzun bir savunma yapan Gökce, hakkındaki suçlamaları reddederek, 30 yıla yaklaşan kamu görevinde “millete hizmetkâr olma bilinciyle” çalıştığını söyledi.

Gökce, 19 Mart 2025’teki operasyonun ardından hakkında gerçek dışı iddiaların ortaya atıldığını, kamuoyunda “itibar suikastine” maruz bırakıldığını savundu.

“KENDİ İRADEMLE EMNİYETE GİTTİM, YAKALANDI DİYE SERVİS EDİLDİ”

Gökce, operasyon sürecinde kendi iradesiyle Vatan Emniyet’e giderek teslim olduğunu söyledi.

Sağlık kontrolünün ardından emniyete girişinin yeniden kurgulandığını öne süren Gökce, bir polis memurunun kendisine “Abi kusura bakma, bir daha giriş yapacağız” dediğini, daha sonra kolundan tutularak emniyete girişinin cep telefonu kamerasıyla kayda alındığını anlattı.

Gökce, bu görüntülerin bazı yayın organlarında “yakalandı” şeklinde servis edildiğini belirtti.

“8 AY BOYUNCA HAKKIMDAKİ SUÇLAMAYI ÖĞRENEMEDİM”

Tutuklanmasının kendisine hâkimlik tarafından bildirilmeden önce bazı basın-yayın organlarında duyurulduğunu söyleyen Gökce, dosyadaki kısıtlılık kararı nedeniyle hakkında ne tür isnatlar üretildiğini 8 ay boyunca öğrenemediğini ifade etti.

Gökce, “8 ay boyunca 8 ayrı hâkime, ‘Dosyada rüşvete dair ne olduğunu bana söylemeseniz de siz kontrol edin’ diyerek adeta yalvardım. ‘Sizler olmadığını göreceksiniz’ desem de dinletemedim. Sekiz kez rüşvet almaktan ve suç örgütüne üye olmaktan tutukluluğumun devamına karar verildi” dedi.

“SUÇ TARİHİ DENİLEN DÖNEMDE İBB’DE ÇALIŞMIYORDUM”

Gökce, iddianamede rüşvete dair herhangi bir kanıt veya somut iddia bulunamayınca, bu kez kamu görevlisi olarak attığı bazı imzalar nedeniyle “ihaleye fesat karıştırma” suçlamasıyla karşı karşıya bırakıldığını savundu.

Suç tarihi olarak gösterilen 2020 yılının haziran ve temmuz aylarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde görev yapmadığını belirten Gökce, o dönemde İstanbul’da ikamet etmediğini ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yaptığını söyledi.

Gökce, cezaevindeyken kendisinin de içinde bulunduğu bir heyetin mülkiye müfettişine ifade verdiğini, İstanbul Valisi Davut Gül imzalı kararla sorumluluğu bulunmadığı için hakkında soruşturma izni verilmediğini belirtti.

Gökce, “Soruşturma izni alınmayacak bir konudan 15 aydır hapis yatıyorum” dedi.

“AK PARTİLİYSENİZ BAKAN OLUYORSUNUZ, CHP’LİYSENİZ SİLİVRİ’DE YATIYORSUNUZ”

Savunmasında 2019 öncesi dönemde hukuka uygun kabul edilen işlemlerin bugün farklı yorumlandığını söyleyen Gökce, benzer ihalelere imza atan bazı bürokratların daha sonra üst düzey görevlere geldiğini belirtti.

Gökce, 2018’deki ihaleleri yapan kişinin İller Bankası Genel Müdürü olduğunu ifade ederek, şu sözlerle tepki gösterdi:

“2019 sonrası dönemde benzer imzaları atan bazı kişilerin yaklaşık 15 aydır Silivri’de ağır ve ölçüsüz bir özgürlük kısıtlamasına maruz bırakılması hukuki ilke ile izah edilemez. Bunları yapınca AK Partiliyseniz en az İller Bankası Genel Müdürü oluyorsunuz, hatta bakan oluyorsunuz. Ama benim gibi CHP’den aday olduysanız Silivri’de yatan oluyorsunuz. Sevdiğinize uzaktan bakan oluyorsunuz.”

“İHALE YAPSAN SUÇ, YAPMASAN SUÇ”

Gökce, dava konusu edilen işlemlerin tamamen yasal süreç içinde yürüyen, kamu kurumlarında benzerleri olan rutin işlemler olduğunu savundu.

İddianamede çelişkili değerlendirmeler yapıldığını ileri süren Gökce, “İhale yapsan suç, yapmasan suç. İmza atsan suç, atmasan suç” dedi.

Bazı ihalelerde işlerin parçalandığı, bazılarında ise parçalanmadığı gerekçesiyle suçlama yöneltildiğini belirten Gökce, “Biz seni kafaya taktık, senin her adımın suç demeye getiriyor bu iddianame” ifadelerini kullandı.

“GELİRLERİ 9 KAT ARTIRMIŞIZ”

Savunmasında İBB’nin gelirlerine ilişkin rakamlar da paylaşan Gökce, 2014-2019 döneminde ecrimisil ve kira gelirlerinin 468 milyon lira olduğunu, 2020-2025 döneminde bu rakamın 4,5 milyar liraya çıktığını söyledi.

Gökce, “Gelirleri 9 kat artırmışız” diyerek, kamu zararına yol açtığı yönündeki iddiaları reddetti.

İştiraklerden iş alan firmalarla herhangi bir tanışıklığı, irtibatı ya da menfaat ilişkisi bulunmadığını belirten Gökce, “Onların ihale alması için attığım imzalarla tüm kariyerimi çöpe atacak risklere girmem eşyanın tabiatına külliyen aykırıdır. Nitelikli dolandırıcılık ile kamuyu zarara uğrattığım iddialarını kararlılıkla ve tüm varlığımla reddediyorum” dedi.

“MURAT ONGUN’DAN TALİMAT ALMADIM”

Gökce, iddianamede Murat Ongun’un emrinde olduğu yönündeki değerlendirmenin tamamen gerçek dışı olduğunu söyledi.

İdari açıdan Ongun’la herhangi bir temasının bulunmadığını belirten Gökce, “Hiçbir surette kendisinden talimat almam söz konusu değildir” dedi.

Gökce, suçlama konusu yapılan imzalarla ilgili olarak da “Aynı imzayı ben atınca suç, benden öncekiler atınca her biri için ikbal gerekçesi mi?” diye sordu.

“BİLDİĞİM TEK ÖRGÜT İBB’NİN KURUMSAL ÖRGÜTÜDÜR”

Hakkındaki “suç örgütü” suçlamasını da reddeden Gökce, hiçbir yapının parçası olmadığını söyledi.

Gökce, “Bildiğim tek örgüt, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun bir parçası olarak kurulmuş İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı’nın kurumsal örgütüdür” dedi.

Yöneticiliğinin eleştirilebileceğini, ancak namusuna yönelik ithamları kabul etmeyeceğini belirten Gökce, “Rüşvet suçlamasıyla tutuklanmam ve on beş aylık mahpusluğumun özellikle ilk 8 ayında yine aynı suçlama ile hapis yatmam çok kanıma dokundu” ifadelerini kullandı.

“MESELE FOTOĞRAF DEĞİL, EŞİT MUAMELE İLKESİDİR”

Gökce, tutukluluk sürecinde yaşadığı kişisel mağduriyetleri de anlattı.

Yaklaşık 12 bin saattir cezaevinde olduğunu, bunun yalnızca 24 saatini ailesiyle birlikte geçirebildiğini söyleyen Gökce, cezaevinde evlendiğini belirtti.

Kendisi gibi meslektaşı Gürkan Akgün’ün de cezaevinde evlendiğini hatırlatan Gökce, “Bu teknoloji çağında nikâh fotoğrafı olmayan iki çift varsa o biziz. Fotoğraflar çekildi ancak 13 aydır verilmedi” dedi.

Başka dosyalardan yargılananlara fotoğraflar teslim edilirken kendilerine verilmediğini söyleyen Gökce, “Mesele fotoğraf değildir. Mesele eşit muamele ilkesidir. Hukuk yalnızca kanun metinlerinde değil, uygulamada da eşit olmalıdır” ifadelerini kullandı.

“RÖVANŞ DEĞİL, ONARIM”

Savunmasının son bölümünde mahkeme heyetine seslenen Gökce, Türkiye’nin içinde bulunduğu dönemin sağduyuyla aşılması gerektiğini söyledi.

“Ben bu kürsüden bir hesaplaşma dili değil, bir iyileşme dili kurmak istiyorum. Çünkü inanıyorum ki bu ülkenin ihtiyacı rövanş değil, onarımdır; sertlik değil, hakkaniyettir” diyen Gökce, hakkında aleyhe düzenlenmiş bir MASAK raporu bulunmadığını, usule aykırı tek kuruşluk para hareketinden söz edilemediğini ve gizli tanık ya da etkin pişmanlık beyanlarında kendisine yönelik somut suç isnadı olmadığını savundu.

Gökce, “Yuvama, aileme, evlilik yıldönümünü de cezaevinde yaşamak zorunda kaldığım eşime kavuşabilmeyi diliyorum. Hemen şimdi tahliyemi talep ediyorum” diyerek savunmasını tamamladı.

İMAMOĞLU: SUÇ ÖRGÜTÜ BÖYLE OLMAZ, KAMU ÖRGÜTÜ BÖYLE OLUR

Gökce’nin savunmasının ardından mahkeme başkanı yalnızca bir soru yöneltti, duruşma savcısı ise soru sormadı.

Daha sonra tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu söz aldı.

İmamoğlu, Gökce’ye İBB’de nasıl göreve başladığını sordu. Gökce işe giriş sürecini anlattı.

Bunun üzerine İmamoğlu, “Suç örgütü böyle olmaz, kamu örgütü böyle olur” dedi.

İmamoğlu ayrıca Gökce’ye İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yaptığı adaylık başvurusunu da sordu. “Sizi iten, git aday ol dedik mi?” diye soran İmamoğlu’na Gökce, “Bana güvenerek aday oluyorsan bu yanlış bir şey dediniz. Adaylık sürecinden sonra da memuriyete geri dönmek istemediğimi söyledim. Kendi siyasi mücadelemi yürüttüm. İzmir’e aday olamadıysam Ekrem İmamoğlu’nun yanında çalıştığım için olamadım” yanıtını verdi.

Duruşma, Gökce’nin savunmasının tamamlanmasının ardından diğer işlemlerle devam etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler