Ankara — Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), süreçte yaşanan gelişmeleri değerlendirmek üzere Ankara’da bir grup gazeteciyle bir araya geldi. Toplantıya DEM Parti Basın, Yayın ve Propaganda Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel, Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Antalya Milletvekili Saruhan Oluç ve STK Komisyonu Üyesi Sultan Özcan katıldı.
Temmuz ayı bitmeden TBMM’ye sunulması beklenen 'çerçeve yasa' konusunda öngörülerin ve beklentileirn konuşulduğu toplantıda gazetecilerin soruları yanıtlandı.
Doğan: Parti yeniden yapılanıyor, kongre 20 Eylül'de
Toplantıda ilk sözü alan Ayşegül Doğan, kongrelerini 20 Eylül’de Ankara Arena Spor Salonu’nda gerçekleştireceklerini kaydetti. Son dönemde çıkan spekülatif haberlerin önüne geçmek istediklerini belirten Doğan, şunları söyledi:
"Türkiye’nin yeni bir siyaset diline ihtiyacı var ancak bu konuda yalnız kalıyoruz. Olanı olduğu gibi tanımlamak cesaret ve bedel gerektiriyor. Toplumun umutsuzluk içerisine gark edildiği zaman dilimindeyiz. Bir yandan parti olarak kongre hazırlığımız var, partide bir yeniden yapılanma var. Türkiye’nin tamamını kapsayacak bir konferans sürecimiz olacak. Bir kadın bir de karma olmak üzere konferanslarımız olacak, o konferanslardan çıkan sonuca göre kongreye gideceğiz."
Doğan, isim değişikliği konusunda ise "Madem değişim ve dönüşüm olacak, bir her bir konuyu tartışıyoruz diyebiliriz" ifadelerini kullandı.
Amaç düşük tempoyu artırmak
Sürecin hassasiyetine dikkat çeken Doğan, 24 Mayıs’tan bu yana Abdullah Öcalan ile görüşme yapılamadığını, önümüzdeki hafta 23 Temmuz'da bir görüşme gerçekleşmesini beklediklerini aktardı. Doğan, "Biz görüşme sıklığını beklerken, bu durum bir durağanlığa neden oluyor, karamsarlığa neden oluyor. Ayrıca Öcalan’ın sürece dair görüş ve önerileri önemli. Yasa çerçevesine dair ne der, ne demez bunu bilmek gerekir. Yapılan tüm görüşmeler düşük tempoyu artırmaya dönük" dedi.
Hem AKP hem de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile temasların değerli olduğunu ifade eden Doğan, "Yazılı taslak henüz paylaşılmadı İmralı heyeti ile, bunun paylaşılmasını bekliyoruz. Bizim de taslağımız var, hedefimiz bir an önce konsensüs sağlanması. Bahçeli dört haftadır konuşmadı ama görüşmemizde kararlılığını ifade etti" diye konuştu.
Temel: Önce 'barış' sonra 'özgürlük' yasası…
Tayip Temel ise Öcalan'ın 27 Şubat çağrısının tüm Kürtler açısından bir milat olduğunu belirterek, ateşkes ilanı ve çekilme kararı gibi adımları hatırlattı. DEM Parti'nin süreçle ilgili Öcalan’ı bilgilendirmekle sorumlu olduğunu ve bu kapsamda raporlar hazırladığını belirten Temel, Mecliste kurulan komisyonu ve Süleymaniye ile Erbil'in desteğini önemli bulduklarını söyledi.
Sürecin artık doğru bir yasa çıkmasına dayandığını vurgulayan Temel, "Çıkacak yasa bu tarihi çalışmaları taçlandırmalıdır" dedi. Türkiye'de yaşayan bütün halkların kardeşliğini hedeflemeyen, inkar, gerilim ve yanlış devlet politikası temelli bir yasanın ise sadece çatışmayı önleyici bir yasa olacağını vurguladı.
Türkiye’de Kürt kimliğinin ve dilinin önündeki fiili engellerin hâlâ sürdüğünü söyleyen Temel, 'muhalefet belediyelerine el koyma politikasının önünü açan' yasaların da yürürlükte olduğunu belirtti. Siyasetçilerin hâlâ cezaevinde tutulduğunu da hatırlatan Temel, bir "yasal düzenleme silsilesine" ihtiyaç olduğunu ifade etti: "İlk adım silahları devreden çıkarmak, 'barış yasası'. Sonraki ise 'özgürlük yasası'; demokratik değerleri her yurttaşın faydalanacağı şekilde genişletme, antidemokratik yasaların değişmesi meselesi."
Oluç: 10-12 maddelik kısa bir yasa olacak
Saruhan Oluç ise Meclis komisyonunun şubat ayındaki raporunun, bugün Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'çerçeve yasa', Öcalan'ın 'kök yasa', DEM Parti'nin 'barış yasası' dediği yasal düzenlemeye işaret ettiğini, bu konuda partilerin fikir birliğinde olduğunu vurguladı.
"Öyle görünüyor ki Meclis yaz arasında gitmeden bu özel yasa çıkacak" diyen Oluç, "Uzun bir yasa olmayacaktır. 10-12 maddelik bir yasa. Biz önerilerimizi var Öcalan’a ilettik. Öcalan’ın da önerileri var, 7-8 maddede toplanan öneriler bunlar. Devlet duydu, not aldı, bilgisi var. Bizim önemle vurguladığımız, yasanın işlevsel olması, kullanılabilmesi… Çünkü daha önce çok yasa çıkarıldı çeşitli isimler altında fakat hiçbirisi işlevsel olmadı" diye konuştu.
Bütünlüklü bir yasa istediklerini ifade eden Oluç, "Ayrım içermemeli, kategoriler yaratmamalı, isteyen herkes faydalanabilmeli. Tabii ki İmralı'da, Sayın Öcalan'ın statüsüyle, hukuki durumuyla ilgili bir kapsamı olması gerektiğini de ifade ettik. İktidar tarafı, devlet de kimi önerileri konusunda yaklaşımlarını bize aktardı. Fakat kapsamlı bir şekilde ne biz onlara yazılı bir öneri verdik, ne de onlar bize verdiler. Önümüzdeki günlerde bu konuda karşılıklı kimi adımlar atılabilir" dedi.
"Yeni anayasa tartışmasına hazırız"
Kürt meselesinde nihai çözüm için anayasal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu söyleyen Oluç, "Bugüne kadar AK Parti ile herhangi bir anayasa tartışması yapmadık. Öyle bir talepleri de olmadı zaten. İmralı'daki görüşmelerde de herhangi bir anayasa tartışması sürdürülmedi. Ama Türkiye'nin yeni bir anayasaya ihtiyacı olduğu, çok uzun zamandır söylediğimiz bir konu" ifadelerini kullandı.
"Yeni bir anayasa tartışması yapalım" önerisine hazır olduklarını ifade eden Oluç, "Bu konudaki hem Kürt sorununun demokratik barışçıl çözümü açısından önerilerimiz hazır. Hem de anayasanın bütünü açısından, bir sistem tartışmasını da içeren önerilerimiz hazır. Böyle bir tartışma yapalım istenirse biz DEM Parti olarak yaparız. Kapalı kapılar ardında değil, kamuoyunun önünde yaparız" diye konuştu.
Bir soru üzerine ise "Anayasa’nın ilk dört maddesinin tartışılması bizim gündemimizde yok" açıklamasında bulundu.
Yasanın uygulama aşamasının yasayı çıkarmaktan daha zor olduğuna dikkat çeken Oluç, "Uygulama aşamasında Öcalan’ın önemli rolü olduğunu düşünüyoruz, Öcalan'ın aktif olması önem taşıyor" dedi.
Soru cevap: "Devletin Kürt'e yönelik kodları değişmedi"
Soru cevap bölümünde konuşan Tayip Temel, fesih kararı alan PKK’nin yasa beklediğini söyledi. Temel, "Devlet yetkilileri ile PKK yetkilileri görüşme yapıyor. Yasaya dair beklentiler ifade ediliyor ama ‘Silah bırakılsın, teyit edelim, yasa öyle çıksın’ gibi bir önermenin alt zemini hazırlanıyor. Bu sorunu çözmeye dair kararlılık ve irade henüz yok. Bu irade Öcalan'da, Bahçeli'de tamdır. Mekanizmalar buna göre oluşturulmadı. Hâlâ öcüleştirilen bir Öcalan var. Yaşananlara rağmen geçmişe gönderme yapılan bir propaganda var. Devletin Kürt'e yönelik bilinen kodları halen değişmedi" dedi.
Gazetecilerin "Bahçeli kızgın mı yoksa kırgın mı, neden suskun" sorularına yanıt veren DEM Parti heyeti, "Bahçeli'nin derdi, geçmişe takılmadan geleceği kurtarmak. Bugüne kadar söyledikleri bakımından hâlâ adımlar atılmadı" dedi.
"İktidarla hizalanmıyoruz, takvim istiyoruz"
Sorular üzerine Ayşegül Doğan, "Biz iktidarla aynı yere mi hizalanıyoruz? Hayır, hiçbir zaman hizalanmadık. Farklı düşündüğümüz için tartışıyoruz, konuşuyoruz. İkincisi, biz şöyle bir kaygı duyuyoruz. Süreç yayıldıkça risk artıyor. İran'a bakalım, Suriye'ye bakalım… Ortadoğu'daki gelişmeler süreci olumsuz etkiliyor. Telaş yapmıyoruz ama bir takvimi olsun istiyoruz. Biz de bir çırpıda çözülemeyeceğini biliyoruz. Aşama aşama ilerlenmesi gerektiğinin farkındayız" dedi.
"PKK’liler, önder kadrosu, Öcalan nerde yaşayacak" tartışmasına dair soruya cevap veren DEM Parti heyeti, "Bu tartışma yasa haricine bırakılamaz. Evet, yasa müzakereye alan açmadı. Ne PKK ne de Öcalan akdi bir düzenlemenin işe yaramayacağını söylüyor" dedi.
Esas mesele entegrasyon
Oluç, Meclisteki Komisyon toplantısından bir hatırlatma yaparak şunları kaydetti: "Bazı ceza hukukçuları gelmişti. Üç akademisyenden ikisi TCK’nin 220'nci maddesine atıfta bulundu. Biz de söz aldık ve bu meselenin pişman olup olmama meselesi olmadığını söyledik. 'Böyle adım atılamaz' dedik. Onları oraya davet edenler ve o konuşmaların arzulandığı belliydi. Ancak biz sürecin güven artırarak devam etmesini istiyoruz. Ters köşenin olmayacağını söylemek istiyorum. Bütün bu özel yasayı neden tartışıyoruz? (Komisyon raporunun) 6'ncı bölümü çok açık biçimde silah bırakanları kapsadığını anlatıyor. Toplumsal yaşama nasıl dahil olacaklar? Esas mesele bu…"
Olumsuzluk olmaması için ellerinden geleni yaptıklarını söyleyen Oluç, "Oldu da istenen yasa çıkmadı, mutabakat sağlanamadı? Ne yapacaksınız" sorumuza şöyle yanıt verdi: "Yine çabamızı sürdürürüz. Demokratik siyaset ısrarımızdan vazgeçmeyiz. Kenara çekiliriz demeyiz."
"İmralı’ya iktidarın taslağını götürmek istiyoruz"
"İmralı'ya giderken çantanızda ne götüreceksiniz" sorumuza yanıt veren Aysegül Doğan, "İktidarın taslağını götürürüz diye umut ediyorum. Götürebilirsek eğer çözüm daha hızlı gerçekleşebilir" dedi.
DEM Parti heyeti, toplantının devamında taslağın kapsamına dair, "Aslında herkes her şeyi biliyor. Siyasi kararlılık yoksa çeşitli münazalarla ihtiyaca cevap veren bir yasa çıkmamış olur" değerlendirmesinde bulundu.
"Af ve pişmanlık denklemlerinden çıkmak gerekiyor"
Uzun süre çatışma çözümleri üzerine çalıştığını ifade eden Ayşegül Doğan, "Bu mesele afla, pişmanlık içeren yasalarla çözülseydi çözülürdü. Bu iki denklemden çıkmak gerekiyor" diye konuştu.
Ana dili meselesinin de ele alındığı toplantıda DEM heyeti, "Ana dilini tabu yapmamak gerekiyor" dedi.
Kurtulmuş taslak için siyasi partilerle görüşecek
Gazeteciler, Meclisin kapanmasına az bir zaman kaldığını anımsatarak tarafların henüz birbirlerinin taslağını görmediğini belirtti. Ayşegül Doğan ise "Numan Kurtulmuş bir tur yapıp, taslağa vakıf bir ziyaret yapacak ve siyasi partilerin buna dair görüşleri alınacak" dedi.
"İktidar satranç oynarken biz tavla oynamıyoruz"
Oluç, "Kürt sorununu erteleme şansımız yok" dediği toplantı sonunda, şunları ifade etti:
"Devlet kimin tarafındaysa onlarla konuşuyoruz, iktidar değişirse yerine gelenle de konuşuruz. İktidar satranç oynuyor, biz de satranç oynuyoruz, onlar satranç oynarken biz tavla oynamıyoruz. Kim daha oyuncu bilmiyoruz. Hep bir adım sonrasını hesaplayarak adım atıyoruz. Biz umutluyuz çünkü kendimize güveniyoruz. Kendimizden başka da kimseye güvenmiyoruz, ne iktidara ne muhalefete."