Ana içeriğe geç

KÜBRA ÜNLÜ YAZDI! AKKAYA İMPARATORLUĞU ÇATIRDIYOR; "BEN KİMİM ANNE?"!

Televizyon sektörünün giderek acımasızlaşan pazar akşamı rekabetinde, izleyicinin reflekslerini doğru okumak ve ekranın ritmini yakalamak her babayiğidin harcı değildir. Ancak yapımcılığını Yaşar İrvül ve Efe İrvül’ün üstlendiği, Pastel Film imzası taşıyan Kanal D’nin iddialı yapımı "Daha 17", bu zorlu denklemi adeta yeniden kuruyor. Yönetmen koltuğunda oturan Emre Kabakuşak’ın incelikli rejisiyle Bodrum’un tekinsiz sularına dalan dizi, sıradan bir yazlık ‘Ege Hikayesi’ olmanın çok ötesine geçerek derinlikli bir varoluşsal hesaplaşmaya dönüşüyor. Aynı zamanda hikayesi ile gençlerin dünyasına odaklanan Kanal D’nin kendi izlenme rekorunu kıran dizisi Daha 17 ilk bölümünden itibaren milyonlarca kişiye ulaştı

KÜBRA ÜNLÜ YAZDI! AKKAYA İMPARATORLUĞU ÇATIRDIYOR; "BEN KİMİM ANNE?"!
Cnn Türk
16

İSTATİSTİĞİN ÖTESİNE GEÇEN BİR SEKTÖR BAŞARISI!

Dijitalleşen medya düzeninde bir yapımın kalıcılığı, yalnızca geleneksel reyting cihazlarıyla değil, aynı zamanda çoklu platformlardaki etkileşim gücüyle ölçülüyor. "Daha 17", ilk üç bölümüyle dijital mecralarda 50 milyonluk baş döndürücü bir görüntülenme hacmine ulaşarak kendi sadık kitlesini olağanüstü bir hızla inşa etti.

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Tablonun analitiğine indiğimizde, dizinin prömiyerinin ardından geçen ilk üç günde 10,3 milyon izlenmeye ulaştığını; hemen akabinde yayınlanan ikinci bölümün ise bir hafta içinde 17 milyonluk bir izlenme barajını aşarak kendi klasmanında "10 milyona en hızlı ulaşan ikinci bölüm" unvanını aldığını görüyoruz. Asıl sektörel kırılma ise üçüncü bölümde yaşandı. "Tüm Kişiler" kategorisinde elde edilen 7,70'lik izlenme oranı, yapımı son on yılın "en iyi çıkış yapan üçüncü bölümü" olarak televizyon tarihine kazıdı. Üstelik bu fırtına sınırlarımızı daaşarak Rusya’nın en prestijli dijital platformlarından IVI’nin kataloğuna giriş yaptı ve hızla ilk 10 listesine demirledi.

LÜKSÜN ZEHRİ VE BİR YETİMİN ERDEM ARAYIŞI!

Dizinin sosyolojik altyapısı, kusursuz bir zıtlık üzerine inşa edilmiş durumda. Bir yanda sınır tanımayan imtiyazlarla, çocuklarının her talebini koşulsuz yerine getirerek aslında onları zehirleyen ebeveynlerin yarattığı tahribat; diğer yanda ise henüz beş yaşındayken kimsesizliğin soğuk yüzüyle tanışan, dünyadaki tek kan bağını bulmak için Bodrum’a savrulan Aras’ın erdemli direnişi...

Genç oyuncuların geçtiğimiz günlerde Babalar Günü vesilesiyle kendi babalarına dair paylaştıkları gerçek hayat anıları da dizinin merkezinde yer alan bu "aile ve aidiyet" temasına son derece şık, duygusal bir köprü kurdu.

Karakterlerin psikolojik derinliğini ekrana yansıtan isimler ise tam anlamıyla bir devler ligi geçidi. Nesrin Cavadzade’nin Şebnem karakteriyle ekrana taşıdığı o kusursuz kibir ve Çağan Efe Ak’ın Aras rolündeki o saf isyanı, hikâyenin lokomotifini oluşturuyor. Kadroda yer alan Armağan Oğuz, Ceren Ayruk, Ata Yaşat, Dilara Aksüyek, Çağdaş Onur Öztürk, Melis Babadağ, Helin Elveren, Bülent Seyran, Cemal Toktaş, Hakan Meriçliler, Deniz Ali Cankorur, Ezgi Dalgıç, Berra Ahsen Uslu, Batuhan Mora, Efe Musa, Ahmet Can Özer ve Güneş Hayat gibi birbirinden usta ve yetenekli isimler, bu çok katmanlı Bodrum trajedisinin mimarları olarak alkışı hak ediyor.

4. BÖLÜMDE, AKKAYA İMPARATORLUĞU'NDA ÇATLAKLAR!

21 Haziran Pazar akşamı saat 20.00’de ekranlara gelen dördüncü bölüm, önceki haftalarda biriken tansiyonun kelimenin tam anlamıyla infilak ettiği bir dönüm noktası oldu. Aras’ın kardeşine ulaşma saplantısı, onu kaçınılmaz bir şekilde Teoman ile o soğuk yüzleşmenin tam ortasına fırlattı.Özellikle teknede çıkan yangının ardından, Nesrin Cavadzade’nin hayat verdiği Şebnem karakterinin o buz gibi öfkesiyle kurduğu cümleler, Akkaya Ailesinin paranoyasını özetler nitelikteydi."Tekne kundaklanmış. O serseri yaptı, bizimle nasıl bir derdi var, ne gizli saklı hesabı var bilmiyorum ama onun yaptığına eminim."

Fakat Aras’ın, üzerine yapıştırılan bu ağır ithamlar karşısında sinmek yerine nezarethanede Hakan’a savurduğu, "Benden uzak dur. Ben hiçbir Akkaya'ya bulaşmıyorum, siz de bana bulaşmayın" şeklindeki isyanı, genç adamın Bodrum'da artık bir kaçak olarak bile hayatta kalmaya ne kadar kararlı olduğunu kanıtladı. Kardeşini kendisine teslim edeceğini iddia eden gizemli mesaja ulaşma çabası, Aras'ın etrafındaki çemberi her saniye biraz daha daraltıyor.

LEYLA’NIN KUMARI VE TEOMAN’IN VAROLUŞ KRİZİ!

Hikâyenin en kritik virajlarından biri de Leyla’nın, Aras’ın Bodrum’da kalabilmesi adına kendi kan bağını, ailesini karşısına alarak girdiği o tehlikeli yol oldu. Bu hamle, sadece bir gençlik hevesi değil; köklü bir ailenin otoritesine yöneltilmiş doğrudan bir başkaldırıydı. Gecenin asıl kırılma noktası ise, Aras'tan önce o meçhul kardeşe ulaşmayı takıntı haline getiren Teoman'ın düştüğü karanlık kuyu oldu. Attığı her adımda kendi geçmişinin gölgeleriyle çarpışan Teoman'ın, Şebnem'in gözlerinin içine bakarak sorduğu "Ben kimim anne?" sorusu, sadece dördüncü bölüme değil, muhtemelen tüm sezonun psikolojik zeminine atılmış büyük bir düğümdü. Aras ve Teoman'ın bu kedi-fare oyununda geçmişin unutulmuş sesleri yeniden yankılanmaya başlarken; Aras'ın Bodrum'da tutunup tutunamayacağı, o gizemli mesajların ardındaki isme ulaşıp kardeşinin izini sürüp süremeyeceği soruları şimdi yeni haftanın en büyük merak konusu.

Sırların, aidiyet sancılarının ve lüksün ardına saklanmış trajedilerin kusursuz bir matematikle işlendiği "Daha 17", her pazar akşamı Kanal D ekranlarında kendi fenomenini yaratmaya devam ediyor. Bu karanlık sularda daha keşfedilecek çok fazla batık var.

Kaynağa Git

İlgili Haberler