Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkgün Gazetesi Başyazarı Yıldıray Çiçek'e verdiği röportajda Türkiye'nin güncel siyasi ve toplumsal meselelerini masaya yatırdı. Siyaset kurumunun ahlaki sorumluluklarına değinen Bahçeli, son üç haftadır gündemi meşgul eden Cumhuriyet Halk Partisi'ndeki (CHP) gelişmeleri ve yargı kararlarını değerlendirirken, diğer partilerin fırsatçı tutumlarını da eleştirdi.
MHP Lideri Devlet Bahçeli, "Değişim" kavramının insanlık tarihi kadar eski ve dinamik bir süreç olduğunu belirterek, toplumsal kurumlardaki değişime bağlı olarak ortaya çıkan problemlere çözüm aramanın siyaset kurumunun en büyük ödevi olduğunu vurguladı. Siyasetin bir amaçtan ziyade devlet ve millet ile daha ideale ulaşmanın bir aracı olduğunu hatırlatan Bahçeli, ahlaki değer yargıları ve sorumluluk duygusunun gerçek siyasal davranışın ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade etti.
'İLGİLİ MAHKEMELER YENİ BİR KARAR VERİNCEYE KADAR CHP’NİN GENEL BAŞKANI SAYIN KILIÇDAROĞLU'DUR'
CHP hakkında verilen mutlak butlan kararı etrafında şekillenen tartışmalara değinen Devlet Bahçeli, ilk andan itibaren sağduyu ve itidal çağrısında bulunduklarını hatırlattı. CHP'nin kurucu kodlarından ve tarihi sorumluluğundan uzak bir görüntü çizdiğini savunan Bahçeli, parti içindeki kriz ve bölünme sürecini şu sözlerle eleştirdi:
"Ne Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ne de Sayın Özgür Özel söylem ve eylemleriyle CHP’nin tarihsel sorumluluğuna uygun bir görüntü ortaya koyamamaktadır. Hatta tavır, tutum ve kullandıkları üslup ile sosyolojilerini kendi içlerinde kutuplaştırmaktadır. Zaman bölünme değil birleşme vakti olsa da sürecin seyri ayrışmanın somut adımlarıyla şekillenmektedir. Sayın Özel’in Yargıtay’ın kesin kararını beklemeden CHP’nin içinde bulunduğu krizi sürekli olarak derinleştirmesi hukuki süreci baltaladığı gibi kurucu değerleri de aşındırmaktadır. Mahkeme kararları elbette ki eleştirilebilir, hukuki yollardan değiştirilmeye de çalışılabilir. Ancak aksi karar çıkıncaya kadar mahkemenin verdiği kararlara her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının uyma zorunluluğu vardır. Dolayısıyla ilgili mahkemeler yeni veya farklı bir karar verinceye kadar CHP’nin Genel Başkanı’nın Sayın Kılıçdaroğlu olduğu unutulmamalıdır."
CHP’de yaşanan "restine rest" yaklaşımlarının bir algı yönetimi ve propagandasından ibaret olduğunu belirten MHP Lideri, CHP'nin iç sorunu gibi görünen bu meselelerin toplumsal huzuru bozması ve siyasal istikrarı tehlikeye atması bakımından aynı zamanda devlet ve milletin de sorunu olduğunun altını çizdi.
'DİĞER PARTİLERİN TAVRI 'SELİN ÖNÜNDEN KÜTÜK KAPMA' SİYASETİDİR'
CHP'de yaşanan bu kırılgan sürece diğer siyasi partilerin yaklaşımını da sert bir dille eleştiren Bahçeli, oportünist yaklaşımlara karşı olduklarını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Gelinen aşamada diğer partilerin bir kısmının ortaya koydukları politik tavır 'selin önünden kütük kapma' siyasetidir. Kendilerinin içerisinde bulundukları varoluş kaygıları fırsatçı bir tavır ile meseleye yaklaşmaları neticesini vermektedir. Söz konusu partilerin çoğu zaten bir mefkûreden yoksun ve sadece konjonktürel bir varoluşa sahiptirler. Toplumsal sorunların idrakinden ve çözüm önerisi üretme becerisinden yoksun olduklarından dolayı bir sağa bir sola savrulmaktadırlar. Biz Milliyetçi Hareket Partisi olarak bu oportünist siyasetin de karşısındayız."
'GELECEK TÜRK VE TÜRKİYE YÜZYILI’DIR'
Küresel ve bölgesel anlamda Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti için yeni siyaset yapma olanaklarının doğduğu bir döneme girildiğini ifade eden Bahçeli; iç cepheyi tahkim etmek adına bir ve beraber olma vaktinin geldiğini vurguladı. Batılı aklın dayattığı politikalara alternatif geliştirmek için şartların uygun olduğunu belirten Bahçeli, "Türk - İslam’ın özü uyanmalıdır. Yeryüzü insanlığın hür meydanı olmalıdır. İlhamımızı Mete Han’dan, Sultan Alparslan’dan, Fatih Sultan Mehmet’ten ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten alırız. Kim ki Türk’ün ve İslamlığın Anadolu’daki varlığına tehdit olursa yay ve kılıcımızı ona doğrultmaya muktediriz. Vakit gelmiş ve mekâna kavuşmuştur. Gelecek Türk ve Türkiye Yüzyılı’dır." açıklamasında bulundu.
'TERÖRSÜZ TÜRKİYE, BÖLGESEL HUZURUN EN ÖNEMLİ ADIMIDIR'
Bir devlet politikası haline gelen "Terörsüz Türkiye" hedefindeki kararlılığın hiçbir dış etkiye bağlı olarak değişmeyeceğini söyleyen Bahçeli, terörün emperyalizmin bir maşası olduğunu vurguladı:
"Bizim önceliğimiz birlik ve kardeşliğimizi teminat altına alacak terörsüz Türkiye hedefimizi başarıya ulaştırmaktır. Son dönemdeki gelişmeler terör belasının vatanımızda Türk’ün ve Kürt’ün arasına sokulmuş bir nifak tohumu olduğunu hepimize göstermiştir. Coğrafyamızda Türk’ün ve Kürt’ün birlikteliğine karşı olanlar müstevlilerin uşağı olmayı arzulayanlardır. 'Türk ve Türkiye Yüzyıl’ının' yapısal sütunlarını oluşturmanın ve bölgesel huzurun en önemli adımının 'Terörsüz Türkiye' olduğu gerçeğinin her daim altını çizeceğiz. Ne Türk’ün düşmanı Kürt, ne de Alevi’nin düşmanı Sünni’dir, olmamalıdır ve olmayacaktır. Biz hep beraber Türkiye’yiz, hep birlikte Türk milletiyiz."