Küresel enerji piyasalarında OPEC'in üretim politikaları yeniden gündemin merkezine yerleşti.
Irak'ın üretim kotasının artırılmaması halinde örgütten ayrılabileceğine ilişkin açıklamalar, piyasalarda arz dengesine yönelik soru işaretlerini artırdı.
Uzmanlara göre üretici ülkelerin kota uygulamalarına uymaması ve üretimi artırması, petrol fiyatları üzerinde aşağı yönlü baskıyı güçlendirebilir.

ANALİSTLER 50 DOLAR İHTİMALİNE DİKKAT ÇEKİYOR
MarketWatch'a değerlendirmelerde bulunan Mizuho Securities USA Enerji Vadeli İşlemler Direktörü Robert Yawger, OPEC içerisindeki görüş ayrılıklarının örgütün fiyatları yönlendirme gücünü zayıflatabileceğini ifade etti.
Yawger, üretici ülkelerin maksimum kapasiteyle üretime yönelmesi halinde petrol fiyatlarının Kovid-19 döneminden bu yana görülen en düşük seviyelere yaklaşabileceğini ve varil fiyatının 50 doların altına inebileceğini belirtti.

PETROL FİYATLARI SAVAŞ ÖNCESİ SEVİYELERE DÖNDÜ
Brent petrol, mart ayında 115 doların üzerine kadar yükselmesinin ardından savaş sürecinde elde ettiği kazanımların tamamını geri verdi.
Hafta sonunda Brent petrolün varil fiyatı 72,41 dolara, ABD tipi ham petrol (WTI) ise yüzde 3,2 gerileyerek 69,67 dolara düştü.
IRAK VE BAE'NİN ÜRETİM POLİTİKASI ÖNE ÇIKIYOR
Birleşik Arap Emirlikleri'nin mayıs ayında OPEC'ten ayrılmasının ardından Irak da üretim kapasitesini artırmak istediğini ortaya koydu.
Dünyanın en büyük altıncı ham petrol üreticisi konumundaki Irak'ın son yıllarda üretim kapasitesini yükseltmek için önemli yatırımlar yaptığı, ancak OPEC kotalarının bu artışı sınırlandırdığı belirtiliyor.
Uzmanlar, Irak'ın da Birleşik Arap Emirlikleri gibi küresel pazarda daha fazla pay almak amacıyla üretimini artırmayı hedeflediğini değerlendiriyor.

ABD'NİN YÜKSELEN ÜRETİMİ DENGELERİ DEĞİŞTİRDİ
Analistler, ABD'nin dünyanın en büyük petrol üreticilerinden biri haline gelmesinin OPEC'in geçmişte sahip olduğu fiyat belirleme gücünü önemli ölçüde azalttığını ifade ediyor.
Venezuela ve İran'da yaşanan gelişmelerin de örgütün piyasa üzerindeki etkisini zayıflattığı belirtilirken, küresel arz dengesini sağlamada Suudi Arabistan, Irak ve Kuveyt gibi ülkelerin daha kritik rol üstlendiği vurgulanıyor.
Robert Yawger, son aylarda küresel petrol piyasasında dengeleyici üretici rolünün büyük ölçüde ABD tarafından üstlenildiğini ifade etti.

HÜRMÜZ BOĞAZI KÜRESEL ARZ AÇISINDAN KRİTİK ÖNEM TAŞIYOR
KPMG ABD Enerji, Doğal Kaynaklar ve Kimyasallar Sektör Lideri Todd Fowler, Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası kesintilerin küresel petrol piyasasında en önemli risklerden biri olmaya devam ettiğini belirtti.
Fowler, arz akışında yaşanabilecek aksaklıkların ülkeleri stratejik rezervlere yönlendirdiğini ve alternatif üreticilerin devreye girdiğini ifade etti.
SUUDİ ARABİSTAN'IN ÜRETİM KAPASİTESİ DİKKAT ÇEKİYOR
Uzmanlara göre OPEC içinde en yüksek yedek üretim kapasitesine sahip ülke Suudi Arabistan olmayı sürdürüyor.
Ülkenin kısa süre içerisinde günlük 2 milyon varilin üzerinde ek üretimi piyasaya sunabilecek kapasiteye sahip olduğu belirtilirken, bu durumun küresel petrol piyasasında önemli bir denge unsuru oluşturduğu ifade ediliyor.

Analistler, Birleşik Arap Emirlikleri'nin ardından Irak'ın da OPEC'ten ayrılması halinde üretici ülkeler arasındaki pazar payı rekabetinin hızlanabileceğini ve bunun petrol fiyatlarında aşağı yönlü baskıyı artırabileceğini değerlendiriyor.