CEO Oliver Blume liderliğinde hazırlanan ve şirketi daha kârlı hale getirmeyi amaçlayan kapsamlı yeniden yapılanma planı, denetim kurulundaki işçi temsilcilerinin vetosuna takıldı.
YENİDEN YAPILANMA PLANI REDDEDİLDİ
Şirket kaynaklarından sızan bilgilere göre, kritik denetim kurulu toplantısında sunulan dönüşüm paketi, 12'ye karşı 7 oyla reddedildi. Volkswagen, son dönemde adeta çok cepheli bir savaş veriyor. Çinli markaların agresif yükselişi ve Almanya’daki fabrikaların yüksek maliyet yükü, şirketin satış rakamlarına da doğrudan yansıdı. Markanın teslimatları, 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 8,6 oranında gerileyerek son dört yılın en sert düşüşünü kaydetti. Yaşanan bu darboğaz karşısında yönetimin, grup genelinde 100 bin istihdam azaltmayı ve Almanya'daki dört fabrikayı tamamen kapatmayı planladığı iddia ediliyor.
YÖNETİMİN HEDEFİ ÜRETİMİ VE MODEL SAYISINI AZALTMAK
Yeniden yapılanma planının merkezinde, şirketin yıllık 10 milyon araçlık küresel üretim kapasitesini 9 milyona düşürmek ve mevcut ürün gamındaki model çeşitliliğini yüzde 50'ye kadar sadeleştirmek yer alıyordu. Ancak işçi temsilcilerinin vetosu sonrasında yayımlanan resmi bildiride bu sert önlemlerin hiçbirine yer verilemedi; açıklama sadece karmaşıklığın azaltılması gibi genel ve yüzeysel hedeflerin tekrar edilmesiyle sınırlı kaldı. Almanya’nın en güçlü sanayi sendikası IG Metall ise fabrika önlerinde çalışanları bir araya getirerek yönetimden üretimin geleceğini güvence altına alacak net ve şeffaf bir yol haritası talep etti.
VOLKSWAGEN'İN YÖNETİM YAPISI KARAR ALMAYI ZORLAŞTIRIYOR
Şirketin radikal adımlar atmasının önündeki en büyük engel, kendine özgü hisse ve yönetim yapısı olarak gösteriliyor. Şirket merkezinin bulunduğu Aşağı Saksonya eyaleti, Volkswagen üzerinde yaklaşık yüzde 20’lik güçlü bir oy hakkına sahip. Eyalet yönetiminin ve denetim kurulundaki sendika temsilcilerinin istihdamı koruma konusundaki katı duruşu, yönetimin tek başına fabrika kapatma veya toplu işten çıkarma gibi kararları hayata geçirmesini imkansız kılıyor.
GENERAL MOTORS GİBİ OLABİLİR
Sektör analistleri, Volkswagen’in bugünkü tablosunu Amerikan otomotiv devi General Motors’un (GM) 2009 iflası öncesindeki yapısal krizine benzetiyor. Tıpkı geçmişteki GM gibi, yüksek iş gücü maliyetleri ve güçlü sendikal yapı Volkswagen'in pazar şartlarına hızlı reaksiyon göstermesini engelliyor. GM, o dönem Japon üreticiler karşısında pazar kaybederek 50 milyar dolarlık devlet desteğiyle küçülmek zorunda kalmıştı; Volkswagen ise bugün benzer bir savaşı BYD ve Geely gibi Çinli elektrikli araç devlerine karşı veriyor. Ancak Avrupa Birliği’nin katı devlet yardımı kuralları nedeniyle Volkswagen için GM benzeri bir kurtarma operasyonunun uygulanması çok daha zor görünüyor. Alman ekonomisinin can damarı olan dev üreticinin bu kriz sarmalından nasıl çıkacağı merakla bekleniyor.