ABD'de yürütülen yeni bir araştırma, genel anestezi altında bilincin kapalı olmasına karşın beynin sesleri ayırt etmeyi ve konuşmaya ilişkin bazı dilsel özellikleri işlemeyi sürdürdüğünü ortaya koydu.
Bulgular, anestezi sırasında bilinçli farkındalığın devam ettiğini göstermese de beynin dil ve sesle ilgili temel sinirsel süreçlerinin tamamen durmadığına işaret ediyor.
HİPOKAMPUSTAKİ SİNİR HÜCRELERİ İNCELENDİ
Baylor Tıp Fakültesi öncülüğünde gerçekleştirilen ve sonuçları Nature dergisinde yayımlanan çalışmada, epilepsi nedeniyle beyin ameliyatı geçiren yedi hastanın hipokampus bölgesindeki sinir hücreleri incelendi.
Hafıza ve öğrenmede önemli rol oynayan bu bölgedeki sinirsel faaliyetler, hastalar propofol ağırlıklı genel anestezi altındayken kaydedildi.
Araştırmacılar, yüksek çözünürlüklü Neuropixels elektrotlarıyla toplam 651 sinir biriminden veri topladı. Ölçümler, ameliyat kapsamında çıkarılması planlanan beyin dokusunda en fazla 30 dakika boyunca gerçekleştirildi.
Deney kapsamında üç hastaya farklı frekanslarda tekrarlanan sesler dinletilirken, dört hastaya ise 10 ila 20 dakika uzunluğunda hikâye ve podcast kayıtları dinletildi.
BEKLENMEDİK SESLERE FARKLI TEPKİ VERDİ
Ses deneyinde, sık yinelenen tonların arasına daha seyrek duyulan farklı sesler eklendi. Hipokampustaki sinir hücrelerinin bu beklenmedik uyaranlara farklı tepkiler verdiği belirlendi.
Araştırmacılar, deney süresince bu ayrımın giderek güçlenmesini beynin anestezi altında da yeni ses örüntülerine uyum sağlayabildiğinin göstergesi olarak değerlendirdi. Bu durumun, bilinç kapalı olsa bile belirli düzeyde öğrenme ve sinirsel esnekliğin sürdüğüne işaret ettiği ifade edildi.
KONUŞMADAKİ DİLSEL ÖZELLİKLERİ AYIRT ETTİ
Konuşma kayıtlarının kullanıldığı bölümde ise hipokampustaki sinir hücrelerinin, sözcüklerin anlam ve dil bilgisi özelliklerine göre farklı biçimde etkinleştiği saptandı.
Analizlerde beynin isim, fiil, sıfat gibi farklı sözcük türlerini ayırt edebilecek sinyaller ürettiği görüldü. Ayrıca bazı sinir hücrelerinin insan, nesne, yer, duygu ve eylem gibi farklı anlam kategorilerine farklı tepkiler verdiği belirlendi.
Araştırmacılar, sinirsel faaliyetlerde henüz duyulmamış sözcüklere ilişkin anlam tahminlerini yansıtan örüntüler de tespit etti. Bu bulgunun, beynin bilinç kapalıyken dahi konuşmanın devamına ilişkin öngörüler oluşturmayı belirli ölçüde sürdürdüğünü düşündürdüğü kaydedildi.
BİLİNÇLİ ALGILANDIĞI ANLAMINA GELMİYOR
Bilim insanları, elde edilen sonuçların anestezi altındaki kişilerin çevrelerindeki konuşmaları bilinçli biçimde duyduğu ya da sonradan hatırladığı anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Araştırmaya katılan hastaların hiçbirinin ameliyat sonrasında dinletilen sesler ya da ameliyathanede yaşananlarla ilgili bilinçli bir anı aktarmadığı belirtildi. Çalışmanın yalnızca beynin belirli bölgelerinde dil ve sesle ilişkili sinirsel işlemlerin bilinç olmaksızın da devam edebildiğini gösterdiği vurgulandı.
BİLİNÇ ARAŞTIRMALARINA KATKI SAĞLAYABİLİR
Araştırmacılar, sonuçların gelişmiş bilişsel süreçlerin tamamının bilinçli farkındalığa bağlı olmayabileceğine ilişkin görüşleri desteklediğini ifade etti.
Bulguların, bilincin tek bir beyin bölgesinden ziyade farklı bölgeler arasındaki bilgi alışverişiyle oluştuğunu savunan kuramsal yaklaşımlara katkı sağlayabileceği değerlendirildi. Ayrıca hipokampustaki dil sinyallerinin daha iyi anlaşılmasının, felç veya beyin hasarı nedeniyle konuşma yetisini kaybeden kişiler için geliştirilen beyin-bilgisayar arayüzleri ve konuşma protezlerinin geliştirilmesine de katkı sunabileceği belirtildi.
SONUÇLAR SINIRLI SAYIDA HASTA ÜZERİNDE ELDE EDİLDİ
Araştırma ekibi, bulguların dikkatli yorumlanması gerektiğini vurguladı. Çalışmanın yalnızca yedi hasta üzerinde yürütüldüğü, konuşma deneyine ise bunların dördünün katıldığı belirtildi.
Ayrıca araştırmanın yalnızca hipokampus bölgesine odaklandığı ve temel anestezi ilacı olarak propofolün kullanıldığı ifade edildi. Bu nedenle sonuçların farklı anestezi yöntemleri, uyku, koma ya da diğer bilinç kaybı durumlarına doğrudan genellenemeyeceği, daha geniş örneklemlerle yeni araştırmalara ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.