Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO müttefiklerine savunma sanayii ve güvenlik iş birliği çağrısı yaptı. Erdoğan, “Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur..Bu noktada ittifak çapında, Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız” dedi.
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen “NATO Parlamento Başkanları Onuruna Verilen Öğle Yemeği Programı”nda konuştu. Erdoğan, Avrupa-Atlantik güvenliğinin kritik bir süreçten geçtiğini belirterek NATO içinde dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Erdoğan, NATO’nun doğu ve güneydoğu sınırlarında savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditlerin yaşandığını ifade etti. Mevcut güvenlik anlayışının değiştiğini vurgulayan Erdoğan, “Avrupa-Atlantik güvenliği tarihi bir dönemeçten geçiyor” dedi.
"KURUMLARIN İTİBARI SARSILDI"
Dünyada belirsizliğin arttığını söyleyen Erdoğan, uluslararası sistemin bugünkü sorunları açıklamakta yetersiz kaldığını belirtti. Erdoğan, Gazze ve Lübnan’da yaşananlara da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Başta Gazze ve Lübnan'da yaşananlar olmak üzere yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar, insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir.”
Erdoğan, bu süreçte NATO’nun caydırıcılığını korumasının ve müttefik ülkeler arasındaki dayanışmanın güçlendirilmesinin daha önemli hâle geldiğini söyledi.
Türkiye’nin NATO içindeki rolüne dikkat çeken Erdoğan, Türkiye’nin güçlü ordusu, modern askerî kabiliyetleri ve gelişmiş savunma sanayisiyle ittifaka uzun yıllardır katkı sunduğunu belirtti.
Erdoğan, “Kriz bölgeleriyle 1800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO'nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır” dedi.
Türkiye’nin NATO misyonlarında aktif görev aldığını ifade eden Erdoğan, bölgesel krizleri yönetme tecrübesinin müttefiklerle paylaşıldığını söyledi.
ANKARA ZİRVESİ MESAJI
Erdoğan, Ankara Zirvesi’ne dünya genelinde yoğun ilgi olduğunu belirtti. Zirveden beklentilerinin ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendirecek sonuçlar alınması olduğunu söyledi.
Erdoğan, “Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir” ifadelerini kullandı.
"ÜZERİMİZE DÜŞENİ YAPIYORUZ"
Erdoğan, Türkiye’nin uzun yıllardır terörle mücadele ettiğini belirterek NATO’dan bu alanda beklentilerinin yüksek olduğunu söyledi. Savunma sanayii ticaretinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, daha önceki zirvelerde alınan kararların uygulanmasının önemli olduğunu dile getirdi.
Erdoğan, “Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz” dedi.
Lahey Zirvesi’nde kabul edilen taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarının artırıldığını söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin NATO misyon ve harekâtlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer aldığını ifade etti.
ANKARA-TEKSAS VURGUSU
Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa güvenliğine sağladığı katkıların bazı durumlarda göz ardı edildiğini söyledi. Avrupa Birliği’nin savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye’nin dahil edilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, parlamenterlerden destek istedi.
Erdoğan, “Türkiye'nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur” dedi.
Erdoğan, ittifak içinde daha kapsayıcı bir savunma ağı kurulması gerektiğini belirterek, “Bu noktada ittifak çapında, Teksas'tan Ankara'ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, Ankara Zirvesi kapsamında NATO Savunma Sanayii Forumu’nun da düzenleneceğini söyledi. Forumda Türkiye’nin savunma sanayii ürünlerinin sergileneceğini belirten Erdoğan, müttefiklerle iş birliğini güçlendirecek adımların ele alınacağını ifade etti.
Erdoğan, “Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz Türkiye'nin savunma sanayii alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacaklar” dedi.
GAZZE, LÜBNAN VE FİLİSTİN MESAJI
Konuşmasında bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, Ukrayna, İran, Körfez ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel konuların değerlendirileceğini söyledi.
Erdoğan, ateşkes sürecine ilişkin Türkiye’nin Mısır, Katar ve dost ülkelerle birlikte katkı vermeyi sürdüreceğini belirtti. Lübnan’ı hedef alan saldırıları da takip ettiklerini söyleyen Erdoğan, “Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz” dedi.
Ortadoğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesinin bulunduğunu belirten Erdoğan, kalıcı barış için iki devletli çözümün şart olduğunu söyledi.
Erdoğan, “İşgal bitmeden, İsrail'in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür” ifadelerini kullandı.
Erdoğan, 1967 sınırlarında bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti kurulması gerektiğini belirtti.
RUSYA VE UKRAYNA İÇİN DİYALOG
Erdoğan, Türkiye’nin jeostratejik konumu ve diplomatik ilişkileriyle geniş bir coğrafyayla aynı anda iletişim kurabilen güçlü bir ülke olduğunu söyledi. Türkiye’nin bu imkânı bölge ve dünya barışı için kullanmak istediğini belirtti.
Rusya-Ukrayna savaşına da değinen Erdoğan, “Rusya-Ukrayna savaşının diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almamız gerektiğini bilhassa vurgulamak istiyorum” dedi.
Erdoğan, Türkiye’nin her iki tarafla da konuşabilen bir ülke olarak barış çabalarına katkı vermeyi sürdüreceğini söyledi.
Konuşmasının sonunda Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına teşekkür eden Erdoğan, toplantıda yapılacak istişarelerin ve alınacak kararların NATO ve dünya barışı için hayırlı olmasını diledi.