CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Burdur Bucak Belediyesi Kadın Etüt Merkezi’nde kadınlarla bir araya geldi. Burada vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşan Özel, şunları söyledi:
- "Gerçekten hem belediye başkanımızın hem Bucaklı kadınların ve erkeklerin göstermiş oldukları dayanışma hem benim adıma hem de partimiz adına çok anlamlı. Cumhuriyet Halk Partisi maalesef zor günlerden geçiyor. Çünkü aslında iktidara doğru yürüyor. Son seçimlerde Türkiye’de nüfusun yüzde 65’ini kazandık.
- Bütün anketlerde Adalet ve Kalkınma Partisi’nin açıkça önünde. Cumhuriyet Halk Partisi, anketlerin kırılımlarına bakıldığında kadınların partisi olmuş, gençlerin partisi olmuş, emeklilerin partisi olmuş, mavi yakalıların ve beyaz yakalıların umudu olmuş, ev hanımlarının umudu olmuş, iktidara yürüyen bir parti pozisyonunda.
- Bu olunca maalesef şöyle düşünmek lazım: Ben geldim, seçildim, bunca yıl görev yaptım. Kazanınca iyi oldu. Bu sefer kaybettim, olabilir, yarışırız. Kaybedersek muhalefete çekiliriz. Bir kere de kazanan diğer partiyi tebrik ederim. Çünkü bir kişinin, bir partinin, bir yapının demokrat olup olmadığı kazandığı akşam ne yaptığıyla belli olmaz. Kazanınca herkes oynar. Maksat, kaybedince seçmenin kararına saygı duymaktır. İşte bugün Türkiye’yi yönetenlerin yapmadığı budur.
“KAZANDIK, HAZMEDEMEDİLER”
- 23 yıl kazandın, bir şey diyen yok. Biz 47 yıl kazanamadık, ağzımızı açıp bir şey söylemedik. Bu sefer biz kazandık, hazmedemediler. Önce belediye başkanlarımızdan başladılar. Sonra Cumhurbaşkanı adayımıza geldiler. Cumhuriyet Halk Partisi’ni adaysızlaştırma, Ekrem İmamoğlu’na operasyon yapma, Cumhuriyet Halk Partisi’ni kurumsuzlaştırma, kurultayına dava açarak butlan davalarıyla uğraştırma ve partiyi lidersizleştirme çabasının içine girdiler. Burada hedef, görünürde Cumhuriyet Halk Partisi, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş, Özgür Özel… Görünürde biziz.

“HEDEF, MİLLETİN KENDİSİDİR”
- Ama esasta hedef milletin kendisidir, milletin seçme iradesidir. Dedikleri şey şudur: ‘Biz gelecek seçimi kaybedeceğiz. Onun için karşımızda aday bırakmayalım. Karşımızda parti bırakmayalım. Karşımızda rakip bırakmayalım. Karşımızdaki partinin genel başkanına da, Cumhurbaşkanı adayına da biz karar verelim.’ Bugün Türkiye’de oynanan oyun tam olarak budur.
- İşte bu yüzden, bu oyunu kuranların hesaba katamadıkları bir şey oldu. Bunlar dediler ki: ‘Ekrem’i içeri atarız. Bunlar onu orada unutur. Yolumuza bakarız.’ Öyle olmadı. Biz hiçbir arkadaşımızı, ne Ekrem Başkan’ı ne de diğer belediye başkanlarımızı unutmadık. ‘Sıra Mansur Yavaş’a gelir. Onu karalarız, onunla uğraşırız, korkuturuz. Mansur Yavaş korkar gider. Birbirlerine düşerler’ dediler. Öyle olmadı. Ekrem Başkanımız da başımızın üstünde, Mansur Başkanımız da başımızın üstünde.
“ÖZGÜR ÖZEL HİÇBİR ZAMAN YILMAYACAK”
- Buradan söylüyorum: Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu’nun da, Mansur Yavaş’ın da, bu iktidarı kim değiştirecekse onun da sonuna kadar arkasındadır. Ve Özgür Özel hiçbir zaman korkmayacak, yılmayacak, geri adım atmayacak, susmayacak, iktidar yürüyüşünden vazgeçmeyecek. İşte partimize yaptıkları saldırı, şimdi bizim partimizi geri almak için verdiğimiz mücadele, yürüdüğümüz yol; sizlerin sayesinde büyük bir toplumsal harekete dönüşmüş durumda."
“MİLLETİN KAYBETMEYE TAHAMMÜLÜ YOK”
CHP'nin ve cumhuriyetin saldırı altında olduğunu dile getiren Özel, "Millet diyor ki 'Bu bahçıvanın torunu Özgür Özel’in, bu emekli öğretmenlerin çocuğu Özgür Özel’in, devlet parasız yatılı bursuyla okumuş Özgür Özel’in arkasından yürümezsek bu yolun sonu iktidara çıkmayacak. Biz bunun arkasında durmazsak, sandığa varsak da istediğimiz aday olmayacak, istediğimiz parti olmayacak. Bir kere daha kaybedeceğiz'. Milletin kaybetmeye tahammülü yoktur. Benim de milletin önünden çekilmeye hakkım yoktur" dedi.

Kadınlara seslenen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
- "Buradaki her yaştan kıymetli hanımefendilere, annelerime, ablalarıma, kardeşlerime sesleniyorum. Son günlerde her yerde bir şey öne çıkıyor. Diyorlar ki ‘Özgür Özel’i ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin en büyük destekçileri kadınlar.’ Bugün de buraya geldim, her biriniz bize sahip çıktınız.
- Erkeklerin sevgisinden, mücadelesinden şüphemiz yok ama bir işin içine kadın girerse, işin ucundan kadın tutarsa o işin kurtuluşu yoktur. Cumhuriyet projesi tam da dünyanın başardığı gibi Türk kadının, kadınların başarma projesidir. Hayatın içinde olma projesidir. Çalışmada, eğitimde, istihdamda, sosyal hayatta olma projesidir.
- Cumhuriyetin ikinci yüz yılında, Cumhuriyetin birinci yüz yılında gerçekleştirdiği kadın devriminin yenisini yapacağız. Ev hanımının, o balkonda duran ve oradan bana el sallayan o ev hanımlarının umudu Cumhuriyet Halk Partisidir. Eğer ona bir iş veremediysen, çocuk büyüttüyse, yaşlısına baktıysa, iş bulamadıysa, o evdeki hanımın sosyal güvencesinin, emeklilik hakkının adı da bizim Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidarıdır. Bunu yapacağız."
Özel, Burdur'da domates serasına giderek emekçi kadınlarla, gençlerle konuştuğunu ifade ederek, şunları kaydetti:
- "Bugün sabah erkenden domates serasına gittim. Dün yağıştan tarlalar girilmeyecek haldeydi. Serada çalışan kadınlarla, yevmiye ile çalışan kadınlarla konuştum. 68 yaşında, Antalya’daki evladı torununu okula gönderebilsin diye, serada gündeliğe giden teyzemle konuştum. ‘21 yaşında evleneceğim ama aileme destek için çalışmam lazım, evliliği erteledim’ diyen gencecik kadınla konuştum. ‘Patron bizi sigortalı yapamaz, yaparsa para kazanamaz, zorlanır, satamaz, üretemez’ diyen, çalışanına hak ettiğini verince ihracat yapamayan, vermeyince kul hakkına giren patronun zorluklarını konuştum.
- Dedik ki ‘Tarımdaki kadın istihdamında, tarımda çalışan kadınların sigortasını devletin ödeyeceği rejimin adı Cumhuriyet Halk Partisi’nin ikinci kadın devrimidir.’ Ev hanımının da umudu olacağız. Tarımdaki kadınların da umudu olacağız. Bir kez daha milletin efendisi çiftçileri yapacağız. Artık bundan sonra kadınlarla birlikte, erkeklerle birlikte önce Gazi’nin bir eseri Cumhuriyet Halk Partisi’ni kurtaracağız, sonra hep birlikte ülkemizi kurtaracağız. Onun için durmadan çalışmaya ve durmadan yürümeye devam edeceğiz.”
"BU YOLDAN ASLA DÖNMEYECEĞİZ"
'Mutlak butlan' kararının ardından yaşananlara da dikkati çeken Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
- "Biliyorsunuz bizi partiden polis eliyle çıkardılar. Şimdi de söyleyenler oldu. Ağlayarak izlediler, dualar ettiler ve o günden beri kadınlar bu meseleye daha çok sahip çıktılar. Yağmurun, dolunun altında eski, köhnemiş, kaybeden bir anlayışı geride bıraktık. Önümüz iktidar yolu, Gazi’nin Meclisi’ne doğru birlikte yürüdük.
- Biz bu yoldan asla dönmeyeceğiz. İktidar binada olunmaz, olunsaydı 47 yıldır o bina orada. Bina orada, olunurdu. Genel merkezde oturarak iktidar olunmuyor. Sokakta çalışarak, milletle buluşarak, derdi dinleyerek, çözümü söyleyerek iktidar olacağız.
- Bizde şimdi bina yok, otobüs yok, öyle güçlü ses sistemleri yok. Ama ayağımızın altında bir bank var, ayağımızın altında bir sandalye var, icabında bir portakal kasası var. Ama karşımızda gönlümü bize vermiş, bize inanmış, bize güvenen sizler varsınız. Onun için bundan sonra durmadan yürümeye devam edeceğiz. Bu yürüyüş kadınların, gençlerin, Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin, gerçek anlamda vatanını ve milletini seven milliyetçilerin, bayrağını sevenlerin, ülkesini sevenlerin ve bu ülke için gerekirse canını verecek olanlarındır.
- Bu yürüyüşü hep birlikte sürdürmeye var mısınız? Hep birlikte yürüyecek miyiz? Hepinizi çok seviyorum ve uzaktaki, ilk kez arkada kalan erkeklere sesleniyorum. Bu ses çok kıymetlidir, kadınların, gençlerin sesine ses olun. Onlarla birlikte Cumhuriyet’i bir kez daha iktidar yapacağız. Bir kez daha partimizi iktidar yapacağız. Hep birlikte yürüyecek miyiz? Hepinizi çok seviyorum.”
Özel'in konuşmasının ardından yaşlı bir kadın Özel'e "üşüme" diyerek şal hediye etti.
ESNAF ZİYARETİNİ YAPAMADI
Özgür Özel, kentteki temasları kapsamında planlanan esnaf ziyaretini kalabalığın yoğun ilgisi nedeniyle yapamadı. Özel bankın üzerine çıkarak esnaf ve vatandaşa hitap etti. Özel, şunları söyledi:
- "Biliyorsunuz, partimiz tarihte görülmemiş bir saldırı altında. Buna karşı uzun süredir direniyor, mücadele ediyoruz. Ancak bir yandan da partimizin iktidar yürüyüşü engellenmek istendiği için, mücadelemizi binalarla ve halka seslenmemizi otobüslerle sınırlı görmediğimiz için, binada oturmakla iktidar olunmayacağını, iktidarın sokaktan geldiğini bildiğimiz için yollardayız.
- Özellikle şunu söylemek istiyorum: Çok kişi üzülüyor, çok kişi; annelerim ağlıyorlar, dua ediyorlar. Ama herkes şunu bilsin ki, bina yok, otobüs yok, imkân yok. Ama millet var, siz varsınız. Binayla iktidar olunmuyor. Olunsaydı bugüne kadar olunurdu. Yürekle olunuyor. Yolda yürüyerek olunuyor. Sizin gibi yolu birlikte yürüyecek yoldaşlarla oluyor.
- Yıllarca kaybetmeye itiraz ettik. En sonunda 4-5 Kasım’da ‘değişim’ dedik. ‘CHP değişirse, Türkiye değişecek’ dedik. O gün söz verdik. Dedik ki: Ecevit gibi, girdiği ikisi yerel, ikisi genel dört seçimden de partiyi birinci çıkaran bir anlayışla yürüyeceğiz.’ Dedim ki: ‘Kurultaydan önce Burdur’a geldiğimde, İl Başkanlığı'nın balkonundan konuşurken de söyledim; bütün Türkiye’ye de söyledim.
- Genel başkan olursam, girdiğim herhangi bir seçimden mağlup çıkarsam ertesi gün genel başkanlığı bırakırım.’ Bunu, 13 kez üst üste kazanmış Erdoğan’a karşı açıkça meydan okuyarak söyledim. Ve 31 Mart seçimlerinde siz, Burdur’da bir kez daha kardeşim Ali Orkun’a yetki verirken, siz Burdur’un dört önemli belediyesini CHP’ye verdiniz.”
“ÖZGÜR ÖZEL VE ONUNLA BİRLİKTE YÜRÜYENLER BU YOLDAN DÖNMEYECEK”
Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
- "Erdoğan rejimini, saray rejimini değiştireceğimiz için; birilerinin uykularını kaçırdığımız için bize saldırılar başladı. İzliyorsunuz; 19 Mart 2025’ten beri Cumhuriyet Halk Partisi’nin Cumhurbaşkanı adayı, bir sonraki Cumhurbaşkanımız; partinin kendisi, partinin genel başkanı ve çok sayıda belediye başkanı hedef alınmıştır.
- Saldırılar, iktidar yürüyüşümüzü durdurmak içindir. Asla vazgeçmeyeceğimiz, teslim olmayacağımız, sizlerin sorunlarını çözmek üzere çıktığımız iktidar yolundan dönmeyeceğimiz için saldırı altındayız. Herkes şunu iyi bilsin ki; Özgür Özel, onun ekibi ve onunla birlikte yol yürüyenler asla bu yoldan dönmeyecekler.
- Çünkü yolumuz; en düşük emekli maaşı olan 20 bin liranın emeklilere bir sefalet maaşı olduğunu kabul eden, buna itiraz eden ve emekliye hakkını vermek için iktidar olmak isteyenlerin yoludur. Bizim yolumuz; 28 bin liralık asgari ücretle geçinilemeyeceğini, çocuk okutulamayacağını bilenlerin ve buna itiraz edenlerin yoludur. Bizim yolumuz; ‘Çiftçi milletin efendisidir’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur.”
İktidarın politikalarını eleştiren Özel, şunları söyledi:
- "Onlar köprülere, otoyollara, tünellere geçiş garantisi verirken; havaalanlarını yapan zenginlere uçuş garantisi verirken; hastaneleri yaptırdıklarına hasta garantisi verirken, bizim yolumuz süt üreticisine parite garantisi verenlerin yoludur. Onlar, ton maliyeti 21 lira olan buğdaya 16 lira fiyat verirken; bizim yolumuz, buğday üreticisinin daha ekmeden kaça satacağını, nereye vereceğini, ne kadar kazanacağını bildiği; zenginin değil, çiftçinin gelirinin garanti edildiği yoldur.
- Bir tarafta yandaşlarının ödemesi gereken vergileri silenler dururken, biz adil bir vergi düzeni getireceğiz. 100 liralık verginin 65 lirasının dolaylı vergilerden; yani hepimizden, elektrikten, sudan, telefondan, giyimden, eşyadan ve yakıttan alınmasına itiraz edenlerin yoludur bu yol.
- Sadece zenginlerin verginin yüzde 11’ini vermesine itiraz edenlerin; vergide adalet, sosyal adalet, mahkemede adalet ve gelirde adalet isteyenlerin yoludur. Yani artık Türkiye’de yoksulların, orta direğin, güçlükle geçinenlerin hakkını alacağı; herkesin hakkına kavuşacağı bir yolda yürüyoruz biz. Yolumuz bunun yoludur.”
“PARTİMİZİ ELİMİZDEN ALMAYA ÇALIŞTILAR”
Özel, “mutlak butlan” kararına ilişkin ise şu eleştirilerde bulundu:
- "Partimizi elimizden almaya çalıştılar. Üst üste kazandığımız kongreleri yok saymaya, mazbatalarımızı geçersiz kılmaya çalıştılar. Altı yıl önceki bir seçimin sonucuna, pandemi dönemindeki maskeli seçimlerin sonucuna dönüp; partiyi, seçilmişleri ve seçimleri kazanmışları yok saymak istediler. Biz ise şunu söylüyoruz: Buna itirazımız var.”
Seçim çağrısında bulunan Özel, “15 gün sonra sandığı koyun. Bir pazar günü, 2 milyon üyeyle genel başkan seçelim. 2 milyon üyenin önüne sandığı koyun. O sandıkta genel başkanlık için kim adaysa yarışalım. Üyenin seçtiği genel başkanı kurultayımızda başımızın üstünde taşıyalım. Sonra da bu partiyi iktidara taşıyalım” dedi.
“Sandıktan kaçılmaz” diyen Özel, sözlerini şöyle tamamladı:
- "Buradan, AK Parti yargısının tarihte ilk kez verdiği ve dünyanın şaşırdığı bir kararla ‘Butlan yönetimine her şeyi yaparız. Partinin en bilindik milletvekillerini, genel başkan yardımcılarını, grup başkanvekillerini gerekirse partiden atarız. Parti Meclisi’ni dağıtırız. Her işi yaparız ama bir tek kurultay yapmayız’ diyenlere sesleniyorum: Neden yapmıyorsunuz? Bütün hocalar, bütün profesörler ‘Yapılabilir’ diyor. ‘Ne için yapmıyorsun’ deyince, ‘Bilmiyorum’ diyorlar. Benim bildiğim bir şey var: Atatürk’ün partisi, sandığı getiren, demokrasiyi getiren partidir. Seçimden kaçılmaz. Sandıktan kaçılmaz.
“BU MİLLET BU ZOR GÜNLERDEN BİZİMLE ÇIKACAK”
- Şunu söylüyorum ki: Bu millet, bu zor günlerde bizimle beraberdir. Bu millet, bu zor günlerden bizimle çıkacaktır. Sokaktaki coşku, meydandaki heyecan hep bu kurtuluş ümidindendir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara yürüyüş yoluna engel olmak, engel çıkarmak kimsenin hakkı değildir. Yolu açın. Hep beraber iktidara yürüyeceğiz.”