Ana içeriğe geç

Gazeteci Hazar Dost'tan suç duyurusu: Gözaltında işkence gördüm

Gazeteci Hazar Dost, 6 Temmuz'daki gözaltı sürecinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığı gerekçesiyle sorumlu polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Gazeteci Hazar Dost'tan suç duyurusu: Gözaltında işkence gördüm
Evrensel
16

Gazeteci Hazar Dost, 6 Temmuz'da gözaltına alınması sırasında ve gözaltında işkence ile kötü muameleye maruz kaldığı gerekçesiyle sorumlu polisler hakkında suç duyurusunda bulundu. Başvuruda, hukuka aykırı gözaltı, darp, ilaçlarının verilmemesi ve sağlık kontrolünün yapılmaması gibi gerekçeler yer aldı.

7 Temmuz'da Küçükçekmece Adliyesine sevk edilen Hazar Dost, savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Serbest bırakılmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, gözaltı sürecinde yaşadıklarını kamuoyuyla paylaştı.

Dost, gözaltına alınmasının hukuka aykırı yüz tanıma sistemiyle gerçekleştirildiğini belirtirken, gözaltı boyunca tuvalet ihtiyacını karşılamasına izin verilmediğini, düzenli kullandığı ilaçların verilmediğini, polis aracında hakaret ve küfüre maruz kaldığını, adliye nezarethanesine götürülürken ise fiziksel şiddet uygulandığını ifade etti.

Avukatlarından suç duyurusu

Dost'un avukatları, gözaltı sürecinde yaşandığı belirtilen işkence ve kötü muamele nedeniyle ilgili polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Suç duyurusu dilekçesinde, gözaltı işleminin resmi tutanakta yer aldığı şekilde gerçekleşmediğine dikkat çekildi. Başvuruya göre Dost, 6 Temmuz günü Şişli Kurtuluş Caddesi'ndeki bir manavda alışveriş yaptığı sırada, hukuka aykırı şekilde işletildiği ifade edilen yüz tanıma sistemi aracılığıyla tespit edilerek dört ayrı polis ekibi tarafından gözaltına alındı.

Buna karşın resmi tutanakta, Dost'un cadde üzerinde "şüpheli görülerek durdurulduğu" ve yapılan GBT sorgusunda arandığının belirlendiğinin yazıldığı ifade edildi. Avukatları, bu nedenle görevliler hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçunun oluştuğunu belirtti ve iş yerinin güvenlik kameraları ile MOBESE kayıtlarının incelenmesini talep etti.

"Sağlam raporuyla gözaltına alındı"

Dilekçede, gözaltı öncesinde Şişli Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu Şehir Hastanesinde düzenlenen adli muayene raporunda Dost'un vücudunda yeni oluşmuş darp ve cebir izine rastlanmadığının kayıt altına alındığı belirtildi.

Başvuruda, bu raporun gözaltına alınmadan önce herhangi bir fiziksel yaralanmasının bulunmadığını gösterdiği ifade edildi.

Suç duyurusunda, Feriköy Polis Merkezi'nde tutulduğu sırada Dost'un saatlerce tuvalete gitmesine izin verilmediği, bu nedenle pet şişeye tuvalet ihtiyacını gidermek zorunda bırakıldığı belirtildi.

Ayrıca düzenli kullandığı ilaçların defalarca talep edilmesine rağmen verilmediği, bunun sağlık hakkının ihlali anlamına geldiğine dikkat çekildi.

"Adliyede darbedildi"

Dilekçede, 7 Temmuz sabahı Çağlayan Adliyesine sevki sırasında Dost'un ailesinin gözü önünde darbedildiği, polis aracında hakaret ve küfüre maruz kaldığı ifade edildi.

Adliye nezarethanesine alınırken bir polis memurunun kolunu bükerek zorla içeri sokmaya çalıştığı, karşı koymasının ardından yüzüne, koluna ve üst bedenine vurulduğu belirtildi. Avukatlar, bu ifadelerin adliye nezarethanesindeki güvenlik kameralarıyla doğrulanabileceğini belirterek görüntülerin incelenmesini istedi.

"Serbest bırakılırken sağlık kontrolü yapılmadı"

Başvuruda ayrıca, Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği'ne göre zorunlu olmasına rağmen serbest bırakılmadan önce sağlık kontrolüne götürülmediğine dikkat çekildi.

Avukatlar, bunun gözaltı sırasında oluştuğu iddia edilen yaralanmaların resmi rapora geçirilmesini engellemeye yönelik bir "delil karartma" girişimi olduğunu duyurdu.

Dilekçeye göre Dost, serbest bırakıldıktan sonra kendi imkânlarıyla sağlık kuruluşuna giderek adli muayene yaptırdı. 7 Temmuz tarihli raporda sol dirsekte deri sıyrığı, boyun bölgesinde darbe bulgusu, sağ ayak başparmağında hassasiyet ve yüz bölgesinde darbe izleri tespit edildiği aktarıldı.

Avukatlar, gözaltına alınırken düzenlenen "sağlam" raporu ile serbest bırakıldıktan sonra alınan adli rapor arasındaki farkın, yaralanmaların gözaltı sürecinde meydana geldiğini gösteren önemli bir delil olduğunu belirterek sorumlu polisler hakkında soruşturma başlatılmasını talep etti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler