Ana içeriğe geç

Kılıçdaroğlu: Kesinlikle partiyi en kısa sürede kurultaya götüreceğim

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay konusunda "Kesinlikle partiyi en kısa sürede kurultaya götüreceğim" dedi. Ayrıca, Kılıçdaroğlu mutlak butlan kararıyla ilgili "İtirazı yapanlar Özgür Bey. Karşı tarafla konuşuruz, gerekirse iki taraf da Yargıtay başvurusundan vazgeçer" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu: Kesinlikle partiyi en kısa sürede kurultaya götüreceğim
Nefes Gazetesi
16

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü TV canlı yayınında değerlendirmelerde bulundu.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

- "CHP Genel Merkezi'ne milletvekilleri geldiği zaman, sıradan bir yurttaş geldiği zaman, protesto için geldiği zaman genel merkeze davet ederiz. Milletvekillerine tarihte ilk kez genel merkezin kapıları kapatıldı.

- Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim ne olurdu? Buraya valilik bir kaymakamı kayyım olarak atardı. Sadece ben gelmiyorum, eski yönetim olduğu gibi geliyor. Benden niye korkuyorlar. Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. Bu partinin kültüründe itiraz kültürü vardır. Genel başkanlar itirazı sonuna kadar dinler. Ama hiçbir zaman bu partide kirli ilişkilere yer verilmemiştir, kirli ilişkilere bulaşanları da bu parti bağrında barındırmamıştır.

- Duruşma, alt mahkemedeyken üç arkadaşım geldi, iki belediye başkanı ve bir eski parti yöneticisi. Ne yapacaksın diye bana sordular. Onlara şunu söyledim. Partiye mahkeme kayyım atarsa ben buna itiraz ederim çünkü 100 yılık partiyi kayyım yönetemez ama mutlak butlan kararı verirse ben mecburum gitmeye. Partinin eski yöneticileri atanacak. Bana görev veriliyor, partiyi alın doğru dürüst bir kurultay yapın, yolunuza devam edin, bu kadar basit."

"KANITLARSANIZ GENEL BAŞKANLIĞI BIRAKIYORUM"

Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararından bir gün önce video yayınladığı hatırlatılarak, "Kararın çıkacağını biliyor muydunuz" sorusu üzerine, "Ben kararın çıktığını bilsem böyle bir video yayınlar mıydım? Ben belli dönemlerde videolar çekiyorum zaten. Bir gün benim mahkemeye gittiğimi, bir gün yargıçla konuştuğumu, bir gün ilişkide bulunduğumu kanıtlarsanız, yarın sabah genel başkanlığı bırakıyorum. Bu tür olaylar doğrudan doğruya yıpratma amaçlı gündeme getiriliyor" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu, "Partinin kirlilikten arınması lazım, nokta. Bu parti kirliliği kabul etmez. Tarihte hiçbir dönemde partinin ahlaki üstünlüğüne yönelik hiçbir söz söylenemedi. Ahlaki üstünlüğe yönelik bütün eleştiriler dikkate alınmak zorundadır" dedi.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

- "Erdoğan'ı her dönem eleştirdim. Özgür Bey, müzakere edeceğiz dediği zaman tweet yayınladım. Müzakere edilmez, mücadele edilir dedim. Bir partinin genel başkanı, geçmişte Meclis Başkanlığı yapmış AK Partili birisiyle iki saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da 'Partinin sorunlarını görüştük'. CHP Genel Başkanı, AK Parti'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor, gazetecisiniz niye sormuyorsunuz. Arka kapı diplomasisini kim söylüyor. Bütün bunlar unutuluyor, 'Kılıçdaroğlu şunu şunu yaptı.' Yok efendim. Memleketi bu duruma kim getirdi?

- Ülkenin içinde bulunduğu sorunu aşmak, Türkiye'yi darbe yasalarından kurtarmak için hangi öneri geldi? Siyaset üretmeniz lazım, kısır tartışmaların çekişmelerin dışına çıkmanız lazım. 38. Olağan Kurultay'dan hemen sonra Özgür Bey’e partinin içinde bulunduğu bazı temel sorunları açıkladım. Samimiyetime bakın. Bazı belediye başkanlarını göstermeyin, bunlarla ilgili partinin arşivlerinde raporlar var dedim, gösterdiler, bir kısmı içeride şimdi. Ben konuşmuyorum, parti zarar görmesin diye. Parti ahlaki üstünlüğünü kaybedemez."

"BİRİNCİ PARTİ OLMASINDAN SON DERECE MEMNUNUM"

Kılıçdaroğlu, "Ahlaki üstünlüğünü kaybeden bir parti 47 yıl sonra seçimlerden nasıl birinci parti çıkar, anketlerin yüzde 90'ında nasıl hala birinci parti olma konumunu korur" sorusuna şu yanıtı verdi:

- "Ben birinci parti olmasından son derece memnunum ama bu bir süreç işidir. Kaç belediye başkanı istifa etti, kaçı AK Parti'ye geçti. 40'ın üstünde. En çok soruşturmayı geçiren kişi benim siyasette. Hiç kimse benim ahlakımı tartışmaz. Bir belediye başkanı halka hesap verir pozisyonundaysa kimse o belediye başkanına bir şey yapmaz.

- CHP'li belediye başkanı, başında kendisi hakkında her an soruşturma açılacak bir organ olacağını bilmeli. Aziz Kocaoğlu, 397 yılla yargılandı. Yılmaz Büyükerşen yargılandı. Ama belediye meselesini hiçbir zaman parti meselesi haline getirmedik. Harcama belediyenin harcamasıdır, gidip hesabını vereceksin. Yapılan harcamaları denetleyeceksiniz."

Kılıçdaroğlu, "Kendilerinden para istendiğine dair itiraflar var. Bir parti, belediyeden para isteyemez. Bu belediye başkanına git rüşvet al demektir. Hazineden gelen parayla belediyeden gelen kıyak aynı şey olur mu? İlkokul mezunu bir gariban bile böyle şey olmaz der. 'Sayın Özel, bu yanlıştır' denmiyor. O genel başkan yardımcılarından tazminat davası açan var mı? Bu adam ben rüşvet verdim diyor, niye takip etmiyorsunuz.

- Mecliste 250 bin dolar poşet içinde unutulmuş, haberi yazan hakkında niye dava açılmıyor. Ben o Meclis Başkanı'nın da neler yaptığını gayet iyi biliyorum. Tutanak tutuldu... Bu haberi yapan kişi hakkında dava açmaz mısınız? Bunlar sorgulanmadan ahlaki üstünlüğü sağlayamazsınız. Ahlaklı olmak başka bir şeydir? Siyasi demeç verirsiniz, siyasi tutuklu olursunuz, bunların tamamına saygım vardır. Ama kişisel çıkara dönük, zenginleşmeye dönük kapıyı CHP açamaz, tarihinde açmamıştır" ifadesini kullandı.

"BÜTÜN İDDİANAMELERİ OKUMA ŞANSIM YOK"

Kılıçdaroğlu, görevinden uzaklaştırılan tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun eleştirilerinin anımsatılması üzerine, şöyle konuştu:

-"Ekrem Bey'in içinde bulunduğu psikolojik durumu biliyorum. Ona cevap vermek gibi bir niyetim yok. Arınma kavramı önemlidir. Temizlik kavramı önemlidir. Erdoğan'ı siyasi partiler içinde en çok ve en sert eleştiren kişi benim, mahkum olan kişi de benim.

- İBB iddianameleriyle ilgili hukukçu değilim. Burada bir komisyon kurduk bütün belediye başkanlarıyla ilgili. Bütün iddianameleri okuma şansım yok. İmamoğlu tutuklandığında evini ziyarete gittim, kapının önünde basın açıklamasında ne söylediysem aynı noktadayım. Yolsuzluğun partisi olmaz. Yolsuzlukta çifte standart uygulaması yanlıştır."

Kılıçdaroğlu, "Özgür Bey'e bazı belediye başkanlarının aday gösterilmemesine ilişkin dört isim vermiştim. Elimizdeki rapor öyleydi" dedi. Kılıçdaroğlu, "Sarıyer Belediye Başkanımız niye içeride. Niye bunu sorun etmiyorsunuz? O da yıllar yılı hizmet verdi. Gitmiş bir atölyeden kazak, gömlek almış. Atölye DHKP/C'ye aitmiş. Bundan ötürü bir belediye başkanı hapse mi atılır?" diye konuştu.

"ÇIKARA DÖNÜK BİR ŞEY YAPMIŞSA ONUN BU PARTİDE YERİ YOKTUR"

Kılıçdaroğlu, "Belediye başkanı yanlış bir şey yapmamışsa, çıkara dönük bir şey yapmamışsa başımın üstünde yeri vardır. Çıkara dönük bir şey yapmışsa onun bu partide yeri yoktur, kimse kusura bakmasın. Bizden avukat isterlerse göndeririz. Yargının siyasallaştığını en çok söyleyen benim. Adam para istediler verdim diyor. İtirafçılar var. Hepsi tespit ediliyor. Siyasi mi diyeceğiz buna. Keşke hepsini çürütseler" dedi.

Kılıçdaroğlu, "Sizce siyasallaşmış bir yargı, yolsuzluk davalarını da kullanıyor olamaz mı" sorusu üzerine, "O zaman bu davaları tamamen kapatalım, Türkiye'de yolsuzluk yoktur diyelim. Hakimler taraflı olduğu için CHP'ye yönelik operasyondur diyelim, bu işi bitirelim" dedi.

Kılıçdaroğlu, "O iddianamede yazılanlara inanarak, niçin arınmadan bahsediyorsunuz" sorusuna ise, "Ben isim vermiyorum. Ben bu partinin yıpranmasını istemem. Siz onları değil beni sorguluyorsunuz" yanıtını verdi.

"PARTİYİ EN KISA SÜREDE KURULTAYA GÖTÜRECEĞİM"

Kılıçdaroğlu, kurultay konusunda şunları söyledi:

- "Şunu söyleyeyim kesinlikle partiyi en kısa sürede kurultaya götüreceğim. Dilekçeler geldi değil mi. Aldık onu, istediler ağırladık. Açıklama yapacağız dediler ve önlerine kürsüyü koyduk. Hiçbir gerginliğe izin vermeden bunları yapıyoruz.

- Mahkemenin 'tedbir' kararı var. Yargıtay süreci olduğu için yapamıyoruz deniliyor. Bakın ben hukukçu değilim. Ancak elbette bu süreçte parti çalışacak. Tedbir kararı kalkana kadar biz hiçbir şey yapmayacağız gibi bir durum yok.

- İtirazı yapanlar Özgür Bey. Karşı tarafla konuşuruz, gerekirse iki taraf da Yargıtay başvurusundan vazgeçer. Bu konuşulabilir."

"DEMİRTAŞ'IN DOKUNULMAZLIĞININ KALDIRILMASINA EVET DEDİĞİMDEN PİŞMAN DEĞİLİM"

Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve CHP’li vekiller hakkındaki dokunulmazlık fezlekelerine ilişkin şunları söyledi:

- "Şahsen benimle ilgili böyle bir iddia olursa dokunmazdın kaldırılmasını ve gidip aklanmayı isterim. Bizim partinin temel ilkesidir dokunulmazlıkların kaldırılması. Milletvekili fezlekeleri Meclis’e geldiğinde dokunulmazlıkların kaldırılmasını isterim. Benim ilkem budur. Dokunulmazlıklar kaldırılsın kişi aklansın.

- Selahattin Bey'de biz verdiğimiz dokunulmazlık kararının arkasındayım. Pişman değilim. Can Atalay'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Osman Kavala'nın tutuklu olması yargı bağımsızlığından mı? Onlar siyasi dava ancak CHP davası siyasi bir dava değil. İkisinin arasında çok büyük farklar var."

Kaynağa Git

İlgili Haberler