Ana içeriğe geç

Connecticut ormanlarından dünyanın zirvesine: Dünya şampiyonu Rodri'nin ilham veren hikayesi

2010’da ABD'de telefon ve internetsiz bir kampta İniesta’nın golüyle çığlık atan 14 yaşındaki Rodri, 16 yıl sonra Amerika’ya İspanya kaptanı olarak döndü; Dünya Kupası’nı kaldırıp turnuvanın en iyi oyuncusu seçildi.

Connecticut ormanlarından dünyanın zirvesine: Dünya şampiyonu Rodri'nin ilham veren hikayesi
Odatv
16

Takvimler 2010 yazını gösteriyordu. Henüz 14 yaşında olan Rodrigo Hernandez Cascante, Atletico Madrid altyapısında futbolcu olma hayalinin peşinden koşuyordu. Ancak ailesinin Rodri için kurduğu tek gelecek planı futbol değildi. Eğitime büyük önem veren babası, oğlunun bir yıl boyunca Amerika’da eğitim görmesini istiyordu. Yoğun futbol programı buna izin vermeyince aile, daha kısa bir çözüm buldu: ABD'nin Connecticut ormanlarında dört haftalık bir İngilizce kampı.

HOLLYWOOD FİLMLERİNDEKİ GİBİYDİ

Rodri’nin gönderildiği yer, Connecticut’ın Deep River bölgesindeki Incarnation Camp’ti. 1886’da kurulan kamp, Amerika’nın kesintisiz faaliyet gösteren en eski karma yaz kampı olarak tanımlanıyor. Rodri, 14-16 yaş grubuna ayrılan “Pioneer Village” bölümünde kalıyordu. Ormanlık arazi, büyük bir göl, ahşap kanolar, çadırlar, kamp ateşleri ve ateşte kızartılan marshmallowlar vardı. Rodri yıllar sonra buraya ilk girdiğinde kendisini bir Hollywood filminin içinde hissettiğini yazacaktı.

Fakat kampın önemli bir kuralı vardı: Cep telefonu yoktu. İnternet bağlantısı yok denecek kadar sınırlıydı. Ailesinden ve Madrid’den binlerce kilometre uzaktaki Rodri için bu durum, 2010 Dünya Kupası sırasında tam anlamıyla bir işkenceye dönüşecekti.

SONUÇLARI KAMP GÖREVLİLERİNDEN ÖĞRENDİ

Rodri kampa, Güney Afrika’daki Dünya Kupası başladıktan kısa süre sonra ulaştı. İspanya’nın ilk maçında İsviçre’ye yenildiğini, kampın ana binasındaki küçük bilgisayardan sonuçlara bakan görevlilerden öğrendi.

Rodri, “İsviçre mi? Gerçekten mi? Doğru baktığınıza emin misiniz?” diye soruyordu.

İspanya toparlanıp eleme turlarına ilerledikçe genç futbolcunun heyecanı da arttı. Almanya ile oynanan yarı final sırasında birkaç günlük kano gezisindeydi. Telefon ve internet yine yoktu. Kampa döner dönmez görevlilere koştu. Aldığı cevap hayatının en güzel haberlerinden biriydi:

“İspanya finalde.”

“LÜTFEN FİNALİ İZLEMEME İZİN VERİN”

11 Temmuz 2010’da İspanya ile Hollanda, Johannesburg’daki Soccer City Stadı’nda karşı karşıya gelecekti. Rodri finali kaçırmak istemiyordu. Kampın sorumlusuna giderek maçı izleyebilmek için defalarca ricada bulundu.

Rodri’nin 2024 yılında The Players’ Tribune için kaleme aldığı anlatıya göre görevli sonunda ikna oldu ve karşısına yaklaşık 10 inçlik ekrana sahip küçük bir dizüstü bilgisayar çıkardı. Ormanın ortasında nasıl bağlantı kurduklarını kendisinin de bilmediğini söyleyen Rodri, “pek yasal görünmeyen” bir internet yayını bulduklarını anlattı. Etrafında ise futbolla neredeyse hiç ilgilenmeyen Amerikalı kamp arkadaşları vardı.

Maç golsüz devam etti. Dakikalar 116’yı gösterdiğinde Cesc Fabregas’ın pasını alan Andres Iniesta, Hollanda ağlarını havalandırdı.

Rodri ayağa fırladı. Çığlık atarak binadan çıktı ve gölün çevresinde koşmaya başladı. Bir yandan seviniyor, bir yandan ağlıyordu. Kamp arkadaşları, futbol maçı yüzünden kendisini kaybeden İspanyol çocuğu şaşkınlıkla izliyordu.

İspanya tarihinin ilk Dünya Kupası’nı kazanırken, ileride o kupayı kaldıracak kaptan da Connecticut ormanlarında tek başına tur atıyordu.

10 İNÇLİK BİLGİSAYAR MI, 3 BİN DOLARLIK TELEVİZYON MU

Hikâyenin bu bölümünde iki farklı anlatım bulunuyor.

Rodri, kendi kaleme aldığı yazıda finali 10 inçlik küçük bir bilgisayardan izlediğini söylüyor. Ancak 2010’da kampta görev yapan Chris Garrecht-Williams ve Jimmy Christensen, geçen günlerde Connecticut basınına verdikleri röportajlarda farklı bir ayrıntı anlattı.

Kamp görevlilerine göre küçük bilgisayar Almanya ile oynanan yarı finalde kullanılmıştı. Final için ise kampın etkinlik salonu boşaltılmış, kablolu bağlantı kurulmuş ve yaklaşık 3 bin dolarlık büyük bir televizyon satın alınmıştı. Plan, televizyonu ertesi gün mağazaya iade etmekti. Iniesta golü attığında Rodri’nin televizyon sehpasına vurduğu, görevlilerin pahalı ekranın devrileceğinden korktuğu aktarıldı.

Aradan geçen 16 yılın ardından ekranın büyüklüğü konusunda hatıralar farklılaşsa da hikayenin özü değişmiyor: Rodri, iletişimin son derece kısıtlı olduğu bir Amerikan kampında finali izleyebilmek için görevlileri ikna etti ve Iniesta’nın golüyle sevincinden kendisini ormana attı.

FUTBOLCU OLACAĞI BELLİYDİ

Kampın yöneticilerinden Garrecht-Williams, Rodri’nin o dönemde yaklaşık 40 kilo ağırlığında, sessiz ve ince yapılı bir çocuk olduğunu anlattı. Ancak top ayağına geldiğinde kamptaki herkesten ayrılıyordu.

Rodri neredeyse her gün futbol oynamak istiyordu. Garrecht-Williams ile öğle aralarında topu yere düşürmeden kafa pası çalışıyor, ikili yazın sonunda 120 paslık seriye ulaşıyordu. Kamp arkadaşlarının Amerikan futboluna ilgisine rağmen Rodri, yakar top gibi kamp oyunlarında bile topu eliyle değil ayağıyla kullanmanın yollarını buluyordu.

Aynı Rodri, yıllar sonra Villarreal forması giyecek, Atlético Madrid’e dönecek ve 2019’da Manchester City’ye transfer olacaktı. Şampiyonlar Ligi finalinde şampiyonluk golünü atacak, Avrupa şampiyonu olacak ve 2024 Ballon d’Or ödülünü kazanacaktı.

16 YIL SONRA AMERİKA’YA KAPTAN OLARAK DÖNDÜ

Rodri’nin Amerika hikayesi, 19 Temmuz 2026’da başladığı coğrafyaya yakın -yaklaşık 150 kilometre- bir noktada tamamlandı.

İspanya, New Jersey’de oynanan Dünya Kupası finalinde son şampiyon Arjantin ile karşılaştı. Normal süresi golsüz biten mücadelede Ferran Torres’in 106. dakikadaki golü İspanya’ya 1-0’lık galibiyeti ve tarihindeki ikinci Dünya Kupası’nı getirdi.

Takımın kaptanı ise Rodri’ydi.

Turnuva boyunca İspanya’nın oyununu yöneten, rakiplerinden daha fazla pas atan ve daha fazla mesafe kat eden Rodri, finalin ardından Dünya Kupası’nın en iyi oyuncusuna verilen Altın Top ödülünü de aldı. Ardından, 16 yıl önce küçücük bir ekrandan izlediği kupayı bu kez elleriyle kaldırdı.

Rodri bu zaferle Dünya Kupası, Şampiyonlar Ligi ve Ballon d’Or’u kazanan erkek futbolcular arasındaki 11. isim oldu.

Adı Rodrigo Hernández Cascante.

Futbol dünyasının bildiği adıyla: Rodri.

2024'teki talihsiz sakatlığının üzerinden iki yıl geçmeden dünya şampiyonu oldu.

Oğuz Ok

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler