ABD Başkanı Donald Trump, Ankara'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile düzenlediği ortak basın toplantısında, İspanya’nın NATO’nun gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5’i oranındaki yeni savunma harcaması hedefine uymayı reddetmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İspanya’yı NATO içinde “kötü bir ortak” olarak nitelendiren Trump, ülkeyle ticaret yapmak istemediğini belirtti.
Trump, Hazine Bakanı Scott Bessent’e dönerek İspanya ile ticareti durdurma talimatı verdi ve “Onlarla hiçbir ticaret yapmak istemiyorum” ifadelerini kullandı. Bessent ise Trump’ın talimatına “Evet, efendim” yanıtını verdi.
Trump daha sonra, “Hemen halledin. Onlarla konuşmayın bile. Umutsuz vakalar. Kötü insanlar. Bizimle çok para kazanıyorlar ve onların çok daha az kazanacaklarını göreceğiz” açıklamasında bulundu.
Reuters’ın aktardığına göre, İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’in ofisi açıklamaları “her zamanki gibi şeyler” olarak değerlendirdi. İspanya hükümeti, Washington ile “mükemmel” ilişkilerini değiştirme niyetinde olmadığını bildirdi.
AB ticaret politikası nedeniyle tek taraflı adımlar sınırlı kalabilir
ABD yönetiminin İspanya’yı doğrudan hedef alan ticari adım açıklaması, Avrupa Birliği’nin ortak ticaret politikasının işleyişiyle farklılık gösteriyor.
Avrupa Birliği’nde 1993 yılında tek pazarın kurulmasından bu yana gümrük tarifeleri, ticaret anlaşmaları ve diğer ticari politika uygulamaları Avrupa Komisyonu aracılığıyla birlik düzeyinde müzakere ediliyor.
AB üyesi 27 ülkeden birine yönelik ticari bir uygulamanın, tek pazarı etkileyebileceği ve Brüksel tarafından koordineli bir yanıt sürecini başlatabileceği belirtiliyor.
AB içinde ülkeler arasındaki ticaret akışları ihracat olarak değil, “AB içi tedarik” olarak değerlendiriliyor. Üye ülkelerin tedarik zincirlerinin birbirine bağlı olması nedeniyle, bir ülkeye yönelik ticari kısıtlamaların uygulanması hukuki ve operasyonel açıdan karmaşık sonuçlar doğurabiliyor.
Örneğin İspanya’nın Valencia bölgesinde yetiştirilen portakalların ABD’ye gönderilmeden önce başka bir Avrupa ülkesinde işlenebilmesi, tek bir ülkeye yönelik ticari önlemlerin uygulanmasını zorlaştıran unsurlar arasında gösteriliyor.
AB rekabetten sorumlu yetkilisi ve İspanya Başbakanı Pedro Sánchez hükümetinde eski bakan olan Teresa Ribera, Trump’ın mart ayında İspanya’ya yönelik benzer açıklamalarının ardından yaptığı değerlendirmede, ABD federal hükümetinin AB ticaret ilişkilerinin nasıl yönetildiğini bildiğini ve ticari bağları koparmakla ilgilenmediğini söylemişti.
ABD ve İspanya arasındaki ticari ilişki
Euronews'e göre, İspanya ABD ile dış ticarette açık verirken ve ülkenin ticaret politikası Avrupa Birliği gümrük birliğinin parçası olarak bireysel üye devletler tarafından değil, AB düzeyinde yürütülüyor.
Ayrıca Trump’ın İspanya ile ticareti durdurma talimatını daha önce de verdiği aktarıldı. Mart ayında yapılan benzer açıklamanın ardından iki ülke arasındaki ticaret faaliyetleri normal seyrinde devam etmişti.
2025 verilerine göre, İspanya’nın mal ihracatının yüzde 4,9’u ABD pazarına yöneliyor. Bu ihracatın yaklaşık 18 milyar euro seviyesinde olduğu belirtiliyor.
İspanya’nın ABD pazarına bağımlılığı, İtalya’nın yüzde 10,7 ve Almanya’nın yüzde 9,9 seviyesindeki oranlarının altında bulunuyor.
ABD’nin İspanya’ya ihracatı ise yaklaşık 23 milyar euro seviyesinde gerçekleşiyor. Bu rakam, ABD’nin İspanya ile ticarette fazla verdiğini gösteriyor.
İspanya’ya yapılan ihracat, ABD’nin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 1,2’sini oluşturuyor.
İspanya’nın ABD’ye yaptığı ihracatta sanayi makineleri, kimyasallar, sermaye malları ve yarı mamuller önemli yer tutuyor. Bu ürün grupları, ülkenin ABD’ye yönelik ihracatının yarısından fazlasını oluşturuyor.
Gıda ürünleri ise İspanya’nın ABD’ye ihracatının yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Zeytinyağı dahil olmak üzere yağlar ve katı yağlar, Atlantik ötesi İspanyol ihracatında yaklaşık yüzde 14 paya sahip bulunuyor.
Motorlu araçlar ve inşaat malzemeleri de ABD pazarında talep gören İspanyol ürünleri arasında yer alıyor.
ABD’nin olası ticari araçları
ABD Ticaret Yasası’nın 122. maddesi kapsamında Trump yönetiminin uygulayabileceği tarife önlemleri için yüzde 15’lik üst sınır ve en fazla 150 günlük süre bulunuyor. Bu sürenin uzatılması için Kongre onayı gerekiyor.
Yasanın 232. ve 301. maddeleri kapsamında ise ticari önlemler alınmadan önce resmi soruşturmaların tamamlanması gerekiyor.
Ticaret politikalarının dışında ABD yönetiminin, Ticaret Bakanlığı Sanayi ve Güvenlik Bürosu veya Hazine Bakanlığı aracılığıyla kişi ve kuruluşlara yönelik yaptırım uygulama seçenekleri de bulunuyor.
Bu kapsamda bankacılık hizmetleri, seyahat ve diplomatik ilişkiler alanlarında kısıtlamalar uygulanabiliyor.
ABD Ticaret Bakanlığı ayrıca Varlık Listesi aracılığıyla belirli İspanyol şirketlerinin ABD teknolojilerine erişimini sınırlandırabilir. Bu kapsamda yarı iletkenler, yazılım ve savunma bileşenleri gibi ürünlerin satışına yönelik kısıtlamalar uygulanabiliyor.
İspanya, ABD İhracat Yönetimi Düzenlemeleri (EAR) kapsamında ayrıcalıklı ülkeler arasında yer alıyor. Almanya, Fransa, İtalya, Birleşik Krallık, Japonya ve Güney Kore ile birlikte en elverişli ihracat lisanslama rejimine sahip A:5 grubunda bulunuyor.