Milyonlarca emekli ve memurun gözü temmuz ayında yapılacak maaş düzenlemelerine çevrilirken, Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun'dan dikkat çeken açıklamalar geldi. Maaş artışlarına ilişkin beklentilerini paylaşan Erdursun, mevcut ekonomik program doğrultusunda enflasyon farkı dışında ilave bir zam ya da refah payı verilmesinin düşük ihtimal olduğunu söyledi.
Erdursun'a göre temmuz ayında maaşlara yalnızca Türkiye İstatistik Kurumu'nun açıklayacağı altı aylık enflasyon verisi doğrultusunda yasal artış yapılacak. Kamuoyunda zaman zaman gündeme gelen ek zam ve refah payı beklentilerinin ise şu aşamada karşılık bulmasının zor olduğu ifade edildi.
EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI İÇİN YENİ TAHMİN
En düşük emekli aylığıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Erdursun, mevcut hesaplamalara göre taban maaşın yaklaşık 23 bin 600 lira seviyesine çıkabileceğini söyledi.
Bu rakamın siyasi bir kararla 24 bin ya da 25 bin liraya tamamlanabileceğini belirten Erdursun, bunun dışında kapsamlı bir iyileştirme beklemediğini ifade etti. Uzman isim, bütçe dengeleri ve uygulanan ekonomi programının ilave artışların önünde önemli bir engel oluşturduğunu dile getirdi.
MEHMET ŞİMŞEK VE EKONOMİ PROGRAMI VURGUSU
Özgür Erdursun, değerlendirmelerinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in uyguladığı ekonomi politikalarına da değindi. Şimşek'in temel önceliğinin enflasyonu düşürmek olduğunu belirten Erdursun, mevcut programın sıkı mali disiplin anlayışı üzerine kurulduğunu söyledi.
Bu nedenle seçim dönemlerinde görülen yüksek harcama ve maaş artışı odaklı uygulamaların mevcut ekonomi yönetiminin yaklaşımıyla örtüşmediğini ifade eden Erdursun, ekonomi programında kısa vadede önemli bir değişiklik beklemediğini kaydetti.
2027 İÇİN ERKEN SEÇİM İDDİASI
Ekonomi ve siyaset arasındaki ilişkiye dikkat çeken Erdursun, önümüzdeki döneme ilişkin siyasi öngörülerini de paylaştı. Mevcut ekonomik programın seçim atmosferinde uygulanmasının zorlaşabileceğini savunan uzman isim, 2027 yılında bir erken seçim ihtimalinin gündeme gelebileceğini ileri sürdü.
Erdursun, hükümetin seçim sürecine mevcut ekonomi yönetimiyle girip girmeyeceğinin önümüzdeki dönemin en önemli tartışma başlıklarından biri olacağını belirterek, ekonomik beklentiler ile siyasi dinamiklerin yakından takip edilmesi gerektiğini söyledi.