Yaz tatili rotası seçerken bazılarımız sakin kasabaları, köyleri tercih ederiz. Peki, Akdeniz'in köylerini hiç ziyaret ettiniz mi?
Akdeniz denince aklınıza gelen o tıklım tıklım sahilleri bir kenara bırakın. Çünkü bu coğrafyanın derinliklerinde, kitle turizminin henüz keşfedemediği, zamanın adeta durduğu gizli cennetler saklı. Doğanın kucağında sadece sessizliği dinlemek, sabahları kuş sesleriyle uyanmak ve ruhunu gerçekten dinlendirmek isteyenler için harika bir rota rehberi hazırladık. İşte gidenlerin bir daha şehre dönmek istemediği, Akdeniz'in saklı kalmış 3 büyüleyici köyü...
1. DAĞLARIN GÖLGESİNDE BİR AKDENİZ MASALI: HOYRAN KÖYÜ (ANTALYA)
Antalya'nın Demre ilçesine bağlı olan Hoyran Köyü, deniz seviyesinden yüksekte, Kaş-Kekova yollarının üzerinde zamana meydan okuyan bir dağ köyü. Likya dönemine ait binlerce yıllık kaya mezarlarının ve lahitlerin hemen yanı başında kurulu olan bu köy, panoramik Akdeniz manzarasıyla baş döndürüyor.
Neden Gitmeli?
Hoyran, nefes kesen deniz manzarasını dağ serinliğiyle buluşturuyor. Likya Yolu üzerinde yer aldığı için doğa yürüyüşçülerinin uğrak noktası olsa da, kitle turizmi buraya henüz uğramadı.
Ruhu Dinlendiren Detay: Sabahları kuş sesleriyle uyanıp, akşamları Akdeniz'in üzerinde batan güneşi tamamen sessiz bir atmosferde izleyebilirsiniz. Antik kalıntıların arasında yürürken kendinizi tarihin içinde kaybedeceksiniz.
2. PORTAKAL ÇİÇEĞİ KOKAN BİR GİZLİ BAHÇE: KAPISUYU KÖYÜ (HATAY)
Hatay'ın Samandağ ilçesinde, meşhur Musa Ağacı'nın ve Titus Tüneli'nin biraz yukarısında, dağ yamacına konumlanmış gizli bir Akdeniz köyüdür Kapısuyu. Sırtını dağlara yaslayan, yüzünü ise uçsuz bucaksız Akdeniz'e ve dünyanın en uzun sahillerinden birine dönen bu köy, tam anlamıyla bir inziva noktası.
Neden Gitmeli?
Akdeniz'in doğu ucundaki bu köy, bozulmamış köy mimarisi, misafirperver yerel halkı ve muhteşem doğasıyla öne çıkıyor. Bahar aylarında giderseniz, tüm köyü saran narenciye ve portakal çiçeği kokuları size eşlik ediyor.
Ruhu Dinlendiren Detay: Köyün yüksek noktalarından gün batımını izlemek, dalga seslerini uzaktan dinleyerek taze Hatay kahvaltısının tadını çıkarmak şehrin tüm stresini unutturuyor.
3. TOROSLAR'IN KALBİNDE ZAMANSIZ BİR DURAK: ORMANA KÖYÜ (ANTALYA)
Tam olarak denize sıfır olmasa da, Akdeniz'in ardındaki o heybetli Toroslar'ın kalbinde saklı, havasıyla ve doğasıyla insanı iyileştiren bir köy: Ormana. İbradı ilçesine bağlı olan bu köy, tescilli "Düğmeli Evleri" ve asırlık kültür mirasıyla adeta bir açık hava müzesi.
Neden Gitmeli?
Sahildeki aşırı nem ve sıcaktan kaçıp Akdeniz'in serin, nemsiz ve tertemiz yayla havasını solumak isteyenler için biçilmiş kaftan. Dünyanın en büyük yeraltı göllerinden biri olan Altınbeşik Mağarası da bu bölgede yer alıyor.
Ruhu Dinlendiren Detay: Yüzyıllık ahşap ve taş evlerin arasında yürümek, yabani yılkı atlarının özgürce koştuğu Eynif Ovası'nı ziyaret etmek size bambaşka bir dünyadaymış hissi verecek.
GİDECEKLERE TAVSİYELER
Bu köylerin hiçbirinde büyük beş yıldızlı oteller veya lüks eğlence mekânları bulamazsınız. Buralar; yerel pansiyonlarda kalmak, sabah köy yumurtası yemek, yerel halkla sohbet etmek ve sadece "sessizliği dinlemek" isteyen gerçek gezginler içindir.
Valizinizi hazırlarken yanınıza sadece birkaç kitap, bir yürüyüş ayakkabısı ve ruhunuzu dinlendirme isteğinizi alın. Çünkü bu köylerden döndüğünüzde, şehir hayatına alışmak eskisinden çok daha zor olacak.


