Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu’nda çarşamba günü yapılan oylamada, AB genişleme politikasının küresel ölçekte yeniden ivme kazandığı bir dönemde, Türkiye'nin gerekli demokratik reformları hayata geçirmemesi nedeniyle bu fırsat penceresini kaçırdığı sonucuna varıldı. Karar tasarısı, 107 "hayır" ve 171 "çekimser" oya karşı, 381 "evet" oyuyla kabul edildi.
Raporda, Türkiye'nin AB üyeliğine olan bağlılığını defaatle yineleyen açıklamalarına rağmen, katılım sürecini doğrudan tıkayan temel eksikliklerin henüz giderilmediği belirtildi.
AP milletvekilleri; Ankara'ya hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik standartlar, basın özgürlüğü ve temel haklar alanlarındaki kronik sorunları çözme çağrısında bulundu. Ayrıca, iyi komşuluk ilişkilerine ve uluslararası hukuka saygı gösterilmesi gerektiği hatırlatılarak; Türkiye'nin Yunanistan ve Kıbrıs gibi AB üyesi devletlerin egemenlik haklarını ihlal etmeyi sürdürmesinden derin üzüntü duyulduğu ifade edildi.
No reforms, no EU accession progress.
— European Parliament (@Europarl_EN) July 4, 2026
Parliament stresses Türkiye remains an important EU and NATO partner but urges its authorities to address rule-of-law, fundamental-rights concerns to advance on its path to the EU. pic.twitter.com/eNel7u2oKf
CHP'ye yönelik hukuki adımlar
İttifakın durma noktasındaki konumuna rağmen Türkiye'nin jeopolitik ve stratejik önemi ile NATO müttefiki rolü raporda net bir şekilde korunurken, AP Türkiye Raportörü Sancho Nachez Amor sert eleştirilerde bulundu. Amor, Türkiye'nin hızla tamamen otoriter bir modele doğru ilerlediğini savunarak şu ifadeleri kullandı:
"Ana muhalefet partisi CHP'yi ve onun meşru liderliğini hedef alan son hukuki süreç, demokratik çoğulculuğun ve hukukun üstünlüğünün uğradığı geniş çaplı erozyonun en son örneğidir. Bu durum, yargının siyasi amaçlar doğrultusunda bir silah gibi kullanıldığını açıkça göstermektedir."
Üye devletlere sessizlik eleştirisi
Kabul edilen raporda sadece Ankara değil, diğer AB kurumları ve üye devletler de pasif kalmakla eleştirildi. AP, Avrupa Komisyonu'nu ve üye ülkeleri Türkiye'deki demokratik gerilemeye karşı daha güçlü ve net bir duruş sergilemeye çağırdı.
Raportör Amor, "Bu vahim durum karşısında, Türkiye'de demokrasinin tasfiye edilmesine göz yummaya devam eden Komisyon, Avrupa Dış Eylem Servisi (EEAS) ve üye devletlerin sessiz kalması bizi derinden endişelendiriyor. Bu sessizlik, AB'nin imajını ve inandırıcılığını zedeliyor. Ayrıca Türk toplumunun AB yanlısı ve demokratik kesimlerini yalnızlaştırıyor; bunun geri döndürülmesi yıllar alacak sonuçlar doğurabilir" uyarısında bulundu.