Yunan ve Yahudi propagandasını devlet eliyle muhafaza eden CHP'nin tek parti idaresi, bu toprakların öz evladı olan Müslüman Türk milletine ise adeta zindan hayatı yaşattı. Camilerin ahıra çevrildiği, Ezan-ı Muhammedi’nin aslından koparılarak susturulduğu o karanlık yıllarda, Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim'in öğretilmesi ve okunması bile jandarma dipçiğiyle yasaklanmıştı.
Mukaddesatımıza savaş açan CHP zihniyeti, jandarma baskınlarıyla evlerde ve gizli dehlizlerde Kur'an öğrenmeye çalışan masum çocukları, yaşlı alimleri "irtica" bahanesiyle zindanlara atarak tam bir cadı avı yürütmüştü.
Cumhuriyet Arşivi'nden çıkan vesikalar, tarihin karanlık sayfalarında gizlenen bir gerçeği daha gün yüzüne çıkardı. 1936 yılına ait ilk belgede, "Yahudileri tezyif edici" nitelikteki kartpostalların toplatılması ve ülkeye sokulmasının yasaklandığı görülüyor. 1937 tarihli diğer belgede ise, geçmişte Anadolu'yu kana bulayan, camileri yakıp yıkan işgalci Yunanlıların güya "rencide olmaması" adına Türk-Yunan dostluğunu bozacak her türlü resim ve yayının yasaklandığı ilan ediliyor. Azınlıkların haysiyeti ve dış devletlerin keyfi için peş peşe sansür kararları alan tek parti zihniyetinin bu tavrı, milletin vicdanında derin bir yara açtı.
