Japonya'nın 7 Temmuz 1937'de Lugou Köprüsü Olayı'nı bahane ederek Çin'e karşı başlattığı kapsamlı işgal savaşının üzerinden 89 yıl geçti.
Pekin'in güneybatısındaki Lugou Köprüsü'nde yaşanan olayın ardından Japon ordusu, 29 Temmuz 1937'de Pekin'i işgal etti. Resmî kayıtlara göre, kentin düşüşü sırasında 10 binden fazla sivil yaşamını yitirdi ya da kayboldu.
Lugou Köprüsü Olayı'nın ardından Kuomintang ile Çin Komünist Partisi, Japon saldırganlığına karşı ortak direniş cephesi oluşturdu. Bu süreçte Çin, II. Dünya Savaşı boyunca Japon militarizmi ve faşizmine karşı verilen mücadelenin başlıca cephelerinden biri haline geldi.
Resmî verilere göre savaş boyunca 35 milyondan fazla Çinli asker ve sivil hayatını kaybetti ya da yaralandı. Bu sayı, dönemin Çin nüfusunun yaklaşık yüzde 8'ine karşılık geliyor.
Tokyo Yargılamaları'nda savaş suçları tescillendi
Bu olaydan yıllar sonra, günümüzden tam 80 yıl önce Uzak Doğu Uluslararası Askeri Ceza Mahkemesi kurularak, aralarında Hideki Tojo'nun da bulunduğu birinci sınıf Japon savaş suçluları adalet önünde yargılandı.
İnsanlık tarihinin en geniş çaplı ve en uzun süreli uluslararası yargılamalarından biri olan Tokyo Yargılamaları'nın mahkeme heyetinde Çin, ABD, İngiltere, eski Sovyetler Birliği ve Fransa'nın da aralarında bulunduğu 11 ülkenin yargıçları yer aldı. Savcılar da yine adı geçen 11 ülke tarafından görevlendirildi.
Mayıs 1946'dan Kasım 1948'e kadar geçen sürede toplam 818 duruşma düzenlendi, 419 tanık dinlendi ve 4 bin 336 delil tespit edildi. Bu deliller, Japon işgalcilerin savaş suçlarını kesin ve resmi olarak belgeledi.
Bu yargılamalar, Japon militarizminden adalet önünde hesap sorulmasını sağlarken, militarizmi yeniden canlandırmak isteyen çevrelere yönelik uluslararası düzeyde güçlü bir uyarı niteliği taşıdı.
Yeni arşiv belgeleri savaş suçlarını ortaya koyuyor
Çin'in kuzeydoğusundaki Heilongjiang eyaletinde bulunan Japon İmparatorluk Ordusu'nun 731. Birliği tarafından işlenen suçlara dair delillerin sergilendiği sergi salonunda arşivlenen ve Japon askeri cerrah Tsutomu Saito tarafından kaleme alınan bir raporda, 1938 yılında Japon kuvvetlerinin 23 savaş esiri üzerinde canlı deneyler yapmak için at, koyun, köpek, tavşan ve tavuklardan alınan kan kullandığı doğrulandı.
Ayrıca, tarihçi Jin Chengmin'in "Kara Kutu: 731. Birim" adlı kitabı, 5 Temmuz'da Japon İmparatorluk Ordusu'nun 731. Birimi tarafından işlenen suçların kanıtlarının sergilendiği salonda resmi olarak tanıtıldı. Kitap, II. Dünya Savaşı sırasında kötü şöhretli Japon 731. Birimi tarafından işlenen biyolojik savaş suçlarını ortaya koyan, daha önce yayınlanmamış arşiv materyallerini sunuyor.
Kitap lansmanına katılan uzmanlar, yayının savaş tarihi çalışmalarına katkıda bulunduğunu ve halk arasında kanıta dayalı tarih eğitimini teşvik ettiğini söyledi. Ayrıca, belgelenmiş gerçekleri kabul etmenin ve savaş vahşetleri üzerine düşünmenin, adalet ve kalıcı barış için bir temel oluşturduğunu eklediler.